Haziran, 2009 arşivi

Mısır ve Fair Play

Dün oynanan Brezilya-Mısır FIFA Konfederasyon Kupası maçı olaylı oldu. 90. dakikaya 3-3 girilen maçta, son dakikada Brezilya’nın kullandığı duran top – orta – kafa organizasyonu golle sonuçlanmak üzereydi ki, Mısırlı Muhamadi çizgide topu elle keserek gole izin vermedi. Elle oynayarak golü engellediği yetmezmiş gibi, bir de kafasından darbe almış ve sakatlanmış gibi yerde kıvranmaya başladı. Bu şovu orta hakem Howar Webb önce yedi ve korner kararı verdi. Ancak kulaklığına 4. hakem tarafından gelen ikaz sonrasında hakem Howard Webb kırmızı kart-penaltı kararıyla bu çirkefliğin biletini kesti.

Buraya kadarki kısmı sahalarda çok sık gördüğümüz ve kanıksamamak için çaba sarfettiğimiz hareketler. Asıl buradan sonrası dramatik. Mısır futbol federasyonu, 4. hakemin elle oynamayı stattaki ekranda gösterilen TV görüntülerinden gördüğünü ve penaltı-kırmızı kart kararının bu şekilde verildiğini belirterek kural hatasından dolayı FIFA’ya şikayette bulundu.

Ben FIFA yerinde olsam Mısır futbol federasyonunu kınar, Fair Play’e dikkat çeken bir açıklama ile birlikte itirazı net bir şekilde reddederdim. FIFA sadece itirazı reddetmekle yetinmiş. FIFA tarafından yapılan açıklama şöyle; “Hakem yardımcısı ile gayet başarılı bir iletişim ve koordinasyon ile doğru kararı vermiştir. 4. hakem net açısı ile pozisyonu görmüş ve hakemi uyarmıştır.

Artı olarak, bu itiraz ile Mısır futbol federasyonu resmi ağızdan çirkefliğe destek vermiştir. Ne yani, itiraz kabul edilseydi Muhamadi Mısır’da kahraman mı olacaktı? Muhtemelen evet…

Yorum yok

Rio Ferdinand Tel Aviv’de

Yok yok transfer haberi değil. Manchester United’lı defans oyuncusu Rio Ferdinand Tel Aviv’de tatilde. Bu mayo ve üstündekiyle sahadaki dehşet verici görüntüsünden çok uzak…

4 Yorum

Bu Adam Maçı Neresiyle İzliyor?

U21 Avrupa Şampiyonası İngiltere-Finlandiya maçı. Sahalarda görmek istemediğimiz hareketler… Kız olanı yok mu bunun?

1 Yorum

Aziz Yıldıvıınnnn…

Aziz Yıldırım, Mehmet Topuz’un imza töreninde anlamlı konuştu; “Bir transferin nasıl yapılacağını bu transfer öyküsünü hep beraber yaşadığımız günlerin sonunda mutluluğa nasıl ulaşılır bunun bugünkü burda göstergesini hep beraber yaşayarak gösterecez.”

Pazar günü ÖSS’de çıkan bir sual.
Yukarıda, 3000 çoluk-çocuğun, işsiz-güçsüzün güzellikle katıldığı öğlen sıcağındaki o imza töreninde anlatılmak istenen nedir, lütfen anlatım bozukluğunu ve imla hatalarını düzeltin, cümleyi öğelerine ayırın.

Ya da durun, siz hiç zahmet etmeyin, geçen senelerden ayrılmışı var.
Hırs + intikam duygusu + başarısızlığı unutturma telaşı + amatörlük + şovbiz + aşırı kişiselleşmiş ego = 30 milyon Türk Lirası.

Bunlar her sene başında Aziz Yıldırım ile yaşadığımız şeyler.
Peki Mehmet Topuz’u ayırınca ortaya ne çıkıyor?

Ben Beşiktaş forması giymedim sadece tuttum, 1 yıl gerekirse oynamam, 50 milyon verseler gitmem, bunları bana zorla söylettiler, Beşiktaşlılar beni Antalya’da bloke ettiler, Fenerbahçe hakkaten büyük kulüpmüş, geçmişe sünger çektim, şimdi rahat uyuyacağım = Senelik 4 milyon.

Evet, Mehmet Topuz iyi bir topçudur. Sağlamdır, fiziklidir, kaptandır.
Evet, Fenerbahçe’nin en büyük eksiği de kadro darlığıdır, çünkü Fenerbahçe’nin yedek kulübesi Uçan Balon çocuk yuvası gibi olmuştur.
Evet, Türkiye’den artık alınacak futbolcu da kalmamıştır, veya Mehmet Yıldız’dan Özer Hurmacı’ya kadar topu topu 10 futbolcu vardır.
Evet, Fenerbahçe Avrupa’da başarılı olmak istiyor ise öyle bir takım kurmalıdır ki, yedek kulübesinde en az bir Mehmet Topuz, bir Mehmet Yıldız ayarında futbolcu olmalıdır.
Fakat bu kadar artist adamın bulunduğu, Emre Belözoğlu-Selçuk-Mehmet Topuz-Alex-olası bir Aurelio-olası bir yabancı orta saha transferinde kimi kesersen kes, küsmeler, eldiveni yere atmalar, su şişesi fırlatmalar, homurdanmalar, tripler anında başlayacaktır.
Ve zaten son hareketlerinden sonra Mehmet Topuz bu konuya en uygun örnek futbolcu değil midir?
Bu gibi durumlarda ya erkek gibi ilk 11e transfer yapılmalı ki gerisi yedek iken ses çıkarmamalı, örnek: Poulsen, Appiah
Ya yedek kulübesine uygun fakat ilk 11 görünümlü, karakterli bir oyuncu alınmalı, örnek: Mehmet Topal,
Ya da rahmetliyi bile oynatabilen, Zico gibi “kaypak ama sempatik” bir teknik direktör ile başlanmalıdır.
Bütün bu bilgilerin ışığında yedek kulübesine veya tribüne sessizce gidecek ilk oyuncu Deniz Barış’dır. Tabi bu arada takımda daha Uğur Boral dururken Poulsen’i, Mehmet Topuz’u almak ne kadar mantıklıdır, o da ayrı bir makale gerektirir.

Peki en yukarıda bahsedilen ve her sene karşılaştığımız bütün bu anlam bozuklukları nasıl düzelir?
Bir kişi düzeltebilir.
Bkz. Aykut Kocaman.

Aykut Kocaman, spor direktörü olarak fütursuzca transfer yapılmasına dur diyebilecek mi bilinmez ama en azından Fenerbahçe belki Atilla Kıyat Paşa’dan sonra, biraz da Ali Koç’tan sonra, ilk defa ne dediği anlaşılır bir personele sahip olacak.
Fakat Aykut Kocaman ve Aziz Yıldırım’ın yönetim tarzı birbirlerine o kadar zıt duruyor ki.
Para olmadığını anlayınca Rijkaard’ın, Yusuf’u sağbek oynatmaya başlayınca Mustafa Denizli’nin gittiği gün bir şekilde Aykut Kocaman da istifasını verecektir. Çünkü spor direktörlüğü ile spor diktatörlüğü iki yan yana gelmez yönetim şeklidir.

Yine de Aziz Yıldırım teorik olarak yapılması gerekeni çok süratli bir şekilde yaptı ve Daum+Aykut ikilisini göreve getirdi.
Daha sonra Bilica transferi geldi.
Sonra Mehmet Topuz…
Ve dün gece bu satırları yazarken Fenerbahçe’nin Özer Hurmacı’nın imzaladığı haberi geldi.

Aziz Yıldırım’ın hızına kimse yetişemiyor.
İtiraf edelim, Aziz Yıldırım rakip başkanları biraz solladı. Hem de havalı kornası ile.

Umarız bu hızla bir yere toslamaz.
Umarız araba kullanırken futbola da karışmaz.
Umarız Daum’un 3 sene önce niye gönderdiğini hatırlar ve umarız Denizli maçında yedek kulübesinde pardon Uçan Balon çocuk yuvasında Serkan Balcı’nın ağlamasını hiç unutmaz.

Emrah Öner.

Yorum yok

09-10 Sezonu Kehanetleri

Kahin

  • Bursaspor 1-2 iyi takviye yaparsa ligi Sivasspor’un üstünde bitirecek.
  • Her sene uçurumun kenarından dönen İBB, önümüzdeki sene de küme düşmeyecek (Abdullah Avcı ile yakaladıkları istikrara binaen).
  • Üç büyükler en azından 3-4 tane çok kaliteli yabancı futbolcuyu Türkiye’ye getirecek. Poulsen bitti gibi. Ben Fenerbahçe’den çok kaliteli 1 isim daha bekliyorum. Rijkaard’ın hatırına Galatasaray’ın da banko 1 isimli transferi var. Eh Topuz’u Fenerbahçe’ye kaptıran Demirören de patlatır 1 tane illa ki…
  • Beşiktaş Şampiyonlar Ligi’nde 3. olarak Avrupa Ligi’ne katılacak.
  • Bayern Münih bu sefer ligi rahat kopartıp götürecek (Ribery’yi kaybetmezlerse).
  • Manchester United ciddi transferler yapmazsa, rakiplerine göre orta sahadaki düşük oyuncu kalitesi (Anderson, Carrick, Fletcher, Haargraves, Scholes) ve Ronaldo sonrası kanatlardaki boşluk sebebiyle oldukça kötü bir sezon geçirecek.
  • Liverpool yıllardır özlediği şampiyonluğa bu sene sonunda ulaşacak.
  • İtalya’daki Inter hegamonyası aynen devam edecek. Şampiyonlar Ligi’nde başarı ise hala zor.
  • Lyon yine şampiyon olamayacak.
  • Önceden 6-2 , 4-1 gibi skorlarla biten Real Madrid-Barcelona maçları halı sahaya dönecek. İkinci yarının ortalarından itibaren artık kimse skoru hatırlamayacak, skor değil fark sayılacak.
Related Posts with Thumbnails

1 Yorum