Ağustos, 2009 arşivi
Bordo Bereliler
Emrah tarafından, Emrah Öner kategorisi altında, Ağustos 4th, 2009 tarihinde gönderildi
Darius Vassell çim suniymiş der Ağustos’da gider, Bülent Uygun Bursa maçını kaybeder Eylül’de gider, Hugo Boors küfür yer, çakmak yer Ekim’de gider, Rijkaard paralar ödenmeyince Kasım’da gider ve Mustafa Denizli Bobo’yu sağ beke çeker, Ocak’ta gider. Geriye bir kişi kalır. Daum, bu takımı şampiyon yapar, öyle gider.
Kupa statüsüne hiç girmeyeceğim, zira iki kupayı almış bir takıma karşı sadece finale çıkabilme başarısını göstermiş bir takımın mücadelesi çok komik. Fenerbahçe Lig 2.si de değil. Fakat 2 kupayı da Beşiktaş aldı diye, Süper Kupa’yı da haydaa deyip Beşiktaş’a vermek daha da komik. O zaman statüyü değiştirirsin, mesela dersin ki 2 kupayı alan takım aynı ise bu sene Süper Kupa oynanmayacak.
Tabi bir de geçen senenin hesabını bu senenin başına kaydırmak var.
Yeni transferler, yeni teknik direktör, sonra Fenerbahçe rövanşı aldı oluyor.
Bu en komiği.
Fenerbahçe’ye gidelim.
Uzun zamandır ilk kez huzurlu bir maça çıktım. Zira 3 yıldır ilk defa ilk 11’de Uğur Boral, Selçuk, Deniz, Ali Bilgin, Serkan Balcı, Can Arat, Yasin yoktu. Gerçi Vederson vardı ve fena da oynamadı. Oynuna, koşmasına bir lafım yok fakat ortalar ve şutlar bir felaket. Bu arada bir gerçek var, Allah her futbolcuya Sabri şansı versin. Roberto Carlos sakatlandı, Uğur Boral yine kadroda. Bakın şuraya yazıyorum, hiç bir teknik direktör ne Uğur Boral’ı, ne de Sabri’yi kesebilir. Her gelen hoca bunları oynatır, kimse kesemez, bunlar yangında ilk kurtulur.
Fenerbahçe’nin en büyük transferi kim ne derse desin, ne Santos, ne Daum.
En yıldız transfer, Roland Koch.
Dakika 1, Fenerbahçe koşmuyor, tamam.
Dakika 15, Fenerbahçe koşmuyor, pres yapmıyor, o da tamam.
Fakat dakika 90, Fenerbahçe aynı koşmuyor veya aynı pres yapmıyor.
Yani Fenerbahçe’nin en ufak değişiklik yok. En ufak disiplinden kopma yok. Herşeyi ile aynı. İkinci yarı Tello, Nihat, Bobo ölmüş, dökülüyor. Fakat Emre maçın başında neyse o. Orta sahanın baronu Baroni neyse o. Güiza neyse o.
İyi veya kötü, neyse o.
Bu arada bir kere daha gördük ki, Güiza takımın en suçsuzu. Bir cümlede özetleyim, Güiza’yı beslemezsen, senin yakında gözünü oyarlar.
Santos ve Baroni için bence hala çok erken. Fakat salak adam değiller, onu anlayabiliyorsunuz.
Ben Ernst’i beğendim. İsmail’i de beğendim. Bir de Mehmet Topuz’un Fenerbahçe’de oynama ihtimalini sevdim.
İlk yarı çok iyi maç oldu. Beşiktaş Tello ve Nobre ile, hatta Bobo ve Yusuf ile Bilica ve Önder’e çok iyi bastılar. Bazı hakem hataları var doğru, ilk dakikalarda penaltı ve kırmızı kart verilebilirdi. Bence her iki takıma da önemli hatalar var. Fakat kupayı Beşiktaş alsaydı da aynı şeyi söylerdim. Fenerbahçe, bu seneki maçları son dakikaya kadar kovalayacak. Belki Lig’den düşenler, dökülenler olacak, fakat Daum’lu bir Fenerbahçe kafaya oynayıp en az 2.lik getirecek.
Bu arada sakın Fenerbahçe iyi oynadı falan zannetmeyin.
Çok sakat işler var.
Bilica ve Önder birbirlerinden ağırlar. Oyun da kuramıyorlar. 50 metre top atıyorlar, top aynen geri geliyor. Birinin ayaklarından o topları alıp oyun kurması gerek. Bu da tam olarak Emre. Çünkü Alex’in geri gelip top alacak hali yok. Bilica çok sağlam, çok fizikli fakat çok ağır. Fenerbahçe’nin en büyük eksiği veya en tehlikeli yeri arka ikili. Ne Bilica, ne Önder hızlı hareket edebiliyorlar. Belki Türkiye Ligi’nde çok sırıtmaz ama Avrupa’daki maçlar fecaat olur. Bilica ve Önder, farkına varmadan maç biter. Nasıl olur biliyor musunuz, bir anı anlatayım hemen anlarsınız.
Bir arkadaş Kars’ta askerlik yapıyor. Ormanda gece yürüyüşüne çıkmışlar. Takım komutanına telsiz anonsu geliyor. “Aynı gölgeden Bordo Bereliler geçecek, aman kazara korkup ateş falan açmayın, bilginize” diyor. Takım komutanı Asteğmen askerlere dönüyor, “Beyler, sakın tırsmayın, birazdan Bordo Bereliler geçecek” diyor. Askerler kendi aralarında hafif panik “Aman, gözünü seveyim, ne yapacağız şimdi, bir terslik olmasa bari, sessiz olun, durun, ses çıkarmayın, yatın, şunu kaldırın, bunu indirin” derken telsizden bir anons :
“Bordo Bereliler aranızından geçmiştir, teşekkürler.”
Huzurlarınızda Fabian Delph
Mert tarafından, Premier League kategorisi altında, Ağustos 3rd, 2009 tarihinde gönderildi

Fabian Delph hakkında daha önce yazmıştım. Sonunda o da Premier Lig sahnesine çıkıyor. Aston Villa’ya transferi bitmek üzereymiş. Bonservis 6 milyon pound.
Bakalım dünya sahnesinde neler yapabilecek…
TSL Öncesi Son Değerlendirmeler
Nihat Kahveci - Beşiktaş Nihat’ı hangi mevkide kullanacak belli mi? Eğer forvet veya forvet arkası olarak oynatacaksa, faydası çok azalır. Kesinlikle sağ açık veya ters ayaklı sol açık olarak oynatılmalı.
Fenerbahçe’de yabancı sıkıntısı - Fenerbahçe çok büyük ihtimalle stopere bir yabancı transferi yapacak. Muhtemelen Lugano, ya da başka bir isim. Bu durumda Fenerbahçe yabancı sınırına çok ciddi şekilde takılmayacak mı? Şu anki yabancılarının tamamı Deivid haricinde ilk 11′e düşünülen isimler. Eğer ki bir yabancı stoper alınırsa Roberto Carlos, Dos Santos, Güiza veya Cristian’ın forması tehlikeye giriyor.
Bu arada söylemek gerekir ki, Fenerbahçe’nin stoper alması şart! Bilica-Önder ikilisi ne ligi, ne de Avrupa Ligi’ni götürür. Hele ki Bilica, bana hiç güven vermiyor…

Daniel Güiza - Geçen sene “Güiza topçu değil, tez gönderin, gol makinası dedik çamaşır makinası çıktı” diyenlerin sesleri şimdiden azalmaya başladı. Yakında Güiza süper golcü demeye başlarlar. Tamam adam geçen sene başarılı değildi, kaçırdığı goller Kezman’dan beter, Youla’dan halliceydi (Beşiktaş’ta oynadığı dönem). Ama bunları söyleyenler Güiza’nın arkasındaki orta sahanın ne kadar kötü olduğunu hesaba katmadılar. Uğur Boral, Ali Bilgin, Kazım, Josico, Selçuk, Maldonado, Emre ve formsuz bir Alex… Rakipler ile kıyaslayınca (GS ve BJK orta sahasını saymaya gerek yok sanırım) üç büyüklerdeki en kısmetsiz forvet Güiza’ydı.
“Ben söylemiştim demeyi sevmem” diyip akabinde “Ben Söylemiştim” diye yapıştıranları hiç sevmem! Kaçıncıya söylüyorum; arkasında iyi bir Fenerbahçe orta sahası ile Güiza banko gol krallığına oynar. Oynamaya başladı bile… Yakında yeri gelince “Biz söylemiştik” deriz…
Galatasaray hücum hattı - Galatasaray’ın ideal kadrosunda Kewell, Arda, Baros, Keita ve Elano’dan hangisi kesik yiyecek? Baros, Arda ve Elano’nun yeri garanti. Keita ile Kewell arasındaki forma savaşını bana göre Keita kazanır. Ama birçok mevkide oynayabilen Kewell yine hatırı sayılır sayıda forma şansı bulacaktır. Sezonda 30 maça çıkabilecek fizik gücünde bir futbolcu değil nasıl olsa…
Arda Turan - Arda’yı orta sahanın göbeğinde düşünenler çok büyük hata eder. Arda 4-2-3-1′de üçlünün ortasında harika oynayabilir. Ama ikilide görev verilirse hayal kırıklığı yaratır. Çünkü bu taktikteki ikilinin defansif özellikleri çok önemli. Kısacası, Arda’dan bir Iniesta veya Gerrard olmaz. Ama iyi bir Elano olabilir…

Bobo - Beşiktaş’ta Bobo çok yavaş kalıyor. Aslında Beşiktaş’ın taktiğinde çok gezmesine, hareketli olmasına gerek yok ama Bobo’da ciddi ciddi bir bıkkınlık bir üşengeçlik var gibi. Sanki 45 yaşında.



Son Yorumlar