Eylül, 2009 arşivi
Kartallar Havada Çiftleşir.
Emrah tarafından, Emrah Öner kategorisi altında, Eylül 12th, 2009 tarihinde gönderildi
.. ve Belediye Başkanımız konuşmasını bilimsel bir örnekle tamamladı. “Bu sprey. Bu da ozon tabakası. Sıkıyorum, çıkıyorum.” Şimdi de sırada, işitme ve görme engelliler için hazırladığımız haber bülteni. Türkiye A Milli Takımı, tarihe geçen Estonya zaferinden sonra harika bir oyunla Bosna’ya da yenilmeyerek Afrika 2010 iddiasını sürdürdü. Dünya Kupası’na gitmesi kesin gözü ile bakılan millilerimiz, Ekim ayı içerisinde son 5000 yılın en iyi takımlarından biri olan Belçika ile karşılacak…
Bu akşam Galatasaray – Beşiktaş maçı var.
Maçın skoru aslında kağıt üzerinde belli, çünkü onca mühendis oturmuş, düşünmüş ve Galatasaray’a 1.50 vermiş.
Ya pek iddaa oynamıyorum, ya da denk gelmedi, fakat ben Kadıköy’deki Fenerbahçe – Galatasaray maçlarında bile 1.5’u görmedim.
Burada bir kere yapılacak en güzel hareket ya üst, ya da Beşiktaş’a oynamak.
Ya da skor oynayalım derseniz, 3-1 9 veriyor, 4-1 18, 4-2 ise 55.
Amacım kimseyi yermek değil, lakin Beşiktaşlılar nedense bu maçtan umutlu.
Hatta Manchester maçından daha umutlu.
Bence Beşiktaş’ın 2 şansı var.
Bir, eğer akşam maç saatinde, Allah korusun, İstanbul’da fırtına koparsa, Sami Yen’deki maç iptal olacak.
İki, eğer ilki kopmazsa, Beşiktaş ikinci fırtınanın da kopmamasını bekleyecek. Çünkü Baros-Keita-Arda-Kewell, eğer yorgun değillerse, Beşiktaş’ın çatıya çıkması gerekecek.
Dediğim gibi, amacım kimseyle dalga geçmek falan değil.
Fakat kim olursa olsun, bir takımın Sami Yen’de son 11 senede sadece 1 galibiyeti, ligde son 10 derbide (Trabzon’u saymıyorum) 3 galibiyeti, son 20 derbide 5 galibiyeti bulunuyor, ve o takım bu sene buldozer gibi ezen rakibinin evine gidiyor ise, bence biraz daha sağlıklı düşünmesi gerekir. Bu arada Beşiktaşlıların hakem yazıları hazırdır bile. 1912’deki pozisyon ofsayttı, ama 2009 senesinde hakem aynısını vermedi vs..
Bir tüyo vermek gerekirse; Beşiktaş, Hakan Balta üzerinden yüklenmeli.
Ben hayatımda Hakan Balta kadar alakasız bir sol bek görmedim. Kanatta Sabri’den daha alakasız duruyor.
Leo Franco da yan toplarda hiç yok. O yüzden Beşiktaş sağlı sollu bindirmeli.
Fakat Beşiktaş’ın malesef havaya sıçrayacak adamı yok.
Beşiktaş, Tabata’yı da aldı ve kadro iyice kısaldı.
Halbuki, bu takıma 10 değil, 10.5 değil, 1.90 iyi bir forvet lazımdı.
Belki kafa hakimiyeti olan tek adam Nobre, o da zaten ligin belirli bir bölümünde hiç yok.
Ne güzeldi Beşiktaş’da eskiden Nouma, İlhan Mansız vardı.
Rıza’sı vardı, ortalardı. Zeki’si vardı, Feyyaz’ı, Ali’si vardı. Hava toplarını hep alırlardı.
Wilson’u vardı. Keliyle şut çekerdi.
Bir de İlhan İrem vardı, Elvan gazoz vardı, İnanç Dünyası vardı…
Neyse, fazla dağıtmadan introdaki konuya dönelim.
Konu, tabi ki A Milli Takım.
Hayatta en sevmediğim şey, “Bakın ben size söylemiştim” demek.
O yüzden yazar oldum.
“Bakın ben bunu yazmıştım” demek için…
(İspanya maçı sonrası)
http://www.hurriyet.com.tr/spor/yazarlar/11344854.asp
Fakat bu konulardan artık o kadar bıktık ki, tekrar tekrar yazmaktan, çizmekten, konuşmaktan…
Artık o kadar soğuduk ki Milli Takımdan, elememe maçlarından,
O kadar sıkıldık ki padişah antrenörlerden, fetihlerden,
Belediye kadroculuğu gibi kurulan takım kadrolarından,
Agresifliklerden, gırtlak kesmelerden,
4 puan ve +10 averaj farkından sonra hala basın toplantısında hakemlere kıpkırmızı suratla giydirmekten,
Üstte 5 düğme açık beyaz gömleklerden,
Maçtan sonra, 13 yaşında fondotenden yüzü gözükmeyen 40 görünümlü kızlarına sarılıp ağlayan başkanlardan, teknik direktörlerden,
Biatçılıktan,
Sahada her top kaptırdığında, her yanlış pas ve her yamuk şutta, çocukların yedek klübesine korku dolu bakışlarından,
Takımında oynamayan adamı ben oynatırım dahiliklerinden,
Muhabir sorularının terslenmesinden,
Yıllardır orada şamaroğlanı olan Müfit Erkasap’tan,
Hakan Balta’dan, Emre’den, Kazım’dan, Gökhan Zan’dan,
Elimizdeki tek forvet Genç Semih’den,
Genç kelimesinden,
Sabri kelimesinden,
Niye istifa edeyim ki kelimesinden,
Final maçı kelimesinden,
Henüz herşey bitmedi kelimesinden,
Dünya üçüncüsü, Avrupa üçüncüsü kelimesinden,
Basketbol dururken, futbol kelimesinden,
O kadar bıktık ki, senden…
Ve senin futbol terimlerinden….
O kadar gına geldi ki…
Ne olur…
İyi yolda olduğumuzu söyleyen kim varsa,
Takımdan memnun kim varsa,
Seni orada isteyen, seven kim varsa,
Arkana oturt, harakirini yap, hepsini yok et ve ne olur git.
Futbol Ekranı
Murat tarafından, Futbol Ekranı kategorisi altında, Eylül 11th, 2009 tarihinde gönderildi
| 12 Eylül Cumartesi | |||
| 14.15 | Motherwell | Rangers | FUTBOL SMART |
| 15.15 | CSKA Moscow | KrylyaSovetov | SPORMAX |
| 16.00 | Orduspor | KayeseriErciyes | D SPOR |
| 16.30 | Wolfsburg | B.Leverkusen | TRT 3 |
| 17.00 | Manchester City | Arsenal | SPORMAX |
| 17.00 | Celtic | DundeeUnited | FUTBOL SMART |
| 17.00 | Stoke City | Chelsea | SPORMAX |
| 19.00 | Tottenham | ManchesterUnited | SPORMAX |
| 21.00 | Espanyol | RealMadrid | NTV |
| 21.00 | Galatasaray | Beşiktaş | LİG TV |
| 21.45 | Lazio | Juventus | NTVSPOR |
| 22.00 | Bordeaux | Granoble | KANAL A |
| 13 Eylül Pazar | |||
| 14.00 | Birmingham | AstonVilla | SPORMAX |
| 15.30 | Ajax | NACBreda | FUTBOL SMART |
| 16.00 | Çaykur Rizespor | Samsunspor | D SPOR |
| 16.00 | Inter | Parma | NTVSPOR |
| 16.30 | Werder Bremen | Hannover96 | TRT 3 |
| 17.00 | İstanbul Belediye | Trabzonspor | LİG TV |
| 18.15 | Fulham | Everton | SPORMAX |
| 21.00 | Bursaspor | Fenerbahçe | LİG TV |
| 22.00 | Monaco | PSG | KANAL A |
| 22.00 | Vitoria | Palmeiras | SPORMAX |
| 14 Eylül Pazartesi | |||
| 20.30 | Kocaelispor | Adanaspor | D SPOR |
2012′ye Kesin Gideriz di mi Hocam ?!
Nurhat Abi tarafından, Dünya Kupası kategorisi altında, Eylül 10th, 2009 tarihinde gönderildi
Bilmem kaç maçta, turnuvalarda koç’luk yapmak, teknik adamlık yapmak bu sonuçları doğurmayacağı anlamına gelmiyor demek ki. Fatih Hoca’yı da diğerlerini de gözünüzde büyütmeyin lütfen. Bu kadar tecrübeye rağmen dakika 10’da sahadan atılıyorsan, yanlış futbolcuları kadroya çağırıp, bir de üstüne yanlış kadrolar sahaya sürüyorsan pes doğrusu diyorum. Dün gece tribünlerin en tepesinden maçı bizden iyi seyretti. Şapkasını önüne koyup biraz düşünsün, ya düşünceleri değişti ya da bildiklerini unuttu bu adam.

Yazık değil mi şimdi bu Arda’ya, Volkan’a ve 2010 Dünya Kupası finallerini çocuklarına, torunlarına anlatma fırsatı yakalamak için çırpınanlara. Sen şimdi yine matematiksel şansımızın olduğuna falan da takılırsın hocam. Bir akşam evvel dostluktan, kardeşlikten, fair play’den bahsedip bir gün sonra oyunun 10. dakikasında her ne sebeble olursa olsun hakeme saldırıp kavga kültürünü henüz üzerimizden atamadığımızı da herkese anlatırsın.
Arda gününde değildi. Onu sürekli formda görmekte hakkımız olmasa gerek. Üfürükten Estonya maçında gereksiz kastırınca, bu maçta gücümüzü zaten ekonomik kullanmak zorunda kalacağımız malumdu. Emre’ye gelince kızamıyorum, hırslı olmak herşey demek değildir. Psikolojisi müsait bir insanın başındaki hocası da Fatih Hoca olursa, nasıl kırmızı karta kadar götürmedi işi çözemedim. Çok koştu yazık oldu. Halbuki Fatih Hoca onun yanına Ayhan’ın vazifesini görebilecek bir adamı koysa yarım koşup yarımınıda yeteneklerine ve 90 dakikayı verimli geçeçirmeye harcardı.
Volkan’a ne söyleyelim ki! Helal olsun yürekli ve başarılıydı. Ona da Dünya Kupasında forma giymek yakışırdı. Defansı komple bir kenara koymak lazım. Facia idi, sebebleri olsa da. Semih’in de niçin yedeklerde kalıp, oyun sonlarının kahramanı olduğunu bu maçta çok iyi anladık. Gökhan’a da, bize “Sabri’yi sok hoca” diye bağırttırdıysa ne diyelim.
Şampiyonaya gidememek maçın sonucunu daha da acı hale getirince insanlar bizim gibi suçluları arayıp duruyorlar işte. Akşam üzüntü ve kızgınlıkla yazmak istememem de ondandı. Sakinleşmek istedim. Basketboldaki milli takımın Polonya galibiyeti ve grup birinciliğinin sevinci bile bu kızgınlığı bastıramadı. Fatih hoca’nın dediği gibi bize artık Bosna takımını Güney Afrika’da desteklemek düşüyor.
Memleketin Futbol Programı
Murat tarafından, Bank Aysa 1. Lig, Ömer Doğukan Saraç kategorisi altında, Eylül 10th, 2009 tarihinde gönderildi
Bank Asya 1. Lig yazarımız Ömer bildiriyor;
Yıllardır beklediğimiz, özlediğimiz, (adı sık sık değişse de son haliyle) Bank Asya Birinci Lig’in tartışıldığı, maçlarının özet görüntülerinin verildiği bir TV programı var artık. Nihayet!
Bank Asya’nın 1. lige sponsor olmasıyla birlikte daha çok göz önüne gelen reklamlarıyla, afişleriyle marka değeri her geçen gün artan 1. lig için bu çok yeni, çok önemli bir gelişme. ”Memleketin futbolu” sloganıyla yola çıkan Bank Asya’nın son hamlesi olan program, aynı kuruluşun TV kanalı olan STV’de Salı günleri 23.45’te canlı olarak yayınlanacak ve Süper Lig’in arka bahçesine ışık tutacak (umarım!). Programda 1.ligin en önemli otoritesi Tunç Kayacı, yorumcu Altan Tanrıkulu ve Türk futbolunun efsane isimlerinden Uğur Tütüneker yer alıyor. Oynanan maçlar, takımlar ve ligin gidişatı hakkında önemli yorumlar, seviyeli tartışmalar programın temelini oluşturuyor. Bunun yanında programda haftanın olayı, haftanın golleri, haftanın inişleri ve çıkışları hakkında köşeler de var. Takımların tesislerine gidilip futbolcularla, teknik heyetlerle, yöneticilerle yapılan röportajlar da programa ayrı bir renk katıyor.
Ne diyelim; Bank Asya 1. Lig marka olma yolunda önemli mesafeler kat ediyor artık. Ligimiz artık daha çok ön plana çıkacak, oynayan futbolcular, kenardaki teknik adamlar, görev alan hakemler için daha önemli hale gelecek. Artık hepsi daha dikkatli olmak zorunda. Bunun yanında sponsorluğun, reklam gelirlerinin önemi artacak. Bunların hepsi Bank Asya 1. Lig’in kendi kalitesini ve tabi ki doğrudan Süper Lig’in kalitesini arttıracak.
Yani, umarım böyle olacak…
ÖMER DOĞUKAN SARAÇ
Takımdan Ayrılmak İçin Sakatlık Yalanı
Mert tarafından, Championship, La Liga, Premier League kategorisi altında, Eylül 8th, 2009 tarihinde gönderildi
Yalanı söyleyen futbolcu Newcastle United’lı Xisco. Hem de açık açık, ayrıldıktan sonra itiraf ederek!
Xisco geçen sene Deportivo’dan Newcastle United’a iyi paraya gelmişti. 6 milyon euro ödedi İngiliz kulüp Xisco’nun bonservisine. Ama Xisco İngiltere’de aradığını bulamadı. Daha doğrusu Newcastle United’da aradığını bulamadı, malum küme de düştüler. Xisco da yapmış planı ayrılmak için. Kasık ağrılarım var diyerek 9 gün boyunca Newcastle’da idmanlara çıkmamış. Sonrasında da sakatlığım devam ediyor, 2 hafta daha antrenmanlara çıkamayacağım diyerek çakmış yalanı. Ancak bunu söyledikten 3 gün sonra Newcastle tarafından kiralandığı yeni kulübü Racing Santander ile idmana çıkmış. Hem de aslan gibi!
Şimdi ben kızmıyorum Xisco’ya. Neden mi? Newcastle kadar laanet bir takım yoktur çünkü. Uyuzlukta tektir bu takım, rakipsizdir. Futbolcu öğütücüsüdür, bahis yatırıcısıdır. Neyse; öyle veya böyle, basın sorar tabi ki. Xisco da itiraf etmiş yalan söylediğini;
“Çok zor geçen bir seneden sonra bilidordum ki önümüzdeki sene daha da zor olacaktı. Bu yüzden ayrılmak için en doğru zamanın bu olduğunu düşündüm. Bu yüzden beni göndermeleri için son günlerde bilerek futbol oynamadım.
Eğer Racing’e transferim gerçekleşmeseydi Newcastle’daki durumum çok vahimdi. Resmen umutsuzdum. Takımdan ayrıldığım için çok mutluyum.“
Bu da Xisco’nun erkek arkadaşları ile harikulade bir fotoğrafı. Bas git Xisco, görmiym buralarda!




Son Yorumlar