Ekim, 2009 arşivi

Rahatladınız mı ? Beyinsizler…

Gerçekten “beyinsiz” olması lazım bir insan evladının bunları yapabilmesi için. Ne kadar çıldırırsan çıldır, kime sinirlenirsen sinirlen bunu yapmaya hakkın yok. Ne yaptı sahadaki bu insanlar sana ? Sen değil misin çuvalla para verip bu adamları canlı izlemek için saatlerce kuyrukta bekleyen ? Ama sonra gidip kafalarına eline ne geçerse atan da sen. Bu nasıl bir çelişkidir arkadaş! Senin anlık ” gerizekalılığının” faturasını bu kadar insan çekmek zorunda mı ? Nedir bu yaptığınız ? Hangi aklı başında insan böyle bir şey yapar ?

Bu şahısların sahaya bunları atmasına göz yumanlar da onlar kadar suça ortaktır. Yanındaki adam bunu atarken sen buna seyirci kalıyorsan, sen de yanındaki kadar suçlusun.

Bu adamların kim olduğu belli değil mi ? Stadta 90 tane güvenlik kamerası var diye atıp tutuyosun, yani hepsi belli. İstediğin anda ayıklarsın bu adamları, giremezler 5 yıl stada.

Türkiye’de kulüp yönetimleri bunları tasvip etmiyorsa, şu anda bunları durdurabilir. Ama bugüne kadar bu taraftar denilen “beyinsizler” ayıklanmıyorsa buna yönetimler de ortaktır. Bunu yapan da yaptıran da onlardır.

Ne olacak şimdi;

Fenerahçe 2 maç seyircisiz oynayacak, 2 maçın birinde puan kaybedecek, şampiyonluk gidecek. 50 değil 100 M € harcasan ne olur ? Geçen sene Galatasaray 5 maç seyircisiz oynadı, ne oldu gitti koskoca sene ? O kadar yatırım, o kadar emek… Eminim ki Sami Yen’de tekrarı olacak bunların…

Keita’ nın gözü çıksa ne olacak ? Verebilecek misin gözünü geri ? Reklama bak, kimi getireceksin artık Türkiye’ye ? Kendi kendimize kumdan sahada, ayran kupaları düzenler oynarız…

Hakem beyin kanaması geçirse ? Verebilecek misin o adama kalan hayatını ? Çocuğuna, karısına cevap verebilecek misin ? ” Arda artislik yaptı Baroni’ye, ben de elimdeki tokmağı eşinizin kafasına attım, yaptım ” diyebilecek misin ?

Sözümüz size “Beyinsizler”, futbolseverler tiksiniyor sizden… Defolun artık sevdamızdan…


,

3 Yorum

Futbol Ekranı

30 Ekim Cuma
17:00 Arjantin Nijerya TRT 3 (U17)
21:30 Borussia Dortmund Hertha Berlin TRT 3
31 Ekim Cumartesi
13:00 FC Moskova Zenit Spormax
14:45 Arsenal Tottenham Spormax
16:00 Antalyaspor Bursaspor Lig TV
16:30 Wolfsburg Mainz TRT 3
17:00 Bolton Chelsea Spormax
19:00 Juventus Napoli NTV Spor
19:00 Real Madrid Getafe NTV
19:30 Manchester United Blackburn Spormax
20:00 Bordeaux Monaco Kanal A
20:00 Beşiktaş Ankaragücü Lig TV
20:00 Yeni Zelanda Türkiye TRT 3 (U17)
21:00 Osasuna Barcelona NTV Spor
22:00 St Etienne Lyon Kanal A
22:30 Flamengo Santos Spormax
23.00 A.Bilbao Atl.Madrid NTV Spor
1 Kasım Pazar
14:45 Dundee United Rangers Euro Futbol
16:00 Galatasaray Sivasspor Lig TV
16:00 Livorno İnter NTV Spor
16:30 Freiburg Hoffenheim TRT 3
18:00 Birmingham Manchester City Spormax
18:30 E.Frankfurt Bochum TRT 3
20:00 Palmeiras Corinthians Spormax
20:00 Kayserispor Fenerbahçe Lig TV
20:30 İtalya Uruguay TRT 3 (U17)
22:00 Sochaux Paris Kanal A

Yorum yok

Cumhuriyetin 86. Yılı Kutlu Olsun

Cumhuriyet bayramı

“Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk’ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekanı unut! .. Daima çalışkan ol…“.

Mustafa Kemal ATATÜRK

Yorum yok

Galatasaraylılık ve Kadıköy

Galatasaray markası ile Kadıköy’e gelip yenilmek…

10 senede Barcelona, Juventus ne varsa yenmek…
Fakat 10 senede Kadıköy’de 50 gol yemek, ve hala Baros’a sığınmak, hakeme uyurGezer demek, Kazımlara, Baronilere yüklenmek…

Hiç bir Galatasaraylı Kadıköy’deki maçları içlerine sindiremez.
Hiç bir Fenerbahçe’linin olmayan Federasyon Kupasını sindirememesi gibi…
Her Galatasaraylı bu bahaneleri gündeme getiriyor da denemez.

Fakat bütün Galatasaraylılar sıkıştığı zaman bir kelimeyi eninde sonunda yüzüne vurur.

O da Galatasaraylılık’tır.

Peki, bu kutsal kelime, yani “Galatasaraylılık” nedir?

Liseli olmak mıdır?
Fransızca bilmek midir?
Medeni bir şekilde elde puro ve viski ile dolaşmak mıdır?
Galatasaraylılık, Avrupa’da kupa sahibi olmak mıdır?
Sonra o kupayı kırmak mıdır?
Stat projesi gibi hep ilkleri yapması mıdır?

Galatasaraylılık, maçlardan önce sidik yarışına girip “Bu sene öyle bir takım kurduk ki, 2000 senesinden daha iyiyiz, mahvedeceğiz, 5 atacağız”deyip, farkı yedikten sonra “İşte, siz küçük takımsınız, sadece bizi yenip şampiyon olmuş gibi seviniyorsunuz” demek midir?

Galatasaraylılık, Carlos yapınca cinayet sebebi, Bülent Korkmaz yapınca profesyonel faul mu demektir?
Faşist bir düşünce ile taraftarı ilk kez kafese sokmak, Galatasaraylılık mıdır?
14 sene şampiyonluk göremeden, 10 sene en büyük rakibini deplasmanda yenemeden, onun Türkiye Kupası’nı devamlı gündeme getirmek Galatasaraylılık mıdır?
Galatasaraylılık, Alex yapınca şerefsizlik, Arif Erdem yapınca zeka örneği mi demektir?
Avrupa kupası kazandırmış futbolcularına jübile yapmamak mıdır?

Yoksa Galatasaraylılık, 2007’deki su olayını Keita’ya anlatmamak mıdır?

Peki, tek fark bir UEFA kupası, bir Süper Kupa veya yarı final midir?
Eğer olur ya, Fenerbahçe kazara 10 sene sonra bu iki kupayı da alırsa bu ukalalık, bu küstahlık bitecek midir?
Eğer yine olur ya, kazara, bu sene Fenerbahçe Türkiye Kupası’nı alırsa, fakat Galatasaray 15 sene daha Fenerbahçe’yi Kadıköy’de yenemez ise, Galatasaraylılık kelimesi ortadan kalkacak mıdır?

Eğer Galatasaray bu kadar büyük ve klas ise;
Ve de Galatasaray – Fenerbahçe maçından sonraki sevinç gösterileri, Fenerbahçe – Pendik maçından sonraki sevinçler ile benzerlik gösteriyor ise, kendinden seviyesiz insanlara cevap vermek, onları kaale almak, onların seviyesine inmek hangi büyüklük tanımına girmektedir?

Galatasaraylılar, bir şeyi kabul ederse onların sportif başarısı için daha iyi olacaktır.

Bir kere, yukarıda özlemi duyulan o klas Türk insanından şu an için elimizde kalmamıştır.
Bu büyüklükte bir Türk en son 10 Kasım 1938’de görülmüştür.

Belki ben Galatasaray’ın geçmişini iyi bilmiyorumdur, kaldı ki o zaman benim tartışmaya dedemi getirmem gerekir, çünkü bildiğim kadarı ile Fenerbahçe’nin veya Beşiktaş’ın tarihi de çok medeni ve elit bir tarihtir;
Fakat Metin Oktaylardan, Ali Sami Yenlerden bahsedip, günümüzde şike adamlarına futbol şube sorumluluğunu vermek, Hakan Şükür gibi arabesk bir yapıyı, Jr.Polatları, peynir beyinli sağbekleri, “Bıyığına s………”  gibi terbiyesizlik sembollerini, terbiyesiz ön liberoları camiada tutmak gerçekten Galatasaraylılık mıdır?

Evet, şurası kesindir.
Artık Galatasaray, Türkiye olmuştur.
Fakat hiç bir zaman Türkiye, Galatasaraylıların kafasındaki Galatasaray olmamıştır.

,

6 Yorum

Çileden Çıkan Rıdvan Dilmen…

Dünya kupasına gidemediğimiz şu günlerde, maziden konuşurken Euro2008 deki inanılmaz maçlarımız aklımıza geldi. Oradan da videolara bakarken buna rastladık. Ben maçı izlerken heyecandan farketmemişim muhtemelen,  fakat şimdi bunu görünce “Bir insan canlı yayında nasıl delirir ” sorusuna cevap buldum :)

Rıdvan Dilmen maça nasıl konsantre olmuşsa delirmiş gerçekten. Tabi Melih Şendil ‘i de atlamamak lazım…

Related Posts with Thumbnails

,

Yorum yok