Ekim, 2009 arşivi

Fobik

“Fobi, bir insanın belirli bir obje, durum veya aktiviteden duyduğu korku hissine verilen addır. Fobisi olan insanlara “fobik” ismi verilir.”

Yukarıdaki tanım tamamen tıbbidir. Fenerbahçe- Galatasaray derbilerinde, Galatasaray’ın Saraçoğlu Stadı’nda düştüğü durumu, futbolun içinde kendimce çözemedim. Taraftar baskısı, Su şişeleri, Hakem Faktörü, Federasyon yok yok aklım ermiyor. Fenerbahçe’nin Türkiye Kupası kazanamama hastalığı gibi bir şeyde değil..

Bilimsel bir gerçek olmalıydı ve bilimsel olan bir şeyin çözümüde bulunabilirdi.Galatasaray futbolcularının başına gelenler fobi olabilir miydi? Evet evet Fobi. Saraçoğlu’nda geride kalan  10 yılın başka açıklaması olamaz.

Renk fobisi mi? Saha fobisi mi? bir doktor karar vermeli ve gecikmeden tedavi edilmeli. Bu hastalık geciktikçe daha derinleşiyor, taraftarıda fobik ediyor. Camp Nou gibi, Old Trafford gibi Avrupa’nın sayılı stadlarının hemen hemen hepsinde oynamış ve hatta başarılar kazanmış bir takımın bu duruma düşmesini insan kabullenemiyor.

Dünya’nın çeşitli ülkelerinden üst seviye futbol oynamış, profesyonellikleri tartışılmayacak bir sürü yeni adamı bir takıma topluyorsun ama hastalık onlarada bulaşıyor. Transfer yapılmadan futbolculara bu bulaşıcı fobiden söz etmek gerekli yoksa FIFA’lık olacak kulüp.

Bu takım 14 yıl şampiyonluk bekledi, beklediğine değdi. Tozu dumana kattı arkasından. Şimdi ise 10 yıldır  Saraçoğlu’nda galibiyet bekliyor. Fenerbahçe nasıl bir dönem Beşiktaş karşısındaki ezikliğini silkeleyip attı, Galatasaray’ında bu fobiden sıyrılıp, adına derby denilen mahalle kavgalarında hakettiği yeri alması gerekiyor.

, ,

1 Yorum

Anınıza Koyayım

Bilmeyen yoktur, Yıldırım Akbulut bir gün Azerbeycan’a gidiyor. Toplantının sonunda Azeri lider kadehini kaldırıyor; “Beyler, çok güzel bir toplantıydı. Hepinizin anısına koyayım” diyor. Yani bu gece anılarınızda kalsın anlamında. İşte ben de, o derbiyi, o geceyi bize yaşatan herkese teşekkür ediyorum. Anınıza koyayım.

Dünyanın derbisi…
Kıtaların derbisi…

Kainatın derbisi…

Kıchımın derbisi…

Göz var, izan var, internet var, teknoloji var, rakamlar var.
Ve hala kandırıyorlar…

Gavurun maçını 600 milyon hane izlemiş, seninkini kim izlemiş?
4 hane.
Babaannen, kaynın, eltin, görümcen.

Adamlara holigan diyorsun, barbar diyorsun, atılan şişe sıfır, senin hakemin kafasına zum yapıyorsun, ne var?
3 dikiş.

Peki adamlar kibar veya kültürlü oldukları için mi bir şey atmıyorlar?
Yoksa, tecavüz, kürtaj, uyuşturucu, adam öldürme oranı senin bilmem ne katın olan bir ülke, bir şeyden mi tırsıyor da atmıyor?

Kameramanı kafasına da votka şişesi atmışlar, ulan peki kameramandan ne istediniz diyorsun…
Kendi spikeri bile “Derbi maçında olur bunlar” diyor.

Hakeme maaş veriyorsun, Arda’ya da trilyonluk ceket…
Sonra gol ofsayt, penaltı penaltı değil, maçı niye iptal etmedi diyorsun.

Sünnetsizler öğlen sıcağında maç yapıyor, pas hatası yok…
Senin haspaların, en güzel akşamı bloke etmişler, 3 pas yok.

River-Boca maçı, Arjantin iflas etti diyorsun, orada hayvanlar gibi yaşanıyor diyorsun…
Seninkiler insan müsveddesi bile değil, daha maçı bile beklemeden yaban domuzu gibi birbirine giriyor.

Yahu maç öyle gergin ki, arkadaşım bile Arda’nın pozisyonundan sonra elinde çay varken eşine çelme takıyor.

Ha, bir de adamlarda sınırsız klas yabancı var diyorsun…
Sen kulübende Brezilya Milli Takım sol beki, İspanya forveti, Premier Lig oyuncusu bekletiyorsun.

Bu derbi neye benziyor biliyor musun?

Var mısın yok musun da hep Brad Pitt gibi herifler, fondöten prensesler yarışır.
Yahu o yarışmada bir tane başı bağlı kız veya bir Kürt genci yarışamaz mı? Bir tane içimizden bir insan yarışmaya başvurmamış mıdır? Ulan hep mi güzel bizim insanımız? Hiç mi yamuğumuz yumuğumuz yok bizim? Derbimiz gibi herşeyimiz dünyanın en iyisi mi?

Sen hiçbir şeyi pazarlayamıyorsun. Derbiyi pazarlıyorum zannediyorsun, fakat içi bomboş. Sadece kavga var, gürültü var. Zaten yurtdışında izlese izlese WWF seyircisi izler bizim maçı. O da şov zanneder gerizekalı.

Bir de sen elini korkak alıştırmışsın, elin Baroni’si, Keita’sı, Lugano’su, gelip burada dayılık taslıyor.
Arda’yı, Emre’yi yaşken eğmen lazım, adamlar Kurtlar Vadisi – Süperlig gibi dolaşıyor.
Sonra toplum yozlaşıyor çünkü o 20 yaşındaki Arda’nın kıçı arkada, gıdısı önde yürüyüşünü, kıyafetini, tipini örnek alıyor.

Ben ne Fenerbahçe’deyim, ne Galatasaray’da…
Ne taktiğinde, ne pozisyonunda…
Zaten 10 senedir skor da belli..

Fakat hala inanamıyorum…
Hakemin kullanması gereken en önemli organını yaralıyorsun, sonra müthiş derbi başlasın diyorsun.
Yahu sıkıyorsa mahkemede hakimin kafasına bir şey atsana?
Bakalım duruşma nerede başlıyor?

Peki bir futbol maçı ne zaman iptal olur, başlar ya da başlamaz? Onu da yaz kitaba.
Mesela de ki, 3 dikişe başlar, 13’e başlamaz.
Yağlı kazık ile başlar, iğdiş edilirse 15 dakika durur.

Her zamanki gibi boşuna konuşuyoruz, boşuna…

Terörist şu an elini kolunu sallayarak geziyor, hakemin kafasına sadece ufak bir şişe atsan seni nasıl hapse sokabilirler ki?
Cem Garipoğlu bile belki şu an “Ben teröristim” dese yırtacak, sen hala bana Güiza diyorsun, Elano diyorsun, Aydın diyorsun, hala 4-3-3-1-2-1 diyorsun..

Biz, boşuna yazıyoruz, çiziyoruz, boşuna…

,

Yorum yok

Hexagoal Eskişehir’de

Fark etmişsinizdir, blog ile çok fazla ilgilenemiyoruz bu aralar. Ama bloga ara verdik diye futbola ara vermedik tabi ki. Cumartesi günü Murat’la Eskişehir’deydik, EsEs – Beşiktaş maçını yerinde izledik. Uzun uzun maç yazıları, analizleri bizi de, bizi okuyanları da bayar. Hem o analizi bakkalından terzisine herkes yapıyor zaten. Hıncal’dan da iyi yapıyorlar Allah’ı var. Neyse, maçı yazmaya gerek yok da, gördüklerimizi yazmak lazım.

Ben Eskişehir halkına hayran oldum.  Şehirsel futbol sevgisi nedir, yöresel futbolun gelişmesi derken neyi kastediyoruz, merak eden gitsin görsün. Bursa halkı ile birlikte ders veriyorlar tüm Türkiye’ye. Tramvayların elektronik ekranlarında “Es-Es’e Başarılar” yazıyor, herhangi bir cafe’ye oturmak istediğinizde Es-Es maçı var izlemeyecekseniz almıyoruz diyor görevli kız, yaşlı amcalarda teyzelerde Es-Es forması… TSL’de takımına bu kadar aşık 10 Anadolu takımı olsa devrim yapar Türk futbolu devrim. Öyle sempati duydum ki, Eskişehirspor’un kaybettiği 2 puana üzüldüm bir Beşiktaşlı olarak. Maçın hakkı beraberlikti.

Bir de gönül istedi ki, madem Anadoluya maç izlemeye gidecek kadar futbolu izlemeyi ve yazmayı seviyoruz, neden bizim de basın kartımız yok? Çok mu hayalperestiz?

Bu arada Eskişehir yoluna sohbetiyle keyif katan Ali Abi’ye sevgiler, saygılar.

Murat, Ali Gültiken, Mert

, ,

7 Yorum

Futbol Ekranı

23 Ekim Cuma
20.00 Trabzonspor Kayserispor LİG TV
21.30 Bayer Leverkusen B. Dortmund TRT 3
24 Ekim Cumartesi
14.45 Wolverhampton Aston Villa SPORMAX
16.00 Bursaspor İstanbul Belediye LİG TV
16.30 Bayern Münich Frankfurt TRT 3
17.00 Tottenham Stoke City SPORMAX
19.00 Atletico Madrid Mallorca NTVSPOR
19.30 Chelsea Blackburn SPORMAX
20.00 Bordeaux Le Mans KANAL A
20.00 Eskişehirspor Beşiktaş LİG TV
21.00 Sporting Gijon Real Madrid NTVSPOR
22.00 Rennes Montpellier KANAL A
23.00 Sevilla Espanyol NTVSPOR
23.30 Atletico Mineiro Vitoria SPORMAX
25 Ekim Pazar
13.00 CSKA Moscow FC Moscow SPORMAX
16.00 Liverpool Manchester United SPORMAX
16.00 Siena Juventus NTVSPOR
18.00 Lens Toulouse KANAL A
18.15 West Ham Arsenal SPORMAX
18.30 Schalke 04 HSV TRT 3
20.00 Fenerbahçe Galatasaray LİG TV
20.00 Internacional Gremio SPORMAX
21.15 River Plate Boca Juniors NTVSPOR
22:00 Marsilya PSG KANAL A
23.00 Barcelona Zaragoza NTVSPOR

Yorum yok

Neden Brezilya’da Sol Bek de Bizde Forvet ???

Maçın devre arasına kadar dayanabildim,ama maç sonunda skor ne olursa olsun görüşlerim değişmeyecek. Tamam Andre Dos Santos Brezilya milli takımında oynuyor hemde son 8-10 maçtır banko. Fakat izlediğimiz maçlarda bu adam “sol bek”. Evet soru burdan çıkıyor Daum bu adamı hangi akla hizmet Fenerbahçenin forvete en yakın oyuncusu olarak oynatıyor haftalardır. Birisi bunu bize anlatsın… Maçtan sonra devam edicez…

.

.

.

.

Related Posts with Thumbnails

,

1 Yorum