Ocak, 2010 arşivi

Yine Başladı…

Kusura bakmasın kimse, ama ben buna ızdırap diyeceğim. Evet gerçekten ızdırap,sıkıntı, acı vs. veriyor izlerken Beşiktaş. Artık bu durumun sorumlusu olarak ortaya atılan futbolcuların değil, Mustafa Denizli’nin olduğuna inanıyorum.

Elinde Nihat Kahveci, Bobo, Nobre, Holosko, Tabata, Yusuf , Tello, Serdar Özkan, Batuhan’dan oluşan bir hücum hattı var. Bununla beraber Süper Lig’in en iyi defans, orta saha ve kaleci kombinasyonuna sahipsin, yani gol yeme problemin de yok. Ama gol kabızı bir takım görünümünde bir Beşiktaş yaratıyorsun . Taraftar sadece Başkana, yönetime sallıyor. Medya sürekli golcüleri manşet yapıyor. Ama Mustafa Hoca’nın dokunulmazlığı var sanki.

Tamam geçen sene kendine büyük  bir kredi yarattı. Ama o kredinin büyüklüğü tartışılır, Sivasspor ile yapılmış bir yarış karşısında kazanılmış şampiyonluk ve Aragones’in Volkan Babacan’ı elinden alınmış bir kupa. Bana göre önceki şampiyonluklar yanında zayıf kalır.

Mustafa Denizli bu takımın başına geçtiğinden beri 46  lig maçında 67 gol bulmuş . Asıl gerçek 26 maçta sadece 1 gol veya gol atamamış olmaları.

Yani Beşiktaş’ı izlemek gerçekten ızdırap veriyor futbolseverlere…

,

Yorum yok

Futbol Ekranı

29 Ocak Cuma
20.00 Antalyaspor Beşiktaş LİG TV
21.30 Hamburg Wolfsburg TRT 3
30 Ocak Cumartesi
17.00 Liverpool Bolton SPORMAX
18.00 Nijerya Cezayir EUROSPORT
19.00 Diyarbakırspor Trabzonspor LİG TV
19.30 Burnley Chelsea SPORMAX
19.30 Schalke Hoffenheim TRT 3
20.00 Lille Lens KANAL A
21.00 Sporting Gijon Barcelona NTV
22.00 Montpellier Marseille KANAL A
23.00 Deportivo La Coruna Real Madrid NTVSPOR
31 Ocak Pazar
15.00 Sivasspor Fenerbahçe LİG TV
15.30 Manchester City Portsmouth SPORMAX
16.00 Parma Inter NTVSPOR
18.00 Arsenal Man. United SPORMAX
18.00 Auxerre St. Etienne KANAL A
18.00 Mısır Gana EUROSPORT
18.30 Bayer Leverkusen Freiburg TRT 3
19.00 Denizlispor Galatasaray LİG TV
22.00 Lyon PSG KANAL A
22.00 Sevilla Valencia NTVSPOR

Yorum yok

Hocam Sen İnandın mı Söylediklerine ?

Aykut Kocaman’ın açıklaması ; “Takımımızın genel olarak durumu son derece yeterli görünüyor. Transfer yapmış olmak için transfer yapma yolunu seçmiyoruz”.

Sezon başında Aykut hoca “Sportif  Direktör” olarak göreve gelince bir şeyler değişiyor diye düşünmüştüm her Fenerbahçe taraftarı gibi. İçimize su serpilmişti, rezil geçen bir sezonun ardından. Ama her geçen gün “aynı tas aynı hamam” atasözünü kullanan Fenerli sayısı artıyor sanırım hızlıca.

Yönetim yine çok rahat, yine emin adımlarla gidiyor kendince. Koskoca devre arası transfer sezonu bitti. Son 3-5 gün kala yapılan açıklamaya bak. Böyle bir açıklamayı devre sonunda söylersin ki inanmak için bir sebebimiz olsun. Diyelim ki, “abi takım planlı,programlı yönetiliyor”. Ama belli ki kimseyi alamıyorsun, sonra da “gerek yok, zaten bizim yeterli bir kadromuz var” gibi 4-7 yaş gurubunun inanacağı şeyler söylüyorsun.

Devre arası demişken, son bir aydır zemin için Hollanda’dan gelen özel bir sistemle iyileştirme yapıyorlar Saraçoğlu’nda. Ee güzel, tabi. Tüm Premier Lig kullanıyor bu sistemi. Türkiye’de de öncü oldu Fenerbahçe bu sistemle. Ama soru şu, 88 günlük tatilde neredeydik de, 1 aydır düzeltmeye kasıyoruz ?

,

Yorum yok

6+2

Şimdi, +2’nin anlamı nedir sence?
Yedek oturacak, efendi olacak, girip fayda sağlayacak, en önemlisi sorun çıkarmayacak.
Buna en uygun kim, Nonda. Bu bir.

İki, herkes iyileşse, sence 6 ne olur?
Franco’yu kesemezsin.
Neill’i yeni aldın.
Baros, Keita…Sıkıysa kes. Yedek klübesini yakarlar.
Jo’yu zaten kiraladın, dakikası bilmem kaç yüz bin dolar. İlk 11, hatta ilk 1.
Geriye kalıyor, Dos Santos, Elano, Kewell.
Yedeklerin biri kesin Elano da, diğeri için devam et.

Üç, kız olsan bir saniye düşünmeyeceğin, bu dünyada ve öbür dünyada, sağlıkta ve hastalıkta, hem bu kadar karizmatik, hem de topçu kim var?
Baggio, Zidane, İbrahim Üzülmez ve Kewell.

Dört, yani Galatasaray’ın van Hooijdonk’u kim?
Kewell.

Beş, Fenerbahçe’nin yıllardır ne arıyor?
Karizmatik sol açık.

Altı, Galatasaray İstanbul’da Kewell’i gönderir, Fenerbahçe nereden adam alır?
Corinthians.

Ne kaldı geriye?
Artı iki.

Kimdir onlar?
Şansal ile Erman.
Kimine göre, biri sarılık, öbürü Şaban-i.

Yorum yok

Jo ve Güiza

Aslında Jo’yu Fenerbahçe alsaymış, daha iyi olabilirmiş. Çünkü Jo-Güiza daha iyi bir ikili olurdu. Bir tek Red Kit, Jack, William ve Rintintin eksik kalıyor. Gerçi Fenerbahçe’de 3-4 tane Rintintin sayarım sana da, neyse.

Cuma günü zor şartlarda bir Denizli maçı oynandı. Nasıl bir maçtı?
Bence iyi maç oldu. Ben Fenerbahçe’nin bu kadar mücadele edeceğini tahmin etmiyordum. Maç Dereağzı’nda, derede oynansa, futbolcular daha az yorulurdu. Dos Santos baktı ki hava soğuk, o bile koştu. İlk defa forması kirlendi.

Şükrü Saraçoğlu’nun çim problemi niye önlenemiyor?
Adam çölün göbeğine golf sahası kuruyor. Erensan, yılların Türk kazan firması, Arsenal stadının tesisatını kuruyor. Alttan ısıtmasını, otomasyonunu bir incele, belki işine yarar. Ama, Corinthians’ın çaycısını sor. Bütün klüp bilir.

Denizli tek galibiyetini Ankaraspor’a almış, bir şey farkeder mi?
Farketmez. Fenerbahçe için farketmez. Çünkü Fenerbahçe Manchester’a 3 de atabilir, Giresun’dan 3 de yiyebilir. Fenerbahçe bu. Aslında Lig’de kolay maç devri Beşiktaş’ın Adana Demirspor’a 10 gol attığı gün bitti. 15 senedir yenilgisiz lider var mı? Yok. 20 senedir 10-0 skor var mı? O da yok. Türkiye’de son 10 senede 7-1 var, 8-0 var. İkisi de malum. Uzatmaya gerek yok.

Peki ne eksik Fenerbahçe’de? Veya birşeyler eksik mi?
Fenerbahçe’de yıllardır bir eksik, bir de fazla birşey var. Eksik olan; Van Hooijdonk veya Moldovan. Fazla olan; para. Transfer taksitleri 3 ay geciksin, sen seyret, hepsi Batistuta kesilir. Van Hooijdonk dedim de, adamcağızın 3 sarı kartı vardı, 15 maç 4.sarı kartı görmedi. Emre, Lugano utanmasa soyunma odasında yatarak girecekler. Amaç, herhalde Sivas’da üşütmemek. Al sana bir eksik daha.

Önder sizce affedilmeli mi?
Eğer zaten Fenerbahçe Önder’e kalmışsa, vay haline. Adam Neill’i alıyor, Neill uçaktan gelip -10 derecede maça çıkıyor, sen hala Bekir’i yetiştireceksin. Abdülkadir, Abdülkadir diye getirdin çocuğu, ta oralardan. Şimdi nerede? İ.B.B.gov.tr.

Galatasaray Jo’yu aldı. Dos Santos yolda. Fenerbahçe’de hala Gökhan Ünal dışında bir şey yok. Sizce bu fırtına öncesi sessizlik mi?
Aslında Jo’yu yıllardır Fenerbahçe istiyordu. Kısmet Galatasaray’a imiş. Jo’yu az çok tanıyoruz. Bir kere adam şu an  iyi olsa vermezler, onu bırak problemli adam olmasa Premier Lig hiç vermez. Fakat futbolcunun sezon sonuna kadar ki performansı başka birşey. Avrupa’da oynamayacak adamı alman zaten ayrı bir bomba. Aslında Jo’yu Fenerbahçe alsaymış, daha iyi olabilirmiş. Çünkü Jo-Güiza daha iyi bir ikili olurdu. Bir tek Red Kit, Jack, William ve Rintintin eksik kalıyor. Gerçi Fenerbahçe’de 3-4 tane Rintintin sayarım sana da, neyse.

Son olarak, Gökhan Ünal transferi için ne söylerseniz?
Şöyle anlatayım; bir gün hiç giymediğin kotunu yıkamak için çamaşır makinasına sokuyorsun. Aaa, bir bakıyorsun, arka cebinde sayısal loto kuponu. Aaa, bir daha bakıyorsun trilyon sana çıkmış. İşte, sana Gökhan Ünal transferi. Veya Gökhan’ın hissettikleri.

Bu yazı Blackberi ile gönderilmiştir.

Hakkaten bu yazı Blackberi ile mi gönderilmiştir?
Hayır. Öyle yazınca daha bir havalı oluyor. E-maillerin altına da yazıyorum, millet de birşey var zannediyor. Halbuki bildiğin 6300i.

Related Posts with Thumbnails

,

3 Yorum