Ağustos, 2010 arşivi

5 Aralık 2010

Karabük maçından sonra Zapotocny’e sormuşlar; oruç mu tutmak isterdin, Emenike’yi mi? “Orucu bırak, artık 5 vakti bile kaçırmam.” demiş.

Karabük – Beşiktaş maçı bize şunu gösterdi; 5 Aralık 2010 Fenerbahçe için çok önemli.

5 Aralık’ta ne mi var?
Cristian Baroni’nin 5000.geri pasının kutlaması o gün değil. O, hemen haftaya.
“Evet/Hayır/Belki/Dur bakalım/Allah büyük” Referandum’u da yok…
Lugano, Andre Santos, Bilica, Baroni’nin Noel’de kaçmasına da daha var.

5 Aralık’ta Fenerbahçe – Karabük maçı var.
Karabük’teki maç pek önemli değil, çünkü Emenike Kadıköy’e geliyor.

Ve Aykut Hoca’nın en büyük ikilemi o güne kadar çözülmemiş ise, o gün çözülecek.

Çünkü yeni sistemde;
Fenerbahçe, orta sahada pres yemediği 3 maçta 8 gol attı, 3 gol yedi, 2 galibiyeti var. (Antalya, Trabzon ve Manisa.)
Fenerbahçe, orta sahada pres yediği 4 maçta, 3 gol attı, 5 gol yedi, 0 galibiyeti var. (Young Boys ve PAOK.)

Özet şu;

1. Fenerbahçe açık oynarsa kesin gol atıyor, fakat muhakkak gol yiyor.

2. Bilica ve Lugano ne kadar ileride basarsa, o kadar gol pozisyonu veriyor. (Denklem şu; Lugano ve Bilica kendi yayından 5 metre ilerde oynarsa 1 gol pozisyonu veriyor. 10 metreye 5 pozisyon, 15 metreye 10 pozisyon gibi..)

3. Fakat Fenerbahçe’ye ortada pres yapılırsa, Lugano ve Bilica otomatik geriye yaslanıyor. Bu şekilde daha az gol yemiyor, fakat daha az gol atıyor. E, bu şekilde galibiyet gelmiyor, taraftar sıkılıyor, Kezman, Güiza, Kazım da küfür yiyor.

4. Eğer açık oynayıp, rakip takım ise orta sahada basmayıp, sadece kontrayı düşünürse akıllara ilk önce Fenerbahçe – Kayseri maçı (1-4, Aghahowa 3 gol, 2008), daha sonra Emenike geliyor.

5. 2 gün içinde Bilica ve Lugano’yu gönderip hızlı 2 stoper alamayacağınız için, yine akıllara hazır Okan diye birini bulunmuşken, Gökhan Gönül’ü stopere çekip, sağ tarafı Okan’a vermek geliyor.

6.  Ve hazır birilerine bir şey vermişken, aklıma Andre Santos’a da beş kardeş böreği vermek geliyor. Fakat çocukcağız 100 kilo olmuş, “onu da anlamaz, yer” korkusu da peşinden geliyor.

7. Bir sonraki yazı tabi ki Mardin’den Okan Alkan için geliyor.

Yorum yok

Futbol Ekranı

27 Ağustos Cuma
20.00 Ankaragücü Kayserispor DIGI
21.00 Gaziantepspor Konyaspor LİG TV
21.30 Kaiserslautern Bayern Münich TRT 3
21.45 Inter Atletico Madrid KANAL D
28 Ağustos Cumartesi
14.45 Blackburn Arsenal SPORMAX
16.30 Schalke Hannover TRT 3
17.00 Chelsea Stoke City SPORMAX
19.30 Manchester United West Ham SPORMAX
20.00 İstanbul Belediye Kasımpaşa DIGI
21.00 Gaziantep Belediye Denizlispor TRT 3
21.00 Malaga Valencia NTVSPOR
21.00 Sivasspor Bursaspor LİG TV
22.00 Bucaspor Gençlerbirliği DIGI
22.00 Caen Brest KANAL A
29 Ağustos Pazar
16.30 Bayer Leverkusen Mönchengladbach TRT 3
17.00 Liverpool West Bromwich SPORMAX
18.30 Stuttgart Borussia Dortmund TRT 3
20.00 Fenerbahçe Manisaspor LİG TV
20.00 Kardemir Karabük Beşiktaş DIGI
20.00 Racing Barcelona NTVSPOR
21.00 Çaykur Rize Karşıyaka TRT 1
22.00 Bordeaux Marseille KANAL A
22.00 Eskişehirspor Galatasaray LİG TV
22.00 Mallorca Real Madrid NTVSPOR
30 Ağustos Pazartesi
21.00 Antalyaspor Trabzonspor LİG TV

1 Yorum

HAYIR !!

HAYIR!

“5 senede 1 şampiyonluğumuz var. Bu çok kötü” deyip, 5 maçta 1 galibiyet alanlara HAYIR!

Geçen sene Andre Santos ve Baroni’yi alıp Daum’un kuyusunu kazan, ama bu sene Stoch, Niang ve Dia’yı alan aynı adama HAYIR!

Şaşıdan ön libero, röveşatacıdan defans oyuncusu, Puff Daddy’den sol bek yaratanlara HAYIR!

Eski takımından abuk sabuk adam getiren her türlü teknik direktöre HAYIR!

Hayatında 4.Avrupa maçına çıkmış teknik direktöre Avrupa’da takım emanet edene HAYIR!

11 ay yatıp, 11 ayın sultanı her Ağustos ayının son günü transfer yapanlara HAYIR!

12 senede 12 teknik direktör, 122 yönetici, 1212 futbolcu ile çalışana HAYIR!

Her hafta bir kupadan elenenlere HAYIR!

17 kupa – 19 şampiyonluk sevincine HAYIR!

Hala kombine, forma, atkı, bilet, anahtarlık, yorgan, don, sutyen alanlara HAYIR!

Trabzon’un 34 maç x25 sene şampiyonluk özlemi ile dalga geçip, 8 maç x 25 senede Federasyon Kupası’nı alamayanlara HAYIR!

“Ben şimdi Aykut’u nasıl eleştireceğim?” diyen Şeytanlara HAYIR!

CEO’yu CEYO terlik gibi kovanlara HAYIR!

Sadece R değil, diğer 28 harfi de konuşamayanlara HAYIR!

“Ben sizi dövdüm mü? Ha, söyleyin yahu, ben sizi dövdüm mü? Söylesenize ulan! Şimdi dövücem ulan!” diye basın toplantısı yapanlara HAYIR!

Atilla Kıyat’tan, Uğur Dündar’a, çimcisinden masörüne, rakip başkanlardan Digitürk kablolarına kadar herkesle kavga etme enerjisini bulabilenlere HAYIR!

2 milyar insanın tanıdığı Beyaz Pele’nin kardeşinin gırtlağına sarılanlara HAYIR!

Rüştü’yü dövdürtüp, bunları dövdürtmeyenlere HAYIR!

Hala bu futbolu Hayır’a yoranlara HAYIR!

Ve Genç Oğlanlar’a, PAOK’a ve her türlü POK’a yenilirken  “Her işte bir Hayır vardır” diyenlere de HAYIR!

Herşeye HAYIR ulan işte!
HAYIR!

Yorum yok

Napıyosunuz Lan Siz? #2

Başrol Drogrba…

Yorum yok

Reklamsız Şampiyon…

Endüstriyel futbolun değişmezi sponsor, reklam vs. artık. Onlar olmayınca gözlerimiz arıyor formada. Yıllarca Barcelona yı konuştuk, göğsüne reklamı almadı diye. Ama onlar da hayır işi yapıp Unicef’i koydular göğüslerine. Renk kattılar bence formalarına.

Gelelim bize geçen sene Beşiktaş sırt tarafına reklam almayarak Mehmetçik Vakfı ve Kızılay logolarıyla geçirdi sezonu. İstediği fiyatı veren kimse çıkmayınca “Beşiktaş forması” edebiyatı yaparak tabiri caizse “artizlik yaptı” Demirören  yönetimi. Noldu bu sene, koskoca İnönü stadı’nın ismini satıyorlar şimdi 3-5 Milyona neyse…

Konumuza döneyim, Türkiye Süper Lig şampiyonu Bursaspor sezonu göğüs reklamsız açtı gördüğümüz gibi. Turkcell futboldan çekilince yıllık 400 bin € luk göğüs reklamı verecek marka çıkmadı Bursaspor için. 2 maçtır reklamsız  sahada şampiyon.Yarın şampiyonlar ligi maçları başlayacak. Belki o zamana kadar birileri  çıkar, destek olur Bursaya. Çok yazık, sen şampiyon ol, kupayı getir Bursaya. Bursadan bir marka sahip çıkmasın takımına…

Kimse kimseyi kandırmasın Türkiyede yerel medya oluşana kadar arpa boyu ilerlemez bu takımlar…

Related Posts with Thumbnails

1 Yorum