Bilmem kaç maçta, turnuvalarda koç’luk yapmak, teknik adamlık yapmak bu sonuçları doğurmayacağı anlamına gelmiyor demek ki. Fatih Hoca’yı da diğerlerini de gözünüzde büyütmeyin lütfen. Bu kadar tecrübeye rağmen dakika 10’da sahadan atılıyorsan, yanlış futbolcuları kadroya çağırıp, bir de üstüne yanlış kadrolar sahaya sürüyorsan pes doğrusu diyorum. Dün gece tribünlerin en tepesinden maçı bizden iyi seyretti. Şapkasını önüne koyup biraz düşünsün, ya düşünceleri değişti ya da bildiklerini unuttu bu adam.

Yazık değil mi şimdi bu Arda’ya, Volkan’a ve 2010 Dünya Kupası finallerini çocuklarına, torunlarına anlatma fırsatı yakalamak için çırpınanlara. Sen şimdi yine matematiksel şansımızın olduğuna falan da takılırsın hocam. Bir akşam evvel dostluktan, kardeşlikten, fair play’den bahsedip bir gün sonra oyunun 10. dakikasında her ne sebeble olursa olsun hakeme saldırıp kavga kültürünü henüz üzerimizden atamadığımızı da herkese anlatırsın.
Arda gününde değildi. Onu sürekli formda görmekte hakkımız olmasa gerek. Üfürükten Estonya maçında gereksiz kastırınca, bu maçta gücümüzü zaten ekonomik kullanmak zorunda kalacağımız malumdu. Emre’ye gelince kızamıyorum, hırslı olmak herşey demek değildir. Psikolojisi müsait bir insanın başındaki hocası da Fatih Hoca olursa, nasıl kırmızı karta kadar götürmedi işi çözemedim. Çok koştu yazık oldu. Halbuki Fatih Hoca onun yanına Ayhan’ın vazifesini görebilecek bir adamı koysa yarım koşup yarımınıda yeteneklerine ve 90 dakikayı verimli geçeçirmeye harcardı.
Volkan’a ne söyleyelim ki! Helal olsun yürekli ve başarılıydı. Ona da Dünya Kupasında forma giymek yakışırdı. Defansı komple bir kenara koymak lazım. Facia idi, sebebleri olsa da. Semih’in de niçin yedeklerde kalıp, oyun sonlarının kahramanı olduğunu bu maçta çok iyi anladık. Gökhan’a da, bize “Sabri’yi sok hoca” diye bağırttırdıysa ne diyelim.
Şampiyonaya gidememek maçın sonucunu daha da acı hale getirince insanlar bizim gibi suçluları arayıp duruyorlar işte. Akşam üzüntü ve kızgınlıkla yazmak istememem de ondandı. Sakinleşmek istedim. Basketboldaki milli takımın Polonya galibiyeti ve grup birinciliğinin sevinci bile bu kızgınlığı bastıramadı. Fatih hoca’nın dediği gibi bize artık Bosna takımını Güney Afrika’da desteklemek düşüyor.



Son Yorumlar