
Sezonun daha 9. haftası ama izlediğimiz maçlar; sanki hafta 32 olmuş, düşen düşmüş, şampiyonluk havluları atılmış bile. Dün TSL’deki maçları izleyince gözüken tablo aynen buydu. Denizlispor düşmüş, Kasımpaşa Bank Asya Lig’e hazırlanıyor, Beşiktaş şampiyonluktan vazgeçmiş, bütün kupalardan elenmiş, önümüzdeki seneyi düşünüyor vs.
Öyel maçlar izliyoruz ki sabır çekerek. Allahtan diğer kanallarda Avrupa ligleri var da haftasonu “futbol” adına birşeyler izleyebiliyoruz. Dünden akılda kalanlar;
- Mustafa Denizli 11. resmi maçında yine sistem denedi. Hoca doymuyor sisteme, bu da oyun hamuru değil futbol takımı hocam, ne yapsın adamlar. Her hafta başka mevkide, başka sistemle…
- Milli takımın aday adayı Yılmaz hocanın takımı 89. dakika penaltı ile maça ortak oldu. Fakat sonra alışık olmadığımız bir durum izlettiler bize. Kasımpaşa kalan 5-6 dakika topu hiç ama hiç şişirmedi Beşiktaş ceza sahasına. Ayağa top yaparak rakip kaleye gitmeyi denediler. Ama hocam rakip 9 kişi, uzun stoperi Ferrari ve dönen topları toplayan adamı Ernst oyun dışı, halen sen ayağa topla pozisyon bulmaya çalışıyorsun. Ve 6 dakika gidemediler Rüştü’nün yakınına bile. Tamam doldur boşalt oynamayarak farklılık gösterdiler ama yanlış zamanlama… Hiç kusura bakma hocam işte bu yüzden Kasımpaşa Teknik Direktörü yazıyor kartvizitte.
- Birde Beşiktaş’ın santradan yediği gol var hakemin vermediği. Ama niye vermediğini kimse anlamadı. Takım halinde kendi sahasındaydı Beşiktaş, Rüştü de kalesinde değildi. Avantajını kullanabilmesi gerekirdi Kasımpaşa’nın. Tabi burda tartışılması gereken kendi sahasında topluca gol sevinci yaşayan Beşiktaş.
- Gelelim diğer maça. Denizlispor’un Ankaraspordan hükmen aldıkları 3 puan dışında, 3 de beraberliği var. Ama futbol adına puan 0. Hiç ama hiç ışık yok sahada. Tabi 9. haftada ikinci Hocayla devam ettiklerini de unutmamak lazım. Klasik olarak “Enkaz” devralmıştır Nurullah Sağlam ama takım halen enkaz .
Neyse hepimize Allah sabır versin. Daha 9. haftada…



Son Yorumlar