Beşiktaş ile Etiketlenmiş Yazılar
Bizde Transfer Var ZANdık.
Emrah tarafından, Emrah Öner kategorisi altında, Haziran 25th, 2009 tarihinde gönderildi
Eski bir futbolcu geçen bir sohbette şöyle demiş; “Biz eskiden transfer paramızla Bakırköy’de 2 ev alırdık, 1 dükkan alırdık, bir de araba alırdık. Şimdi futbolcular çok şanssız, sadece bir rezidansa paraları yetiyor.” Mahsun Kırmızıgül de bir şarkısında şöyle der; “Ben böyle şansın, ben böyle kaderin, ben böyle hayatın….”
Zanlı, Gökhan Zan.
Herhalde arkadaşın istatistiklerini tekrar tekrar vermeye gerek yok.Zaten sabah sabah 1000 tane abuk sabuk rakamla uğraşmazsınız.
Ayrıca Uğur Meleke şu anda, Gökhan’ın 6 aylıkken evinin salonunda plastik topla yapamadığı ofsayt taktiklerini, lisede metacarpus kemiği çıktığı için oynayamadığı halı saha maçlarına oranlıyordur.
Kabaca, senede 50 maç varsa 25’inde yok bu adam.Zaten geçen sene bile, ki şampiyonlukta büyük payı var diyorlar, 50 maçın 26’sında oynamış.
Ernst bile 20 maç oynamış, kelim benim, sezonun yarısında geldi zaten.
Kaldı ki, Gökhan bir senede en çok 29 maç yapmış, o da Gaziantep’te kiralıkken.
Bakın, aslında sorun Gökhan Zan’ın sakatlıkları değil.Sorun, Beşiktaşlı birinin Galatasaray’a transfer olması da değil.Sorun, bonservis olayı da değil. Sorun, bir futbolcunun çok karaktersiz oluşu, çocukken öbür takımı tutması, profesyonel sahtekar olup 2 dakikada 2 forma giymesi de değil.
Sorun şu….
Gökhan Zan kaç para almalı?
Ya da genel olarak, bir Türk futbolcusu kaç para almalı? Yani bir Türk kaç para eder?
Bardağın dolu tarafından bakıyorsun, Emreciksin, Uğur Boral, Sabri rahat 2 trilyon alıyor.
Bu arada Gökhan Gönül, 1 trilyon alıyor. Mehmet Topal, belki almıyor bile.
Güiza, Semih’in en az 3 katı, Mehmet Yıldız’ın 5 katı, Taner’in 10 katını alıyor, fakat Güiza-Torres belki aynı parayı kazanıyor. Memleket memleket değil, menajerlik oyunu.
O zaman şöyle yap. Misal;
Gel arkadaşım Lugano de.
Senede 50 maç var. Güzel. Sen geçen sene 30 maç oynamışsın. O da güzel.
20 maç ense ısırmışsın, kafa atmışsın, dirsek atmışsın, Noel’e eve gitmişsin. O daha da güzel.
Sen 4 milyon Euro istiyorsun.
30 bölü 50, çarpı senelik senin istediğin rakam eşittir 2.4 milyon.
Yoksa güle güle anam.
Aslında bunu yabancıya bile yaparsın, Türk’e de.
Ama bunun arkasında Federasyon gibi bir kurumun olması gerekir.
Peki, boş tarafından bakalım bardağın.
5 tane Türk stoper say desem, sayamazsın.
Önder Turacı, İbrahim Toraman, Gökhan Zan, Emre Aşık + Kewell.
Başka yok. O zaman Gökhan Zan’ın istediği çok para değil.
Fakat bir futbolcunun bonservisi yok diye, Türkiye’nin ilk 5 stoperinden biri diye, camdan vazoya 2.8 trilyon verilir mi? Eğer senin as ikilin Gökhan Zan ve Emre Aşık ise Rijkaard’i niye aldın? Cevat hoca ile de en az 2’ncilik garanti. Gerçi Rijkaard olayı abartılıyor, onu ayrıyeten yorumlayacağım, fakat bu transferlere kim evet diyor?
Adnan Polat, bomba transfer var diyor, taraftar rahat olsun diyor, yoksa Gullit mi geliyor?
Şimdi, Beşiktaş Gökhan Zan’ın opsiyonunu uzatsaydı, Galatasaray bonservis ödeyecekti diyorlar.Yahu tamam, Carrusca’yı alan şapşal, Gökhan Zan’a bonservis parası verir mi? Artık Aziz Yıldırım bile vermez.
Vermez di mi?
Fenerbahçe Aurelio’dan, Tuncay’dan, Rüştü’den hiç birinden para kazanamazken, Emreciksin, Sercan, Emre Belezoğlu gibi elinde patlayacağı kesin olan futbolcuları transfer edip trilyonlar harcarken, Galatasaray Meira’dan bile para kazandı. Sivas’tan bedavaya aldığı Servet’ten servet elde etti. Futbolcu ticaretinde iyi giden Galatasaray burada bir hata yaptı. Çünkü Gökhan Zan’ı bir daha satamayabilir. Çünkü sakat diye ismi çıkmış. Bugün Avrupa’nın belki de en çok dikkat ettiği özellik, devamlılık. Ipswich Town bile Gökhan Zan’ı isterken bir bakacak, adam hayatı boyunca 1000 maçın 500’ünde oynamamış.
Burada bir başka hata da tabi ki şu;
Eğer Beşiktaş, Gökhan’ın opsiyonunu 1 yıl daha uzatsaydı, Gökhan 700 bin Euro’dan oynayacaktı.
Ya atladılar, ya da başka bir şey var. Eğer Galatasaray 2 milyon 800 bin Euro vereceği var ise, seneye de verebilirdi. Beşiktaş, Gökhan’dan 1 sene daha yararlanır, ve sonra kapının önüne koyardı.
Fakat, zannetmiyorum ki; Mustafa Denizli’nin onayı olmadan bu iş bu şekilde sonuçlansın.
Denizli, Alaçatı’dan “Gökhan Zan kalsın Lan” diye bağırsa, Gökhan Zan Beşiktaş’ta 10 sene kalır.
Fakat Yıldırım Demirören bu olayı güzel bir dille açıklayamazsa veya kendine çeviremezse, Mehmet Topuz olayından dolu olan taraftar iyice içini dökecektir.
Aslında sağlıklı Beşiktaşlı hem Topuz’un, hem de Porselen Zan’ın peşinden bir gram bile gözyaşı dökmeyecektir.
Sağlıklı olanlar belki şu an, ilk Fenerbahçe maçında “Bilmem kaç numaraaaa, Mehmettttttttt” anonsuna 50000 kişinin aynı anda “Topuzzzzzzz” diye bağırmasını, ilk Galatasaray antrenmanında kulüp doktorunun “Gökhan Zan dişini fırçalarken humerus kemiğini kırmıştır.” açıklamasını beklemektedir.
Mehmet Topuz İstanbul’da
Mert tarafından, Transfer Piyasası, TSL kategorisi altında, Haziran 2nd, 2009 tarihinde gönderildi
Artık Kayserispor’da misyonunu tamamladı, bu sene büyük ihtimalle ayrılacak. İki büyük aday Fenerbahçe ve Beşiktaş. Ama Fenerbahçe bir adım önde gibi görünüyor.

Mehmet Topuz bugün İstanbul’daydı. Sonradan “İstanbul’da değilim, Kayseri’deyim” diyerek belki de haklı sebeplerle inkar etti. O da oyunu kuralına göre oynuyor. İş yerinden, başka firmayla iş görüşmesine gidiyorum diyerek izin alanı duydunuz mu hiç?
İşin doğrusu, Mehmet Topuz bugün İstanbul’daydı ve Fenerbahçe ile görüştü. Ne görüşülmüştür, anlaşma var mıdır bilmek zor. Her şeyden önemlisi bu transferde Kayserispor’un tavrı önemli. Eskisi gibi milyon euroların havalarda uçacağını zannetmiyorum. 5-6 milyonu veren, Mehmet Topuz’u da ikna eden bu transferi bitirir. Şimdilik Fenerbahçe işi bitirecek gibi görüniyor. Yine de Yıldırım Demirören’in şampiyonluk gazıyla neler yapabileceğini, kime ne kadar bonservis ödeyebileceğini Allah’tan başka kimse bilemez!
Yusuf’un Sırrı…
Yusuf’un sırrı buymuş galiba..
ŞAMPİYON BEŞİKTAŞ!!!

26. haftada lideriz dedi. Hem de altıncı sırada, liderin 6 puan gerisindeyken. Yaklaşık olarak bildi. Son dört maçı da kazanıp şampiyon olamazsak teknik direktörlüğü bırakırım dedi. Hem de Fenerbahçe yenilgisinin çöküntüsü yaşanırken. Başardı!
Denizli kariyerini ortaya koydu, futbolcular yüreklerini ortaya koydular. Ve Beşiktaş uzun zamandır beklediği şampiyonluğu bileğinin hakkıyla aldı. Başkanından teknik direktörüne, futbolcusundan malzemecisine, masöründen taraftarına, doktorundan çaycısına… Tüm Beşiktaş camiasına helal olsun.
Denizli’den Şampiyon Çıkar mı?

Yine son hafta, yine şampiyon Denizli deplasmanında, bu statta belli olacak.
Durumu özetleyelim; Beşiktaş’ın Sivas ve Trabzon ile oynadığı maçlar berabere bitti, ikili averajlar aynı (ikili averajda deplasman golü avantajı yok). Yani aynı puan olması durumunda genel averaja bakılacak. Bu sebeple Trabzon’un artık şampiyonluk şansı kalmadı (BJK’ın 10 averaj gerisinde). Sivas’ın ise neredeyse tek umudu Beşiktaş’ın yenilmesi. Beraberlik halinde dahi Galatasaray’a 3 fark atmaları gerekiyor. Denizli’nin de düşmemeyi garantilediğini de göz önünde bulundurursak, Beşiktaş şampiyon gibi görünüyor. Tabi Denzili bu, sağı solu belli olmaz.
Muhtemel şampiyonluğun kahramanları Yusuf, Ernst, Bobo ve Tello’dur. Ve tabi ki bu 4′lüden 2 tanesininin transferini devre arasında gerçekleştiren Denizli-Demirören ikilisidir.



Son Yorumlar