Fenerbahçe ile Etiketlenmiş Yazılar
Fenerbahçe 2x Combo
Mert tarafından, TSL, Transfer Piyasası kategorisi altında, Temmuz 21st, 2009 tarihinde gönderildi
Fenerbahçe yine bir gecede kombo yaptı ve defansif orta saha Cristian Oliveira ile sol açık/bek Andre dos Santos’u transfer etti (bonservis bedelleri henüz açıklanmış değil). Fenerbahçe daha önce Deivid, Kezman, Edu ve Lugano ile 4x Combo yapmıştı, neredeyse hiçbirinden hayır gelmedi. Ama bu sefer sanki sadece Aziz Yıldırım egosu ve kararları ışığında yapılmış transferler değil. Aykut Kocaman’ın ciddi etkisi var transferlerde.
Bekleyip görmek, en az 10 maç izlemeden karar vermemek gerekiyor ama CV’ye bakıldığında Dos Santos iyi futbolcu. Sol bek ve açık oynayabiliyor. Tek dayanağımız Konfederasyon Kupası maçları. Şampiyon Brezilya ile 5 maçta oynadı Dos Santos ve bunların 4 tanesi ilk 11. Büyük takımların peşinde olduğu söyleniyor, ne kadar doğrudur bilinmez. Cristian ise tam bir kapalı kutu.
Bana göre iki transfer de riskli. Ülkesinin dışına çıkmamış Brezilya’lı futbolcular her zaman risklidir. Sen git Poulsen’in, Capel’in peşinde koş, sonra 2 tane Güney Amerika’lı getir yine. Genç de değiller, ikisi de 26 yaşında. Özellikle de Cristian transferine 2 çift lafım var. Şu anda en üst düzey takımlarda aktif futbol yaşantısını sürdüren kaç tane Güney Amerika’lı defansif orta saha sayabilirsiniz? Hemen, hiç düşünmeden…
Kanıtlanmış bir gerçek var; defansif ortas saha zenci olacak, mümkünse Afrika kökenli olacak, adı Diarra olacak… Formül açık, neden macera arıyorlar ki?
Cristian Oliveira
Transfermers 2: Yenilenlerin İntikamı
Emrah tarafından, Emrah Öner kategorisi altında, Temmuz 15th, 2009 tarihinde gönderildi
23 yaşında, müthiş bir Brezilyalı. Bırakın telefon kulübesini, komodinde bile çalım atar. 4 senede 103 maçta 111 gol, milli takımda 45 maçta 47 gol. Uğur Boral’dan daha teknik, Selçuk’tan daha savaşçı, Ali Bilgin’den daha süratli. Savaşan bir kadro hedefleyen Fenerbahçe, aradığı yıldızını en sonunda buldu. Los Angeles Bayan takımının 10 numarası Marta Vieira.
Fenerbahçe ilk hazırlık maçında şov yaptı.
Benim için bu maçın skoru hiç önemli değil, önemli olan mantalite, Uğur Boral daha hazır değil gibi teraneleri bana sakın anlatmayın. Ben anlamam.
Senin, Gökhan Gönül’ün kafa golü attığı, Önder Turacı’nın bile gol attığı, kadroda bir tek Lefter’in olmadığı bir maçı en az 11-0 yenmen lazım, fakat sen 4.dakikada Bölgesel Lig’e yüzde yüz gol pozisyonu veriyorsun.
97’de TSYD kupasında Galatasaray Beşiktaş’a 6 gol atarken, tarih sayfalarında 6-0’ın yanında parantez içinde Beşiktaş gençlerle çıkmıştı yazmıyor. Adamlar 6 tane attı, çekti gitti.
Veya Rijkaard 4-3-3 oynayacağım diyor, hücum diyor, 4 hazırlık maçında 4 gol atabiliyor. Rakiplerin daha adını söyleyemiyorum, Rijkaard’ı eleştiren kimse yok. Peki bu mudur hücum futbolu? İster gençlerle çık, ister bayanlarla. Haftaya ön eleme maçı var. Bir ton gol atman lazım. Bir de niye ille de 4-3-3?
Fakat Yılmaz Vural’ın bile Etoo, Messi, Xavi ile Şampiyonlar Ligi’ni kazandırabileceği bir Barcelona’da sen Rijkaard’ı göklere çıkarırsan, Aragones’i İspanya’nın taktiğinin aynısını burada oynatmaya çalışıyor diye yerin dibine sokarsan, veya Zeman sadece 4-4-3 biliyor diye adama voleybolcu, köylü dersen daha ben de birşey diyemem.
Tekrar dönelim Fenerbahçe’ye.
Fenerbahçe’nin tek savaşacak oyuncusu kesin ve kesin Mehmet Topuz.
Bunun lamı cimi yok.
Çünkü başka oyuncu yok.
Kadro aynı. Tempo aynı. Kimya aynı.
Özer pres yapar mı, oyun bozar mı bilmiyorum. Fakat Emre Belözoğlu yakında ağzını bozar, orası kesin.
Kısacası yeni hiçbir şey yok.
Savaşan kadro falan da olmayacak.
Herşey aynı.
Fakat ilginç birşey var. Benim bildiğim kadarı ile “Genç Semih”ten sonra en uzun ve tek genç Gürhan’dı. O da artık yok. Belki onun yerini İlhan alacaktı. O da yok.
Eğer Aykut Kocaman onay verdiyse, konuşacak birşey de yok.
Fenerbahçe’ye asap bir sol açık, bir sağ açık, Lugano kalmaz ise bir stoper, bir kaleci ve 2 orta saha şart.Ha bunlar zenci mi olur, müslüman mı olur ben bilemem.
Hani belki sol ve sağ açıkları iyi birşey alırsan, 2 Alman veya 2 Fransız alırsan belki o zaman forvete de gerek yok. O zaman Güiza’yı baştan yaratabilirsin. Bu arada çok net söyleyeyim, ne Daum, ne Aykut Kocaman, ne Aziz Yıldırım, ne de Semih, Semih’i ilk 11’de düşünüyor.
Güiza – Lincoln eşanlamlılarını başka bir yazıya bıraktım. Aykut Kocaman severler çok üzülecekler, fakat yapacak birşey yok.
(Bkz. Aykut Kocaman’ın açıklaması, “Bu şekilde devam ederse Güiza’ya ceza verilebilir.”)
Korkarım şu olacak.
Hatırlarsanız, Aziz Yıldırım 2006 senesinde istifa etmiş, geri geldiğinde 1 ay içinde 55 milyon Euro’luk 4 transfer yapmıştı.İşte Lig’e veya Avrupa ön elemelere girerken Aziz Yıldırım yine pat çat küt 2-3 adam alacak.
O sene belki sadece Kezman’ın yerine doğru dürüst bir adam alsa, Fenerbahçe belki o sene Şampiyonlar Ligi’nde final oynayacaktı. Geçtim Edu’yu, Odun’u, Deivid’i, Lugano’yu.
Zaten bu Güney Amerikalılar sakatlanmadan, sözleşmeleri bitmeden hiçbir şey yapamıyorsun.
Deivid’i bile en iyi döneminde satamadın, şimdi kös kös sözleşmesinin bitmesini bekliyorsun.
Alex, Carlos höt diyor, sen 3.5 milyon Avro diyorsun.
Belki bir tek Lugano’ya dersini verebilirsin.
O da eğer durup dururken Beşiktaş’a gitmez ise.
Çünkü Brezilyalıların sağı solu belli olmaz.
Çünkü bu adamlar sağ gösterip sol vururlar.
Çünkü bu adamlar seni beni yerler.
Çünkü bunlar adamı çok rahat Juan Figer.
Ne Zaman Koyacan Aykut Kocaman
Emrah tarafından, Emrah Öner kategorisi altında, Temmuz 7th, 2009 tarihinde gönderildi
Sportive Director Aykut Kocaman, Alex için, “Kendisi için söylenecek bir şey yok. Takım kaptanının zamanında burada olması gerektiğini düşünüyorum. Kulüp, yapması gerekenleri yapacaktır” dedi. Ve kulüp, yapması gerekeni yaptı. Alex’in ilk taksidini yatırdı.

Takım kaptanının zamanında burada olması gerektiğini düşünüyorum. Kulüp, yapması gerekenleri yapacaktır” dedi. Ve kulüp, yapması gerekeni yaptı. Alex’in ilk taksidini yatırdı.
Aykut Kocaman.
Nasıl oldu da Fenerbahçe’den son yıllarda böyle bir adam çıktı dedirten adam. Trabzon’a o golü attıktan sonra erkek gibi çıkıp “Biz şampiyon olduk fakat Trabzonsporlu arkadaşlarım için üzülüyorum, hiçbir şey çok fazla abartılmamalı…” demişti.
Çok fazla abartılmamıştı.
Sadece Ali Şen maçtan önce Aygün’ün kafasına taş geldi diye çocuğu Sultan Selim gibi sarmalamıştı.
Aynı Ali Şen yine Trabzon’da Otto Bariç’in sırtına taş geldi diye takımı da sahadan çekecekti.
O zaman 55 milyondu, 55 milyon insan gördü ki, Otto Bariç’in paltosu atılan taştan kalındı.
Aynı Ali Şen, Oğuz ve Aykut’un golleri ile şampiyon olduğu akşam bir kolunun altında Şadan Kalkavan, bir elinin altında rakı, rakının altında Vefa Küçük, “Nasıl koydu Aykut Kocaman” diye bağırdıktan 12 saat sonra ikisini de kovdu.
Ali Şen, “Galibiyet için babamı tanımam, teyzemi de hırpalarım” kelime grubunun sözlük anlamı idi.
Sözlüğü açtığınızda fenomen kelimesinin yanında Ali Şen’in resmi vardı.
Vardı.
Artık o resmin yerine Aziz Yıldırım var.
Hatta onun resmi daha büyük.
Tam sayfa.
Hırs var, kavga var, küfür var, gürültü var, uyanıklık var, dörtkağıt, hor görme var.
Var oğlu var.
Peki Aykut Kocaman’da ne değişti de Fenerbahçe’ye geldi?
Çünkü Fenerbahçe aynı Fenerbahçe.
Uğur Dündarları, Kıyat Paşaları bıktırtan, Bilal Kutlualpleri, Saranları kovan, Rüştü’yü dövdürten, Deli İbrahim gibi havuza Euro atan bir Fenerbahçe.
Veya Aykut Kocaman ne zannetti de Fenerbahçe’ye geldi?
Veya Aykut Kocaman’a ne sorumluluklar verildi?
O şu an Daum’un hemen üzerinde, Aziz Yıldırım’ın hemen altında mı?
Mijatovic gibi mi, yoksa exVolkan Ballı’nın ingilizce bilmeyen hali gibi mi?
O Türkiye’nin belki de en önemli pozisyonu için mi geldi, yoksa “sallarım başı alırım maaşımı” için mi geldi?
En önemli soru Alex veya Deivid’e kendini dinletebilecek mi?
Fenerbahçe’den gururu ile kovulduğu gün belki bir milat idi.
Bence ikinci milat Fenerbahçe ile tekrar imzaladığı gündü.
Belli ki çok sevdiği Fenerbahçe’sinde birşeyler değiştirmeye geldi.
Fakat karşısına çıkan ilk fırsatta kendini gösteremedi.
Sahada imtiyazın kralı tanınan Alex’e, geç geldiği için “tek ayak” cezası bile veremedi.
Belki de kaptanlığı bile devam edecekti.
Fenerbahçe transferde de şu ana kadar 5 büyüklerin en kötüsü oldu.
Sadece değnekli bir Özer Hurmacı, Uruguay kaptanının yerine 30 yaşında Bilica, Beşiktaş’tan Mehmet Topuz’u transfer edebildi.
Volkan Demirel’i bitiremedi, Josico’yu bile gönderemedi.
Peki ne zaman masaya yumruğunu koyacaksın Aykut Kocaman?
Fenerbahçe taraftarı senden hayat öpücüğü bekliyor.
Fenerbahçe taraftarı senden zeki, çevik ve ahlaklı transferler bekliyor Aykut Kocaman.
Fenerbahçe taraftarı ne sakallı Güiza’yı, ne kovulmuş Daum’u, ne Tuncay’ı bekliyor.
Fenerbahçe taraftarı seni bekliyor Aykut Kocaman.
Aykut Kocaman.
Kocaman adam.
Ve adam gibi adam.
Kimin Eli Kimin Cebinde ?
Murat tarafından, TSL, Transfer Piyasası kategorisi altında, Temmuz 3rd, 2009 tarihinde gönderildi

Dün akşam Nihat Kahveci Türkiye’ye döndü, askerlik görevi ve Beşiktaş ile transeferini sonlandırmak için. Havaalanında yanında çok tanıdık biri vardı. Evet hatılaryanlar bilir; Murat Kuş’tu bu esmer abi. Daum’un Fenerbahçe’de önceki dönemindeki yardımcısı. Öğrendim ki Nihat’ın menajeriymiş aynı zamanda. Vallahi hani derler ya “dünya küçük” diye, gerçekten öyle. Adamı Daum’un yardımcısı olarak gönderdik, Nihat’ın menajeri olarak geri geldi. Nasıl bir hesap, kitaptır anlamadım. Hadi hayırlısı…

Bizde Transfer Var ZANdık.
Emrah tarafından, Emrah Öner kategorisi altında, Haziran 25th, 2009 tarihinde gönderildi
Eski bir futbolcu geçen bir sohbette şöyle demiş; “Biz eskiden transfer paramızla Bakırköy’de 2 ev alırdık, 1 dükkan alırdık, bir de araba alırdık. Şimdi futbolcular çok şanssız, sadece bir rezidansa paraları yetiyor.” Mahsun Kırmızıgül de bir şarkısında şöyle der; “Ben böyle şansın, ben böyle kaderin, ben böyle hayatın….”
Zanlı, Gökhan Zan.
Herhalde arkadaşın istatistiklerini tekrar tekrar vermeye gerek yok.Zaten sabah sabah 1000 tane abuk sabuk rakamla uğraşmazsınız.
Ayrıca Uğur Meleke şu anda, Gökhan’ın 6 aylıkken evinin salonunda plastik topla yapamadığı ofsayt taktiklerini, lisede metacarpus kemiği çıktığı için oynayamadığı halı saha maçlarına oranlıyordur.
Kabaca, senede 50 maç varsa 25’inde yok bu adam.Zaten geçen sene bile, ki şampiyonlukta büyük payı var diyorlar, 50 maçın 26’sında oynamış.
Ernst bile 20 maç oynamış, kelim benim, sezonun yarısında geldi zaten.
Kaldı ki, Gökhan bir senede en çok 29 maç yapmış, o da Gaziantep’te kiralıkken.
Bakın, aslında sorun Gökhan Zan’ın sakatlıkları değil.Sorun, Beşiktaşlı birinin Galatasaray’a transfer olması da değil.Sorun, bonservis olayı da değil. Sorun, bir futbolcunun çok karaktersiz oluşu, çocukken öbür takımı tutması, profesyonel sahtekar olup 2 dakikada 2 forma giymesi de değil.
Sorun şu….
Gökhan Zan kaç para almalı?
Ya da genel olarak, bir Türk futbolcusu kaç para almalı? Yani bir Türk kaç para eder?
Bardağın dolu tarafından bakıyorsun, Emreciksin, Uğur Boral, Sabri rahat 2 trilyon alıyor.
Bu arada Gökhan Gönül, 1 trilyon alıyor. Mehmet Topal, belki almıyor bile.
Güiza, Semih’in en az 3 katı, Mehmet Yıldız’ın 5 katı, Taner’in 10 katını alıyor, fakat Güiza-Torres belki aynı parayı kazanıyor. Memleket memleket değil, menajerlik oyunu.
O zaman şöyle yap. Misal;
Gel arkadaşım Lugano de.
Senede 50 maç var. Güzel. Sen geçen sene 30 maç oynamışsın. O da güzel.
20 maç ense ısırmışsın, kafa atmışsın, dirsek atmışsın, Noel’e eve gitmişsin. O daha da güzel.
Sen 4 milyon Euro istiyorsun.
30 bölü 50, çarpı senelik senin istediğin rakam eşittir 2.4 milyon.
Yoksa güle güle anam.
Aslında bunu yabancıya bile yaparsın, Türk’e de.
Ama bunun arkasında Federasyon gibi bir kurumun olması gerekir.
Peki, boş tarafından bakalım bardağın.
5 tane Türk stoper say desem, sayamazsın.
Önder Turacı, İbrahim Toraman, Gökhan Zan, Emre Aşık + Kewell.
Başka yok. O zaman Gökhan Zan’ın istediği çok para değil.
Fakat bir futbolcunun bonservisi yok diye, Türkiye’nin ilk 5 stoperinden biri diye, camdan vazoya 2.8 trilyon verilir mi? Eğer senin as ikilin Gökhan Zan ve Emre Aşık ise Rijkaard’i niye aldın? Cevat hoca ile de en az 2’ncilik garanti. Gerçi Rijkaard olayı abartılıyor, onu ayrıyeten yorumlayacağım, fakat bu transferlere kim evet diyor?
Adnan Polat, bomba transfer var diyor, taraftar rahat olsun diyor, yoksa Gullit mi geliyor?
Şimdi, Beşiktaş Gökhan Zan’ın opsiyonunu uzatsaydı, Galatasaray bonservis ödeyecekti diyorlar.Yahu tamam, Carrusca’yı alan şapşal, Gökhan Zan’a bonservis parası verir mi? Artık Aziz Yıldırım bile vermez.
Vermez di mi?
Fenerbahçe Aurelio’dan, Tuncay’dan, Rüştü’den hiç birinden para kazanamazken, Emreciksin, Sercan, Emre Belezoğlu gibi elinde patlayacağı kesin olan futbolcuları transfer edip trilyonlar harcarken, Galatasaray Meira’dan bile para kazandı. Sivas’tan bedavaya aldığı Servet’ten servet elde etti. Futbolcu ticaretinde iyi giden Galatasaray burada bir hata yaptı. Çünkü Gökhan Zan’ı bir daha satamayabilir. Çünkü sakat diye ismi çıkmış. Bugün Avrupa’nın belki de en çok dikkat ettiği özellik, devamlılık. Ipswich Town bile Gökhan Zan’ı isterken bir bakacak, adam hayatı boyunca 1000 maçın 500’ünde oynamamış.
Burada bir başka hata da tabi ki şu;
Eğer Beşiktaş, Gökhan’ın opsiyonunu 1 yıl daha uzatsaydı, Gökhan 700 bin Euro’dan oynayacaktı.
Ya atladılar, ya da başka bir şey var. Eğer Galatasaray 2 milyon 800 bin Euro vereceği var ise, seneye de verebilirdi. Beşiktaş, Gökhan’dan 1 sene daha yararlanır, ve sonra kapının önüne koyardı.
Fakat, zannetmiyorum ki; Mustafa Denizli’nin onayı olmadan bu iş bu şekilde sonuçlansın.
Denizli, Alaçatı’dan “Gökhan Zan kalsın Lan” diye bağırsa, Gökhan Zan Beşiktaş’ta 10 sene kalır.
Fakat Yıldırım Demirören bu olayı güzel bir dille açıklayamazsa veya kendine çeviremezse, Mehmet Topuz olayından dolu olan taraftar iyice içini dökecektir.
Aslında sağlıklı Beşiktaşlı hem Topuz’un, hem de Porselen Zan’ın peşinden bir gram bile gözyaşı dökmeyecektir.
Sağlıklı olanlar belki şu an, ilk Fenerbahçe maçında “Bilmem kaç numaraaaa, Mehmettttttttt” anonsuna 50000 kişinin aynı anda “Topuzzzzzzz” diye bağırmasını, ilk Galatasaray antrenmanında kulüp doktorunun “Gökhan Zan dişini fırçalarken humerus kemiğini kırmıştır.” açıklamasını beklemektedir.



Son Yorumlar