Fenerbahçe ile Etiketlenmiş Yazılar
“Gonão da Giovanni” vs “Gökhan Gönül”
Bu isimli bir sağ beki, Palmerias’tan 10 M € , Avrupa’dan da 18 M € verip alırız. Tabi gelirse ligimize.
Evet Gökhan Gönül’ün adı “Gonão da Giovanni” olsaydı yukarıdaki fiyatlardan başlardı pazarı. Bu kadar iyi bir hücum bek, uzun zamandır gelmemiştir Türk futboluna. Her geçen sezon üstüne koyan bir futbolcu. Büyüklere kapak atınca yan gelip yatıp, ikinci sezonunda gönderilen cinsten değil. 2 sene önce Oftaş’tan sessiz sedasız bir transferin arkasından kısa sürede milli takımın ve Fenerbahçe’nin değişilmez ismi oldu . Gökhan Avrupa’da izlediğimiz hücum bekler gibi; maçın her anı sürekli oyunun içinde, her fırsatta hücum yapıyor ama savunma görevini aksatmadan. Ve bu sene artık adam eksiltmeye de başladı. Tek dez avantajı boyu gibi gözükse de, hava toplarında çok iyi sıçrayarak bu handikapını gizliyor. Bu kadar özelliğinin yanında bence en önemlisi; kafası çalışan ender futbolculardan. Maç sonu konuşmalarında rahatlıkla cümle kurabiliyor.
Fenerbahçe yönetimi yıllardır yaptığı yanlışı onda yapmadı. Sözleşmesi bitmesine 2 yıl kala 5 yıllık yeni sözleşme imzalattı. Artık Fenerbahçe’nin de, milli takımın da sağ tarafı yıllarca emin ellerde.
Bordo Bereliler
Emrah tarafından, Emrah Öner kategorisi altında, Ağustos 4th, 2009 tarihinde gönderildi
Darius Vassell çim suniymiş der Ağustos’da gider, Bülent Uygun Bursa maçını kaybeder Eylül’de gider, Hugo Boors küfür yer, çakmak yer Ekim’de gider, Rijkaard paralar ödenmeyince Kasım’da gider ve Mustafa Denizli Bobo’yu sağ beke çeker, Ocak’ta gider. Geriye bir kişi kalır. Daum, bu takımı şampiyon yapar, öyle gider.
Kupa statüsüne hiç girmeyeceğim, zira iki kupayı almış bir takıma karşı sadece finale çıkabilme başarısını göstermiş bir takımın mücadelesi çok komik. Fenerbahçe Lig 2.si de değil. Fakat 2 kupayı da Beşiktaş aldı diye, Süper Kupa’yı da haydaa deyip Beşiktaş’a vermek daha da komik. O zaman statüyü değiştirirsin, mesela dersin ki 2 kupayı alan takım aynı ise bu sene Süper Kupa oynanmayacak.
Tabi bir de geçen senenin hesabını bu senenin başına kaydırmak var.
Yeni transferler, yeni teknik direktör, sonra Fenerbahçe rövanşı aldı oluyor.
Bu en komiği.
Fenerbahçe’ye gidelim.
Uzun zamandır ilk kez huzurlu bir maça çıktım. Zira 3 yıldır ilk defa ilk 11’de Uğur Boral, Selçuk, Deniz, Ali Bilgin, Serkan Balcı, Can Arat, Yasin yoktu. Gerçi Vederson vardı ve fena da oynamadı. Oynuna, koşmasına bir lafım yok fakat ortalar ve şutlar bir felaket. Bu arada bir gerçek var, Allah her futbolcuya Sabri şansı versin. Roberto Carlos sakatlandı, Uğur Boral yine kadroda. Bakın şuraya yazıyorum, hiç bir teknik direktör ne Uğur Boral’ı, ne de Sabri’yi kesebilir. Her gelen hoca bunları oynatır, kimse kesemez, bunlar yangında ilk kurtulur.
Fenerbahçe’nin en büyük transferi kim ne derse desin, ne Santos, ne Daum.
En yıldız transfer, Roland Koch.
Dakika 1, Fenerbahçe koşmuyor, tamam.
Dakika 15, Fenerbahçe koşmuyor, pres yapmıyor, o da tamam.
Fakat dakika 90, Fenerbahçe aynı koşmuyor veya aynı pres yapmıyor.
Yani Fenerbahçe’nin en ufak değişiklik yok. En ufak disiplinden kopma yok. Herşeyi ile aynı. İkinci yarı Tello, Nihat, Bobo ölmüş, dökülüyor. Fakat Emre maçın başında neyse o. Orta sahanın baronu Baroni neyse o. Güiza neyse o.
İyi veya kötü, neyse o.
Bu arada bir kere daha gördük ki, Güiza takımın en suçsuzu. Bir cümlede özetleyim, Güiza’yı beslemezsen, senin yakında gözünü oyarlar.
Santos ve Baroni için bence hala çok erken. Fakat salak adam değiller, onu anlayabiliyorsunuz.
Ben Ernst’i beğendim. İsmail’i de beğendim. Bir de Mehmet Topuz’un Fenerbahçe’de oynama ihtimalini sevdim.
İlk yarı çok iyi maç oldu. Beşiktaş Tello ve Nobre ile, hatta Bobo ve Yusuf ile Bilica ve Önder’e çok iyi bastılar. Bazı hakem hataları var doğru, ilk dakikalarda penaltı ve kırmızı kart verilebilirdi. Bence her iki takıma da önemli hatalar var. Fakat kupayı Beşiktaş alsaydı da aynı şeyi söylerdim. Fenerbahçe, bu seneki maçları son dakikaya kadar kovalayacak. Belki Lig’den düşenler, dökülenler olacak, fakat Daum’lu bir Fenerbahçe kafaya oynayıp en az 2.lik getirecek.
Bu arada sakın Fenerbahçe iyi oynadı falan zannetmeyin.
Çok sakat işler var.
Bilica ve Önder birbirlerinden ağırlar. Oyun da kuramıyorlar. 50 metre top atıyorlar, top aynen geri geliyor. Birinin ayaklarından o topları alıp oyun kurması gerek. Bu da tam olarak Emre. Çünkü Alex’in geri gelip top alacak hali yok. Bilica çok sağlam, çok fizikli fakat çok ağır. Fenerbahçe’nin en büyük eksiği veya en tehlikeli yeri arka ikili. Ne Bilica, ne Önder hızlı hareket edebiliyorlar. Belki Türkiye Ligi’nde çok sırıtmaz ama Avrupa’daki maçlar fecaat olur. Bilica ve Önder, farkına varmadan maç biter. Nasıl olur biliyor musunuz, bir anı anlatayım hemen anlarsınız.
Bir arkadaş Kars’ta askerlik yapıyor. Ormanda gece yürüyüşüne çıkmışlar. Takım komutanına telsiz anonsu geliyor. “Aynı gölgeden Bordo Bereliler geçecek, aman kazara korkup ateş falan açmayın, bilginize” diyor. Takım komutanı Asteğmen askerlere dönüyor, “Beyler, sakın tırsmayın, birazdan Bordo Bereliler geçecek” diyor. Askerler kendi aralarında hafif panik “Aman, gözünü seveyim, ne yapacağız şimdi, bir terslik olmasa bari, sessiz olun, durun, ses çıkarmayın, yatın, şunu kaldırın, bunu indirin” derken telsizden bir anons :
“Bordo Bereliler aranızından geçmiştir, teşekkürler.”
Adisyon…
Murat tarafından, Transfer Piyasası, TSL kategorisi altında, Temmuz 24th, 2009 tarihinde gönderildi
Gelen hesap ortada…Faturayı daha transfer sezonu bitmeden bu kadar kabartan başkanlar; bu sene yapılacak yayın ihalesine güveniyor sanırım…Hadi hayırlısı…
Fenerbahçe 2x Combo
Mert tarafından, Transfer Piyasası, TSL kategorisi altında, Temmuz 21st, 2009 tarihinde gönderildi
Fenerbahçe yine bir gecede kombo yaptı ve defansif orta saha Cristian Oliveira ile sol açık/bek Andre dos Santos’u transfer etti (bonservis bedelleri henüz açıklanmış değil). Fenerbahçe daha önce Deivid, Kezman, Edu ve Lugano ile 4x Combo yapmıştı, neredeyse hiçbirinden hayır gelmedi. Ama bu sefer sanki sadece Aziz Yıldırım egosu ve kararları ışığında yapılmış transferler değil. Aykut Kocaman’ın ciddi etkisi var transferlerde.
Bekleyip görmek, en az 10 maç izlemeden karar vermemek gerekiyor ama CV’ye bakıldığında Dos Santos iyi futbolcu. Sol bek ve açık oynayabiliyor. Tek dayanağımız Konfederasyon Kupası maçları. Şampiyon Brezilya ile 5 maçta oynadı Dos Santos ve bunların 4 tanesi ilk 11. Büyük takımların peşinde olduğu söyleniyor, ne kadar doğrudur bilinmez. Cristian ise tam bir kapalı kutu.
Bana göre iki transfer de riskli. Ülkesinin dışına çıkmamış Brezilya’lı futbolcular her zaman risklidir. Sen git Poulsen’in, Capel’in peşinde koş, sonra 2 tane Güney Amerika’lı getir yine. Genç de değiller, ikisi de 26 yaşında. Özellikle de Cristian transferine 2 çift lafım var. Şu anda en üst düzey takımlarda aktif futbol yaşantısını sürdüren kaç tane Güney Amerika’lı defansif orta saha sayabilirsiniz? Hemen, hiç düşünmeden…
Kanıtlanmış bir gerçek var; defansif ortas saha zenci olacak, mümkünse Afrika kökenli olacak, adı Diarra olacak… Formül açık, neden macera arıyorlar ki?
Cristian Oliveira
Transfermers 2: Yenilenlerin İntikamı
Emrah tarafından, Emrah Öner kategorisi altında, Temmuz 15th, 2009 tarihinde gönderildi
23 yaşında, müthiş bir Brezilyalı. Bırakın telefon kulübesini, komodinde bile çalım atar. 4 senede 103 maçta 111 gol, milli takımda 45 maçta 47 gol. Uğur Boral’dan daha teknik, Selçuk’tan daha savaşçı, Ali Bilgin’den daha süratli. Savaşan bir kadro hedefleyen Fenerbahçe, aradığı yıldızını en sonunda buldu. Los Angeles Bayan takımının 10 numarası Marta Vieira.
Fenerbahçe ilk hazırlık maçında şov yaptı.
Benim için bu maçın skoru hiç önemli değil, önemli olan mantalite, Uğur Boral daha hazır değil gibi teraneleri bana sakın anlatmayın. Ben anlamam.
Senin, Gökhan Gönül’ün kafa golü attığı, Önder Turacı’nın bile gol attığı, kadroda bir tek Lefter’in olmadığı bir maçı en az 11-0 yenmen lazım, fakat sen 4.dakikada Bölgesel Lig’e yüzde yüz gol pozisyonu veriyorsun.
97’de TSYD kupasında Galatasaray Beşiktaş’a 6 gol atarken, tarih sayfalarında 6-0’ın yanında parantez içinde Beşiktaş gençlerle çıkmıştı yazmıyor. Adamlar 6 tane attı, çekti gitti.
Veya Rijkaard 4-3-3 oynayacağım diyor, hücum diyor, 4 hazırlık maçında 4 gol atabiliyor. Rakiplerin daha adını söyleyemiyorum, Rijkaard’ı eleştiren kimse yok. Peki bu mudur hücum futbolu? İster gençlerle çık, ister bayanlarla. Haftaya ön eleme maçı var. Bir ton gol atman lazım. Bir de niye ille de 4-3-3?
Fakat Yılmaz Vural’ın bile Etoo, Messi, Xavi ile Şampiyonlar Ligi’ni kazandırabileceği bir Barcelona’da sen Rijkaard’ı göklere çıkarırsan, Aragones’i İspanya’nın taktiğinin aynısını burada oynatmaya çalışıyor diye yerin dibine sokarsan, veya Zeman sadece 4-4-3 biliyor diye adama voleybolcu, köylü dersen daha ben de birşey diyemem.
Tekrar dönelim Fenerbahçe’ye.
Fenerbahçe’nin tek savaşacak oyuncusu kesin ve kesin Mehmet Topuz.
Bunun lamı cimi yok.
Çünkü başka oyuncu yok.
Kadro aynı. Tempo aynı. Kimya aynı.
Özer pres yapar mı, oyun bozar mı bilmiyorum. Fakat Emre Belözoğlu yakında ağzını bozar, orası kesin.
Kısacası yeni hiçbir şey yok.
Savaşan kadro falan da olmayacak.
Herşey aynı.
Fakat ilginç birşey var. Benim bildiğim kadarı ile “Genç Semih”ten sonra en uzun ve tek genç Gürhan’dı. O da artık yok. Belki onun yerini İlhan alacaktı. O da yok.
Eğer Aykut Kocaman onay verdiyse, konuşacak birşey de yok.
Fenerbahçe’ye asap bir sol açık, bir sağ açık, Lugano kalmaz ise bir stoper, bir kaleci ve 2 orta saha şart.Ha bunlar zenci mi olur, müslüman mı olur ben bilemem.
Hani belki sol ve sağ açıkları iyi birşey alırsan, 2 Alman veya 2 Fransız alırsan belki o zaman forvete de gerek yok. O zaman Güiza’yı baştan yaratabilirsin. Bu arada çok net söyleyeyim, ne Daum, ne Aykut Kocaman, ne Aziz Yıldırım, ne de Semih, Semih’i ilk 11’de düşünüyor.
Güiza – Lincoln eşanlamlılarını başka bir yazıya bıraktım. Aykut Kocaman severler çok üzülecekler, fakat yapacak birşey yok.
(Bkz. Aykut Kocaman’ın açıklaması, “Bu şekilde devam ederse Güiza’ya ceza verilebilir.”)
Korkarım şu olacak.
Hatırlarsanız, Aziz Yıldırım 2006 senesinde istifa etmiş, geri geldiğinde 1 ay içinde 55 milyon Euro’luk 4 transfer yapmıştı.İşte Lig’e veya Avrupa ön elemelere girerken Aziz Yıldırım yine pat çat küt 2-3 adam alacak.
O sene belki sadece Kezman’ın yerine doğru dürüst bir adam alsa, Fenerbahçe belki o sene Şampiyonlar Ligi’nde final oynayacaktı. Geçtim Edu’yu, Odun’u, Deivid’i, Lugano’yu.
Zaten bu Güney Amerikalılar sakatlanmadan, sözleşmeleri bitmeden hiçbir şey yapamıyorsun.
Deivid’i bile en iyi döneminde satamadın, şimdi kös kös sözleşmesinin bitmesini bekliyorsun.
Alex, Carlos höt diyor, sen 3.5 milyon Avro diyorsun.
Belki bir tek Lugano’ya dersini verebilirsin.
O da eğer durup dururken Beşiktaş’a gitmez ise.
Çünkü Brezilyalıların sağı solu belli olmaz.
Çünkü bu adamlar sağ gösterip sol vururlar.
Çünkü bu adamlar seni beni yerler.
Çünkü bunlar adamı çok rahat Juan Figer.





Son Yorumlar