Fenerbahçe ile Etiketlenmiş Yazılar

Anınıza Koyayım

Bilmeyen yoktur, Yıldırım Akbulut bir gün Azerbeycan’a gidiyor. Toplantının sonunda Azeri lider kadehini kaldırıyor; “Beyler, çok güzel bir toplantıydı. Hepinizin anısına koyayım” diyor. Yani bu gece anılarınızda kalsın anlamında. İşte ben de, o derbiyi, o geceyi bize yaşatan herkese teşekkür ediyorum. Anınıza koyayım.

Dünyanın derbisi…
Kıtaların derbisi…

Kainatın derbisi…

Kıchımın derbisi…

Göz var, izan var, internet var, teknoloji var, rakamlar var.
Ve hala kandırıyorlar…

Gavurun maçını 600 milyon hane izlemiş, seninkini kim izlemiş?
4 hane.
Babaannen, kaynın, eltin, görümcen.

Adamlara holigan diyorsun, barbar diyorsun, atılan şişe sıfır, senin hakemin kafasına zum yapıyorsun, ne var?
3 dikiş.

Peki adamlar kibar veya kültürlü oldukları için mi bir şey atmıyorlar?
Yoksa, tecavüz, kürtaj, uyuşturucu, adam öldürme oranı senin bilmem ne katın olan bir ülke, bir şeyden mi tırsıyor da atmıyor?

Kameramanı kafasına da votka şişesi atmışlar, ulan peki kameramandan ne istediniz diyorsun…
Kendi spikeri bile “Derbi maçında olur bunlar” diyor.

Hakeme maaş veriyorsun, Arda’ya da trilyonluk ceket…
Sonra gol ofsayt, penaltı penaltı değil, maçı niye iptal etmedi diyorsun.

Sünnetsizler öğlen sıcağında maç yapıyor, pas hatası yok…
Senin haspaların, en güzel akşamı bloke etmişler, 3 pas yok.

River-Boca maçı, Arjantin iflas etti diyorsun, orada hayvanlar gibi yaşanıyor diyorsun…
Seninkiler insan müsveddesi bile değil, daha maçı bile beklemeden yaban domuzu gibi birbirine giriyor.

Yahu maç öyle gergin ki, arkadaşım bile Arda’nın pozisyonundan sonra elinde çay varken eşine çelme takıyor.

Ha, bir de adamlarda sınırsız klas yabancı var diyorsun…
Sen kulübende Brezilya Milli Takım sol beki, İspanya forveti, Premier Lig oyuncusu bekletiyorsun.

Bu derbi neye benziyor biliyor musun?

Var mısın yok musun da hep Brad Pitt gibi herifler, fondöten prensesler yarışır.
Yahu o yarışmada bir tane başı bağlı kız veya bir Kürt genci yarışamaz mı? Bir tane içimizden bir insan yarışmaya başvurmamış mıdır? Ulan hep mi güzel bizim insanımız? Hiç mi yamuğumuz yumuğumuz yok bizim? Derbimiz gibi herşeyimiz dünyanın en iyisi mi?

Sen hiçbir şeyi pazarlayamıyorsun. Derbiyi pazarlıyorum zannediyorsun, fakat içi bomboş. Sadece kavga var, gürültü var. Zaten yurtdışında izlese izlese WWF seyircisi izler bizim maçı. O da şov zanneder gerizekalı.

Bir de sen elini korkak alıştırmışsın, elin Baroni’si, Keita’sı, Lugano’su, gelip burada dayılık taslıyor.
Arda’yı, Emre’yi yaşken eğmen lazım, adamlar Kurtlar Vadisi – Süperlig gibi dolaşıyor.
Sonra toplum yozlaşıyor çünkü o 20 yaşındaki Arda’nın kıçı arkada, gıdısı önde yürüyüşünü, kıyafetini, tipini örnek alıyor.

Ben ne Fenerbahçe’deyim, ne Galatasaray’da…
Ne taktiğinde, ne pozisyonunda…
Zaten 10 senedir skor da belli..

Fakat hala inanamıyorum…
Hakemin kullanması gereken en önemli organını yaralıyorsun, sonra müthiş derbi başlasın diyorsun.
Yahu sıkıyorsa mahkemede hakimin kafasına bir şey atsana?
Bakalım duruşma nerede başlıyor?

Peki bir futbol maçı ne zaman iptal olur, başlar ya da başlamaz? Onu da yaz kitaba.
Mesela de ki, 3 dikişe başlar, 13’e başlamaz.
Yağlı kazık ile başlar, iğdiş edilirse 15 dakika durur.

Her zamanki gibi boşuna konuşuyoruz, boşuna…

Terörist şu an elini kolunu sallayarak geziyor, hakemin kafasına sadece ufak bir şişe atsan seni nasıl hapse sokabilirler ki?
Cem Garipoğlu bile belki şu an “Ben teröristim” dese yırtacak, sen hala bana Güiza diyorsun, Elano diyorsun, Aydın diyorsun, hala 4-3-3-1-2-1 diyorsun..

Biz, boşuna yazıyoruz, çiziyoruz, boşuna…

,

Yorum yok

Neden Brezilya’da Sol Bek de Bizde Forvet ???

Maçın devre arasına kadar dayanabildim,ama maç sonunda skor ne olursa olsun görüşlerim değişmeyecek. Tamam Andre Dos Santos Brezilya milli takımında oynuyor hemde son 8-10 maçtır banko. Fakat izlediğimiz maçlarda bu adam “sol bek”. Evet soru burdan çıkıyor Daum bu adamı hangi akla hizmet Fenerbahçenin forvete en yakın oyuncusu olarak oynatıyor haftalardır. Birisi bunu bize anlatsın… Maçtan sonra devam edicez…

.

.

.

.

,

1 Yorum

Daum-Dun Futbol

İki laz fıkrası birden; Bir kaleci maçtan sonra arkadaşını aramış; “Ya hocam, ben bir gol yedim de, bir bakar mısın, gol barajın neresinden geçti?” Başkan da “Hayırlı olsun” demiş. Bunun üzerine teknik direktör, “Ben Tabata’yı alın demedim ki, iyi futbolcu dedim” demiş.

Fenerbahçe’yi ve aurasını anladığım gün, herşeye tövbe edeceğim.

Şimdi, Galatasaray’ı iyi-kötü tartışırsın. Dersin ki mesela, yahu bu takım 4 atıyor, fakat 3 yiyor, Ayhan yoruluyor, yerine Barış’ı koyalım dersin. Galatasaray 4-3-1-2’e dönse daha iyi olur dersin. Hatta Sabri forvet oynamalı da diyebilirsin.

Yani detaylara inersin. Galatasaray birşeyler oynuyor, fakat 1-2 aksiyon şart dersin.

Fakat Fenerbahçe öyle değil ki…Daha fundamental problemleri çözemiyor ki Fenerbahçe, detaylara insin.

8 haftadır sanki Fenerbahçe dan-dun top oynamıyormuş gibi (Gençlerbirliği maçı için sözümüz meclisten dışarı), onu bırak sanki 18 yıldır Fenerbahçe her rakibini eziyormuş gibi (88-89 sezonu hariç), tüh 9da9 yapamadık deniyor.

Bakın ben size halk dilinde 9 haftanın futbolcu analizini yapayım, niye yenildiğini anlarsınız.

Eskiden TRT1’de Mustafa Yolaşan’ın Pazar programlarında Harlem’in maçları olurdu. Böyle Amerikan bayraklı şortlu hoplayıp zıplayan, potanın tepesinde dolaşan 5 tane kavruk tip. İstedikleri zaman üçlük atar, istedikleri zaman adam geçerlerdi. Aha, onlardan biri Colin Kazım. Sağ tarafta kendi kendinin sağından atıyor, kendinin solundan geçiyor.

Eskiden, ve hala öyle, mahallede maç olur, bir kişi kesin eksiktir. Hüseyin Amca’yı çağırırsın, gelir, sağa sola devamlı “Koşun gençler, pres yapın” der, kendi hiç koşamaz. Yanından vızır vızır geçerler, bir de muhakkak keldir. Aha, bu da Roberto Carlos.

Maçtan önce ısınırsın. Karşı tarafta bir oyuncu vardır. Topu ensesinde, antrikotunda sektirir. Maç başlar, buna bir yatarak girerler, bir daha maça da gelmez. Bu da Dos Santos.

İyi topçu diye maça özel birini getirirsin. Adam forvete geçer, hiç konuşmaz, sittim sene geri gelmez. Maç biter, arabasına atlar gider. Bu da Güiza.

Bir de, bütün bunların başında biri olur. Organizasyonu o yapar, top onundur, sahayı o ayarlar ve adamları o bulur. Eğer adamla iyi geçinmezsen, seni bir daha çağırmaz. Eğer damarına basarsan, seni siler. Eğer bir şekilde bağın yoksa, sittim sene seni bir maçta oynatmaz. Çekirdeğini parçalarsın, adamın inadını kıramazsın. Bu da Erol Taş değil, herhalde.

Bu kadar kişiye, bu kadar cins insana, bu kadar yanlış transfere rağmen 8’de 8 büyük başarıdır, kıymet bilmek gerekir.

Fakat, nerede?

Türk insanı işte…

Ne kıymet bilir, ne de ne olacağım der…

,

1 Yorum

Sevgili Günlük

Sevgili günlük,

Uzun zamandır sana yazamıyorum. Geçen hafta yoğun bir haftaydı, sen de biliyorsun. A Milli Takımımız’ın 2.torbadan girip altındaki 4 takımdan 8 maçta sadece 15 puan alması, Fatih Terim açılımı, Ermenistan maçının bir tek spor ile alakası olmaması, Rüştü’nün futbolu hala bırakmama ihtimali derken Lig’imize geri döndük. Yarın önemli bir maçımız var. Sanırım, bu maç ile üst üste 9.galibiyetimizi alacağız. Esas önemli olan 11.haftadaki Kayseri maçı. Bakalım 11 hafta üst üste yenebilecek miyiz? Ondan sonra 2 hafta bay geçiyoruz. Sonra çok daha önemli bir maç var. Kasımpaşa bize geliyor.
Malesef bazı sakatlıklarımız var. Lugano ve Dos Santos da yorgun gelecekler. Özellikle Lugano, play-off’lara kaldığı için mental açıdan da yorgun. Fakat, Lugano uyurken bile pres yaptığı için, ben onun yorgunluğunu yerim. Lakin, ben şunu anlamıyorum, Santos’u niye oraya kadar yoruyorlar? Çocukcağızın zaten dili dışarda. Artı ben Cristian’ı izlemeye gittiğimde görmüş, almıştım. Nereden bileyim bu kadar Milli Takım’a çağıracaklarını? Adam haftasonu Kadıköy’de, Salı günü Şili’de, Perşembe Antep’de. Adını yazacak derman kalmaz insanda.

Daum, geçen gün bir bilmece gibi birşey söyledi. Fenerbahçe’nin A’sı şu, B’si şu, F’si şu diye. Daum, çok kurt hoca. Fenerbahçe ile birlikte Milli Takımlar teknik direktörlüğüne getirilme durumu olunca, konuyu başka yere çekmeye çalıştı. Fakat Mahmut Uslu bunu yemedi. Hemen cevabını verdi. Aziz Yıldırım ve yönetim, Tanjevic konusunda tecrübeli olduğu için bu konuda tavırları net ve kesindi.

Fakat ben birşeyi anlamıyorum. Milli Takım menajerliğinde benim de ismim geçiyor, fakat yönetim benim için bir açıklama yapmadı. Acaba gidiyor muyum? Acaba Hiddink ile iyi bir ikili olur muyuz? Acaba Hiddink beni hatırlıyor mudur? Acaba sözleşmem de “Sadece Milli Takım’a gidebilir” diye mi yazıyor? Sözleşmeme tekrar bir baksam iyi olacak.

Takım iyi çalışıyor. Özer, maşallah dozer gibi. Daum biraz inatçı olmasa, belki yarın Bekir, Mehmet Topuz, Özer hepsi oynayabilir. Çünkü zaten Milli Takım’larından dönenler yorgun, bu maçta oynatmayacaksın da Avrupa Ligi finalinde mi oynatacaksın? Geçen gün antrenmandan bir çocuk kovdum. Meğer bizim Abdülkadirmiş. Ne bileyim, çocukların hepsinin yüzünü unuttuk.

Fakat Daum’un hakkını yemeyelim. Enkaz devraldığı doğru.Herşeye baştan başladı. Bence Fenerbahçe’nin A’sı derken, futbolun A’sından başlattığını ima ediyor. Başkan da bu sene beni getirerek çok akıllı bir iş yaptı. Eğer beni almasaydı, şu an Bank Asya’daydık. Adamcağızın bu sene de gıkı çıkmıyor zaten, nazar değmesin. Bir de şu Güiza ile Deivid’i doyurmaktan vazgeçse, herşey çok güzel olacak. Her ay başında hesaplarına 500’er milyar yatınca, benim gibi efendi adam bile deliriyor. Sen de biliyorsun, her gün klübe geliyorum, sabahtan akşama kadar kafa patlatıyorum. Neyse sorun değil, bizler ne de olsa pazara kadar değil, mezara kadar Fenerbahçe’liyiz.

Sevgili günlük, şimdilik bu kadar. Hafta içi Romanya’dayız. Gelince, inşallah güzel günlerimi sana not edeceğim. Sana Romanya’dan post-it, fosforlu kalem getireceğim.

Sağlıcakla kal.

Yorum yok

Fenerin Yeni Forveti

Plase değil Please Adriano

Ve Fenerbahçe’nin yirmidokuzbinyediyüzüçüncü Brezilya bomba transferi açıklandı. Cruzeiro’lu Wellington Paulista, Roberto Carlos’un gitmesi ile açılacak kontenjanı doldurulması düşünülen ilk isimmiş. Tabi ki, bu haberi yayan aynı zihniyet Daum’un karakterinde 2 forvet olmayacağını umarım biliyordur. Ee bu adamı da yedek oturtabiliyorsan hiç problem değil. Çünkü sen daha Nobre’nin bile başını ezemedin. Güiza’nın yedek klübesinde oturup oturmayacağını yazmıyorum bile. Çünkü gerekirse Daum oturur, Güiza oturmaz.

Paulista olmadığı takdirde kulislerde Adriano ismi geçiyor. Ortalama 30 yaşına gelmiş herhangi bir Fenerbahçe’linin, “fizikli, kafa toplarına hakim, yıpratıcı forvet” lafı ile büyüdüğünü biliyoruz. Fenerbahçe’nin de Kennet ve Pierre gibi arkadaşları 100 senede sadece 2 kere getirebilme ihtimaline karşı, bence Adriano tam Fenerbahçe’nin aradığı adamdır. Hatta bunların atası Palermo hala Milli Takım’a seçilebiliyorsa ve hala takımı sarı-lacivert ise demek ki Fenerbahçe’nin en az iki ihtimali vardır.

Aranılan Forvet,
Gereksiz koşmayacak, salak salak bakmayacak, fiziği ile topu indirecek ve zımbalayacak.

Belki Adriano ve Palermo’nun futbolunu tartışabiliriz fakat bence Fenerbahçeli şu an başka bir şey aramıyor. Tekrar ediyorum.

“Gereksiz koşmayacak, salak salak bakmayacak, fiziği ile topu indirecek ve zımbalayacak.”

Related Posts with Thumbnails

, ,

Yorum yok