Galatasaray ile Etiketlenmiş Yazılar

İlahi Futbol

Haluk Kesim’in kaleminden;

Geçen seneden bu yana düşünüyorum. Hatta ondan önceki sene, veya bir önceki sene.
Aslında ilk düşünceler 20:45’te başladı.
Saat 20:45 Galatasaray şampiyon olduğunda anlam veremedim.

Para yok, teknik direktör yok, stad yok ama şampiyonluk var.
Nasıl oldu bu iş ? Yağ yok, şeker yok, su yok, tencere yok, ama helva olmuş.

Şimdi işler tam tersine döndü.
Yağ var, şeker var, bal var, helva var, o var, bu var ama şampiyonluk yok.

Geçen sene Baros , Kewell, Nonda, Lincoln, Arda kimi ararsanız Galatasaray’ın kadrosundaydı. UEFA kupası kesin olarak alınacaktı. Ama nedense ligi 5. bitirdi Galatasaray.

Sevgili Hıncal abi uyardı durdu. Olmaz bu iş dedi. Ama dinleyen olmadı. Sonra Beşiktaş şampiyon oldu. Galatasaray hemen yarış içinde olmadığından dem vurdu. Taraftarını kandırdı. Onlar da bir güzel yedi.

Bu arada bu sene daha büyük transferler yapıldı.  Keita alındı, Elano geldi, Nonda gitti, Linderoth gitti, Leo Franco kaleye geçti, Jo yerini aldı, Santos öz hakiki oldu. Fakat futbolcular sakata geldi.

Bir arkadaş sakata gelme konusunda birşey demişti. İlahi adalet işte dedi, ilahi adalet. Devletin malını devlete verip, devletin parasıyla devlete stad yaptırıp, kombine satışlarını şimdiden bağlayıp, zamanında fak fuk fon’dan paraları alıp çar çur edersen, kem gözlere değil, aldığınız aha gelirsiniz.

İşte bu iş biraz garip.
Hakan, vatan millet sakarya ile şampiyon olurken,  şimdi bol keseden çakma starları getirirsen o kadar para verirsen olacağı budur.

Bir ilahi adalet durumu daha var. Linderoth’u gönder, kirala, ver parayı gönder, Gökhan Zan’ı bedava aldım ayağı çek, Nonda’yı gönder. Lincoln’u fesh et, parasını öde. Sonra Tabata, Tabata sekiz milyon diye bağır.

Ama yönetim süper, devam edin. Galatasaraylı taraftarları kekleyin.

Sonuç, kayyuma, kayyuma, cimbom kayyuma…

Yorum yok

Sivas Hazır ya Kayseri ?

Emrah Öner’den Günün Yorumu ;

Sivas 4 Eylül Stadyumu bir anda gündem oldu. Bu gündemi elektrikli, yani rezistanslı kablo üreticisi ile Ankaralı bir mimarlık şirketi oluşturdu. Tek problem, bu olay yeni değildi. Bu fotoğraf 2008 senesinden. İlk yerden ısıtma Sivas’ın antrenman sahasında yapıldı. Bülent Uygun bunun meyvelerini alamadan gitti.

Bu haftasonu için ise Kayseri’de kar yok-gol var diyebiliriz.

Lakin Jo da sakatlandı, şimdi forvet yok-gol yok eğrisi çalışır.

Fakat Galatasaray da defansif hiç birşey yok-Makakula var diagramı da iş görebilir.

.

, ,

2 Yorum

Aynı Tas Aynı Hamam, Yapma Bunu Süleyman.

Yine bir transfer mevsimi, yine aynı senaryo; Kayserisporlu bir futbolcuya talip takımlar, fiyat arttırmak için yapılan menajer hamleleri ve saçma sapan gündem.

Evet Ali Turan’a talip Galatasaray ama dün Süleyman Hurma çıkıp “Biz A.Turan’ı Ankaragücüne verdik” dedi. Tabi ki kulübünün haklarını koruyacak sayın Hurma fakat her transferde de dalga geçer gibi aynı şey olunca inandırıcı olmuyor. Gökhan Ünal’da, Mehmet Topuz’da ve şimdi de Ali Turan transferinde aynı şeyleri yaşıyoruz. Ve kaybeden Türk futbolu oluyor yaşadığımız örneklerde.

Türk futbolcusu kadar yönetimlerine de profesyonellik diliyorum 2010′da.

, , ,

Yorum yok

Galatasaray’ın Sorunu Budur!

Gökhan Zan
Hakan Balta
Emre Asik
Serkan Kurtulus
Semih Kaya
Sabri Sarioglu
Alparslan Erdem
Murat Akca
Servet Cetin
Caner Erkin
Baris Özbek
Mehmet Topal
Mustafa Sarp
Ayhan Akman

Bu isimlerin ortak özelliği nedir? Galatasaray kadrosunda bulunan defansif isimler bunlar (5-6 maç oynamadan Linderoth’u saymam ben daha). Defans ve orta saha kurgusunda daha çok defans yükünü çeken isimler yani. Aynı zamanda ilerideki yıldızlara topu götürmesi gereken, orta sahada hem defans hem pas yapması gereken isimler değil mi? Peki bu isimlerin bir diğer ortak özelliği nedir? Hepsi Türk bu isimlerin.

Bunlar Milli Takım’ın oyuncuları, daha ne olsun” demenin doğru bir yaklaşım olmadığını görmüş olmak gerekiyor artık. Milli Takım’ın en büyük zaafiyeti zaten defansta. Forvette Semih mi, Sercan mı, Halil mi, Nihat mı, Fatih Tekke mi, Gökhan Ünal mı, Batuhan mı oynasın diye tartışabilirsin. Orta sahada ofansif olarak Gökdeniz mi, Arda mı, Mehmet Topuz mu, Tuncay mı, Kazım mı, Hamit mi, Ceyhun mu oynasın diye de tartışabilirsin. Ama yaz bakalım defansif orta sahaları, Emre’den başka içine sinerek yazabilecek misin kimseyi. Yaz bakalım defansları. Kendimizi kandırmayalım arkadaşlar Milli Takım diyerek…

Sen ön tarafa Elano’ları, Kewell’ları, Baros’ları, Keita’ları doldururken, arkada Sabri’ye, Beşiktaş’ın illallah ettiği Gökhan’a, Servet’e, Barış’a, Sarp’a, Ayhan’a güvenirsen, Fenerbahçe’nin 2, Beşiktaş’ın 3 katı kadar gol yersin!

Bu Fenerbahçe ile Beşiktaş salak mi 4′er yabancı haklarını defansif futbolculardan kullanıyorlar? Boşuna mı Lugano’ya, Ernst’e, Ferrari’ye servet ödüyorlar?

Şimdi dooğru ara transfere…

2 Yorum

Rüştünün Öpülecek Yerleri

Bu işi ilk Arif Erdem başlattı, bütün Schmeichel’lar gelse çıkaramazdı. Sonra Boliç 40 yıllık hatrı bozdu. Hatta 3 tane de Tuncay attı. En son Tello “Ben de varım ulan” dedi. Geriye bir tek Trabzon kaldı. Ben Alex Ferguson’un yerinde olsam, bir daha B takımla karşımıza hayatta çıkmam.

Şimdi hemen ilk doneyi verelim.

Neyiniz varsa, ama neyiniz varsa; arabanız, eviniz, yatınız, katınız satın ve bu hafta Sivas – Beşiktaş maçında Sivas’a basın.
Sebebi hem fiziksel, hem ruhsal.

Maça gelince, %61-%39 topla oynama oranı var fakat hissedilen oran %99-%1.
Zira kör birini getirip maç japon kale oynanıyor desen, adam inanır. Zaten maça çıkarken de 50 tane japon çocuk vardı, oradan da kanabilir.

Fakat derseniz ki, Manchester United’in tonlarca gol pozisyonu var, ben buna da katılmam. Son dakikada Rüştü’nün kurtardığı 2 pozisyon var, başka da birşey yok. Yani, bir Manchester’i yenecek isen, bu takımı yeneceksin ve yendin. Maçtan önce eminim bütün Fenerbahçeli ve Galatasaraylı arkadaşlar 9-0 olur demiştir. Fakat MU, golden bir önceki pozisyonu beceremedi. Kartal’ın gagasına kadar geldi, geldi, fakat son vuruşlar sıfır.

Tabi burada MU’dan önce İbrahim (Kaş+Toraman), Ferrari, Fink ve Ernst’i alıp başka bir yere koyacaksın. İnanılmaz kapadılar, inanılmaz açık vermediler. Bu arkadaşları bir yere koyarken de, Obertan’ın İbrahim Üzülmez’i başka bir yere koyduğunu belirtmek gerekir. Futbol camiasında bir Henry daha eksikti. Alın size yenisi.

Grup, çok kaotik oldu.
Eğer, Beşiktaş CSKA’yı yener, Manchester da Wolsburg’u yenerse, üç tane 7 puanlı takım oluyor.
Eğer, Wolsburg, evinde Manchester’i yenerse, ki yenebilir, CSKA da Beşiktaş’ı yenerse üç tane 10 puan oluyor.

Mustafa Denizli, MU’a karşı CSKA taktiği ile çarpıştı. Ve bundan da çok başarılı oldu. Fakat Mustafa Denizli genelde neden başarılı oldu, söyleyelim.

Geçen sene bu zamana kadar Beşiktaş 18 maç yapmış, 19 gol yemiş. Kalede Rüştü, sol bek İbrahim Üzülmez, defansta Sivok.
Bu sene bu zamana kadar Beşiktaş 18 maç yapmış, 9 gol yemiş. Kalede Rüştü, sol bek İbrahim Üzülmez, defansta Sivok.

Demek ki başka bir şey var.
Böyle keltoşlar, fink atanlar, Lamborghiniler gibi…

Related Posts with Thumbnails

, ,

Yorum yok