Galatasaray ile Etiketlenmiş Yazılar
Messi mi Arda mı Babam mı?
Emrah tarafından, Emrah Öner kategorisi altında, Nisan 9th, 2010 tarihinde gönderildi
Çok tartışılan bir konu; hemen soralım. Arda mı Messi mi?
Hemen cevaplayayım. 2 yaşında bir çocuk annesi ile minibüse biniyor, çocuktan para almıyorlar. Peki, minibüs giderken 2 yaşında başka bir çocuk kendi başına binmek için el ediyor. Bedava mı gider? Veya; Bostancı – Kadıköy 3 lira. Erenköy – Kadıköy de 3 lira. O zaman Bostancı – Erenköy bedava mı?
Bütün bunların konumuzla ne alakası var?
İşte Arda ile Messi’nin o kadar alakası var. Hani belki Messi mi Maradona mı tartışılır, kaldı ki bence yine Maradona’dır, çünkü Messi gelecek önce Napoli’yi şampiyon yapacak ondan sonra ben “Messi mi Maradona mı”yı tartışacağım. Veya Daum, Mustafa Denizli, Fatih Terim önce gelecek, Trabzon’u, Sivas’ı, Antep’i, Bursa’yı şampiyon yapacak ondan sonra ben teknik direktörlük tartışacağım. Yoksa oradan atması çok kolay. Arda mı, Messi mi? Messi acaba Arda diye birini tanıyor mudur acaba onu sormak lazım. Ya da Messi Madrid Şehir sinemasını kapatmış mı? Bernabéu’da güvenlik görevlisi dövmüş mü? Bunları da araştırmak lazım. Bir de en son klişe, “Barcelona’yı babam da oynatır”. “O işi babam da yapar.” Baban o işi yapmasaydı, zaten sen olmazdın.
Ama Arda’yı sezon başı baş tacı yaptılar?
İşte esas problem o. Hala Mustafa Sarp diyen, hala 4-6-5-1 diyen, hala Franco diyen yorumcu var bu memlekette. Galatasaray, Arda’yı kaptan yaptığı gün herşeyi kaybetti. Arda kaptanlıktan önce takımın hamalı, golcüsü, Gattuso’su, Appiah’ı, Robben’i, Ribery’isi, Messi’si, yani herşeyiydi. Ama şimdi takımın Alex’i oldu. Eğer sen iyi yetiştirilmemişsen, formaya kaptanlık bandını takınca, bakkala kravat takmış gibi olursun. Herkeslere emirler yağdırırsın, herkesi yönetmeye çalırsın, ulan bir bakmışsın sadece sen ve çırak var. Aslında senin koşman gerekir. Senin iş bitirmen gerekir. Bence futbolcular bilinç altından dedi ki, yahu biz bu kadar koşuyoruz, yırtınıyoruz, seninki sinema kapatıyor, açılışlara gidiyor, bir de bizi o yaşta yönetmeye kalkıyor. Ne basacağım ben topa, gelsin Arda bassın dediler. Şu bir gerçek, takımın %50’si, %60’ı Arda. Arda’yı bu hale getirenler, 20 milyon paunda satmam diyenler, daha başında kulağını çekemeyenler, dolaylı yoldan Galatasaray’ın şu anki haline sebeptirler. Fakat şu da bir gerçektir, Arda hakkaten Türkiye’nin Messi’sidir. Zira Gökhan Zan Türkiye’nin Rio Ferdinand’ı, Sibel Can Türkiye’nin Barbara Streisand’ı, Sinan Çetin Türkiye’nin Tarantino’sudur.
İlahi Futbol
Murat tarafından, Haluk Kesim kategorisi altında, Şubat 5th, 2010 tarihinde gönderildi
Haluk Kesim’in kaleminden;
Geçen seneden bu yana düşünüyorum. Hatta ondan önceki sene, veya bir önceki sene.
Aslında ilk düşünceler 20:45’te başladı.
Saat 20:45 Galatasaray şampiyon olduğunda anlam veremedim.
Para yok, teknik direktör yok, stad yok ama şampiyonluk var.
Nasıl oldu bu iş ? Yağ yok, şeker yok, su yok, tencere yok, ama helva olmuş.
Şimdi işler tam tersine döndü.
Yağ var, şeker var, bal var, helva var, o var, bu var ama şampiyonluk yok.
Geçen sene Baros , Kewell, Nonda, Lincoln, Arda kimi ararsanız Galatasaray’ın kadrosundaydı. UEFA kupası kesin olarak alınacaktı. Ama nedense ligi 5. bitirdi Galatasaray.
Sevgili Hıncal abi uyardı durdu. Olmaz bu iş dedi. Ama dinleyen olmadı. Sonra Beşiktaş şampiyon oldu. Galatasaray hemen yarış içinde olmadığından dem vurdu. Taraftarını kandırdı. Onlar da bir güzel yedi.
Bu arada bu sene daha büyük transferler yapıldı. Keita alındı, Elano geldi, Nonda gitti, Linderoth gitti, Leo Franco kaleye geçti, Jo yerini aldı, Santos öz hakiki oldu. Fakat futbolcular sakata geldi.
Bir arkadaş sakata gelme konusunda birşey demişti. İlahi adalet işte dedi, ilahi adalet. Devletin malını devlete verip, devletin parasıyla devlete stad yaptırıp, kombine satışlarını şimdiden bağlayıp, zamanında fak fuk fon’dan paraları alıp çar çur edersen, kem gözlere değil, aldığınız aha gelirsiniz.
İşte bu iş biraz garip.
Hakan, vatan millet sakarya ile şampiyon olurken, şimdi bol keseden çakma starları getirirsen o kadar para verirsen olacağı budur.
Bir ilahi adalet durumu daha var. Linderoth’u gönder, kirala, ver parayı gönder, Gökhan Zan’ı bedava aldım ayağı çek, Nonda’yı gönder. Lincoln’u fesh et, parasını öde. Sonra Tabata, Tabata sekiz milyon diye bağır.
Ama yönetim süper, devam edin. Galatasaraylı taraftarları kekleyin.
Sonuç, kayyuma, kayyuma, cimbom kayyuma…
Sivas Hazır ya Kayseri ?
Emrah tarafından, Emrah Öner, TSL kategorisi altında, Şubat 4th, 2010 tarihinde gönderildi

Emrah Öner’den Günün Yorumu ;
Sivas 4 Eylül Stadyumu bir anda gündem oldu. Bu gündemi elektrikli, yani rezistanslı kablo üreticisi ile Ankaralı bir mimarlık şirketi oluşturdu. Tek problem, bu olay yeni değildi. Bu fotoğraf 2008 senesinden. İlk yerden ısıtma Sivas’ın antrenman sahasında yapıldı. Bülent Uygun bunun meyvelerini alamadan gitti.
Bu haftasonu için ise Kayseri’de kar yok-gol var diyebiliriz.
Lakin Jo da sakatlandı, şimdi forvet yok-gol yok eğrisi çalışır.
Fakat Galatasaray da defansif hiç birşey yok-Makakula var diagramı da iş görebilir.
.
Aynı Tas Aynı Hamam, Yapma Bunu Süleyman.

Yine bir transfer mevsimi, yine aynı senaryo; Kayserisporlu bir futbolcuya talip takımlar, fiyat arttırmak için yapılan menajer hamleleri ve saçma sapan gündem.
Evet Ali Turan’a talip Galatasaray ama dün Süleyman Hurma çıkıp “Biz A.Turan’ı Ankaragücüne verdik” dedi. Tabi ki kulübünün haklarını koruyacak sayın Hurma fakat her transferde de dalga geçer gibi aynı şey olunca inandırıcı olmuyor. Gökhan Ünal’da, Mehmet Topuz’da ve şimdi de Ali Turan transferinde aynı şeyleri yaşıyoruz. Ve kaybeden Türk futbolu oluyor yaşadığımız örneklerde.
Türk futbolcusu kadar yönetimlerine de profesyonellik diliyorum 2010′da.
Galatasaray’ın Sorunu Budur!
| Gökhan Zan |
| Hakan Balta |
| Emre Asik |
| Serkan Kurtulus |
| Semih Kaya |
| Sabri Sarioglu |
| Alparslan Erdem |
| Murat Akca |
| Servet Cetin |
| Caner Erkin |
| Baris Özbek |
| Mehmet Topal |
| Mustafa Sarp |
| Ayhan Akman |
Bu isimlerin ortak özelliği nedir? Galatasaray kadrosunda bulunan defansif isimler bunlar (5-6 maç oynamadan Linderoth’u saymam ben daha). Defans ve orta saha kurgusunda daha çok defans yükünü çeken isimler yani. Aynı zamanda ilerideki yıldızlara topu götürmesi gereken, orta sahada hem defans hem pas yapması gereken isimler değil mi? Peki bu isimlerin bir diğer ortak özelliği nedir? Hepsi Türk bu isimlerin.
“Bunlar Milli Takım’ın oyuncuları, daha ne olsun” demenin doğru bir yaklaşım olmadığını görmüş olmak gerekiyor artık. Milli Takım’ın en büyük zaafiyeti zaten defansta. Forvette Semih mi, Sercan mı, Halil mi, Nihat mı, Fatih Tekke mi, Gökhan Ünal mı, Batuhan mı oynasın diye tartışabilirsin. Orta sahada ofansif olarak Gökdeniz mi, Arda mı, Mehmet Topuz mu, Tuncay mı, Kazım mı, Hamit mi, Ceyhun mu oynasın diye de tartışabilirsin. Ama yaz bakalım defansif orta sahaları, Emre’den başka içine sinerek yazabilecek misin kimseyi. Yaz bakalım defansları. Kendimizi kandırmayalım arkadaşlar Milli Takım diyerek…
Sen ön tarafa Elano’ları, Kewell’ları, Baros’ları, Keita’ları doldururken, arkada Sabri’ye, Beşiktaş’ın illallah ettiği Gökhan’a, Servet’e, Barış’a, Sarp’a, Ayhan’a güvenirsen, Fenerbahçe’nin 2, Beşiktaş’ın 3 katı kadar gol yersin!
Bu Fenerbahçe ile Beşiktaş salak mi 4′er yabancı haklarını defansif futbolculardan kullanıyorlar? Boşuna mı Lugano’ya, Ernst’e, Ferrari’ye servet ödüyorlar?
Şimdi dooğru ara transfere…



Son Yorumlar