Milli Takım ile Etiketlenmiş Yazılar

Özlemişiz…

2007 yılında başlayan bir hareket vardı ,  FormamıGeriVer adıyla. Dün akşam bizimde özlediğimiz ve geri istediğimiz o formayla sahaya çıktı milli takım Honduras karşısına. Haa imza kampanyası 2008 avrupa şampiyonası için yapılmıştı ama olsun. 2012′de giyeriz inşallah.

Gerçekten özlemişiz bu ay-yıldızlı formayı.  Maç hakkında yazacak birşey yok.  Milliler kendi arasında  maç yapsalar daha çok zorlanırlardı sanırım. Daha da keyifli olurdu demiyorum artık. Sahada Emre-Arda ikilisinin güzel futbolu da olmasa değiştir kanalı.

Tabi özlemişiz derken Mehmet Aurelio’yuda unutmayayım. Bu adamı her izlediğimde Fenerbahçe için ne kadar büyük bir kayıp olduğu ve yerinin her transfer mevsiminde doldurulamadığını görüyorum ve sıkılıyorum. Nerden bulacaksın ki böylesini. Hemde türk kontenjanında. 2 yıl ve ciddi bir sakatlık geçirmesine rağmen Aurelio aynı bildiğimiz Aurelio gibiydi. Aldı, verdi, bastı, top çaldı vs. Bunu gören Fenerbahçeli’de Maldonado, Josiko derken şimdide  Baroni sayesinde kanser oldu.

,

Yorum yok

Gölge Etme Başka İhsan İstemem Senden

Son maçımızı da oynadık, işkence sona erdi. O zaman tüm sevenler ve sevilenler adına Sezen Aksu’dan ex İmparator’a gelsin…

Haydi artık çek git yoluna bıkmışım dertten. Gölge etme başka ihsan istemem senden!

,

Yorum yok

SistemSizsiniz…

Türk İnsanı, eğer A, B, C, Z, U15, U13, U5 Milli Takımları’nın kısa vadede bütün turnuvalara katıldığını, turnuvalarda gruptan çıkıp finaller oynadığını görmek istiyorsa, yarın sabah ezanı ile Mircea Lucescu’yu göreve getirmelidir. Fakat sözleşmeye bir de şart koyulmalıdır. O da, Lucescu’nun Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Tokatspor, Afyonkarahisar ve diğer bütün takımlarının da teknik direktörü olması şartıdır.

Ve en sonunda Fatih Terim’i gönderdik.

Niye böyle olduğuna dair gazetelerde onlarca madde, yüzlerce neden, binlerce olay.

Nihat varmış, Gökdeniz yokmuş, Fatih Terim Mesut’a gitmemiş, Oğuz ile Metin Tekin kılıbıkmış, Mahmut Özgener Fatih Terim’i başı boş bırakmış, Kayseri’nin çimleri kötüymüş falan filan.

Eğer Dünya Kupası’na gitseydik, ara başlıklar şöyle;

Fatih Terim, otobüste Emre ile kavga eden “iddiacı” Gökdeniz’i kadro dışarı ederek takımda huzur sağladı.
Mesut Özil yerine “Türk”leri seçti. Ruh ortaya çıktı..
Oğuz ile Metin, 40 yıllık dostluğun zaferi.
Özgener, her başarılı teknik direktörün arkasındaki Başkan.
Maçı Kayseri’ye alarak karşı takımın oynunu bozduk falan filan.

Sorunun isimler olmadığını, küçük beyinlerin isimlerle, büyük beyinlerin de sistemlerle uğraştığını anladığımız gün bu iş bitecek.

Bitecek de, bitene kadar anamız ağlayacak.
Bu kesin.

Çünkü, sorunu sadece Fatih Terim, Mustafa Denizli, Ersun Yanal zannediyoruz.
Sorun Ertuğrul Sağlam ile, Lippi ile, Hippi ile çözülecek zannediyoruz.

Aynı Recep Tayyip Erdoğan gidince herşey çözülecekmiş gibi.
Aynı Osman Durmuşlar, Atilla Koçlar gidince herşeyin pespembe olacağına inandığımız gibi.
Veya Aziz Yıldırımlar’ın, Yıldırım Demirörenler’in gitmelerini istememiz gibi…

Sorunun sistemsizlik olduğunu görmüyoruz.

Çünkü biz biliyoruz ki, bize sistem, uzun vade, sabır, makro, disiplin kelimeleri uymaz, yakışmaz.
Biz istiyoruz ki hemen Lucescu veya Daum gelsin, şampiyon yapsın, sonra ne yaparsa yapsın.

Ve bazı şeyleri görmüyoruz.
Feyyazlardan, Tanjulardan, Hakan Şükürlerden sonra 70 milyondan sadece Genç Semih’in çıktığını,
Defansta Önder diye bir dambılı oynattığımızı,
Türkiye’de yetiştirip Avrupa’ya gönderdiğimiz tek oyuncunun Stoke City’de bile oynamadığını görmüyoruz.
100 futbolcunun 80’nin niye devamlı sakatlık geçirdiğini araştırmıyoruz.

Fakat biz 6+2 yapmasını çok iyi biliyoruz.
Biz yeşil alanları, top sahalarını 100 katlı rezidans yapmayı çok iyi biliyoruz.
Biz Fatih Terim’e 150 milyar verirken car car konuşuyoruz, fakat Deivid’e, Linderoth’a, Delgado’ya ayda 500 milyar verirken susuyoruz.

Biz her zaman en iyi yaptığımızı şeyi yapıyoruz.

Biz günü kurtarmaya çalışıyoruz, sonra Allah büyük diyoruz.
O da yardım etmezse, yarın ola hayrola diyoruz.
Ulan o da olmazsa, koy dibine diyoruz.

Sonra kıçımızı dönüp uyuyoruz.

Tıpkı Dünya Kupası üçüncüsü olduktan sonra Avrupa Şampiyonası’na gidemediğimiz akşam gibi.

Tıpkı Avrupa üçüncüsü olduktan sonra Dünya Kupası’na gidemediğimiz akşam gibi.

, ,

Yorum yok

“Muhtemelen Son Maçım”

Rüştü’nün bugün maç öncesi basın toplantısında yaptığı açıklamaya takıldım.  “Yarın muhtemelen son maçım” dedi. Sevgili Rüştü bu kadar da kaypak olunmaz be abi.  Tamam Fatih hocaya çok yükleniyoruz ama futbolcular içinde de faturanın gerçek sahiplerinden birisin.

Halen “muhtemelen” diyorsun. Yani Fatih hoca gidiyor ben de gidiyorum, diyemiyorsun. Şu durumuna rağmen, yeni hoca gelirse o kalede gözün mü var ?

Biraz özeleştiri yapmak lazım, artık eskisi gibi değilsin, refleksler zayıfladı, göz bozuldu, sakatlıklar arttı…

Aç gençlerin önünü…

Birazcık iyi hatırlayalım seni…

,

Yorum yok

El Salla…

Haydi hep beraber, El sallıyoruz arkalarından, Bosna 2-0 kazandı.  Biz yine gidemedik bir  turnuvaya. Aslında alışık olduğumuz zaten gidememek ama bizi gideriz diye kandıranlar utansın…

Ne diyelim…2012 ye kesin gideriz…

.

.

.

.

.

Related Posts with Thumbnails

Yorum yok