TSL ile Etiketlenmiş Yazılar

4. Daum Dönemi

Christopf Daum

Daum ünlü Rhine karnavalında

 

Daum yeniden Fenerbahçe’nin başında! Aragones’in tazminatı konusu ise hala belirsiz. Başkan daha önce kendi ağzıyla Aragones’in kontratında taminat maddesi yok demişti. Ama şahsen ben inanmıyorum.

 

Belli ki Aziz Yıldırım altına girdiği 3 sene üst üste şampiyonluk sözünden sonra riske girmek istemedi. Türkiye’yi tanımayan, Aragones, Del Bosque veya Skibbe durumuna düşebilecek bir hoca yerine bizim Daum‘u getirdi. Bence doğru karar. Hem tanıdığımız ettiğimiz adam, iyi hoca biliriz.

 

Ama şu da var ki; riski daha az olan bu kararın vebali daha da büyük olur. Daum ile gelecek başarısızlık Aziz Yıldırım’ı kesin götürür.

 

 

 


, ,

Yorum yok

Abdullah Avcı ile Devam

Abdullah Avcı

 

Türkcell Süper Lig’te sessizce işin doğrusunu bulmuş ve 3 sene önce uygulamaya koymuş bir takım var; İBB. 2006 yılında daha ikinci ligde oynarken Abdullah Avcı’yı takımın başına getirdiler ve o günden beri senede 2-3 hoca eskiten Anadolu takımlarının yaptığı hataya düşmeyerek hocalarına güvendiler. Abdullah Avcı 3 senedir İBB’nin başında ve yarın yeni sözleşmeye imza atıyor. Turkcell Süper Lig ve 4. sezona aynı hoca ile giren bir takım, inanması güç değil mi?

 

Zaten hiç taraftarı olmayan, doğru düzgün bir stadı olmayan, sahipsiz bir kulübün 2 senedir Süper Lig’de kalabilmiş olmasının tek açıklaması bu istikrar olabilir!

 

Yine de gönlümüz İBB gibi belediye destekli takımları değil, şehir takımlarını Süper Lig’te görebilmek. Ama önce akıllanıp burada olmayı hak etmeliler. Ne yazık ki çoğunda bu ışık yok.

 

, ,

Yorum yok

ŞAMPİYON BEŞİKTAŞ!!!

Mustafa Denizli

26. haftada lideriz dedi. Hem de altıncı sırada, liderin 6 puan gerisindeyken. Yaklaşık olarak bildi.  Son dört maçı da kazanıp şampiyon olamazsak teknik direktörlüğü bırakırım dedi. Hem de Fenerbahçe yenilgisinin çöküntüsü yaşanırken. Başardı!

Denizli kariyerini ortaya koydu, futbolcular yüreklerini ortaya koydular. Ve Beşiktaş uzun zamandır beklediği şampiyonluğu bileğinin hakkıyla aldı. Başkanından teknik direktörüne, futbolcusundan malzemecisine, masöründen taraftarına, doktorundan çaycısına… Tüm Beşiktaş camiasına helal olsun.

, ,

Yorum yok

Denizli’den Şampiyon Çıkar mı?

Denizli Atatürk Stadı

Yine son hafta, yine şampiyon Denizli deplasmanında, bu statta belli olacak.

Durumu özetleyelim; Beşiktaş’ın Sivas ve Trabzon ile oynadığı maçlar berabere bitti, ikili averajlar aynı (ikili averajda deplasman golü avantajı yok).  Yani aynı puan olması durumunda genel averaja bakılacak. Bu sebeple Trabzon’un artık şampiyonluk şansı kalmadı (BJK’ın 10 averaj gerisinde). Sivas’ın ise neredeyse tek umudu Beşiktaş’ın yenilmesi. Beraberlik halinde dahi Galatasaray’a 3 fark atmaları gerekiyor. Denizli’nin de düşmemeyi garantilediğini de göz önünde bulundurursak, Beşiktaş şampiyon gibi görünüyor. Tabi Denzili bu, sağı solu belli olmaz.

Muhtemel şampiyonluğun kahramanları Yusuf, Ernst, Bobo ve Tello’dur. Ve tabi ki bu 4′lüden 2 tanesininin transferini devre arasında gerçekleştiren Denizli-Demirören ikilisidir.

, , , ,

Yorum yok

Pizarro, Baros, Sabri ve Mehmet Güven

2008-2009 sezonunda hayal kırıklığı yaratan iki büyük takımdan biri Galatasaray, belli ki taraftarının gönlünü transfer ile almak istiyecek. Forvet bölgesine birçok yıldız ismin adı geçiyor. Santa Cruz, Pizarro, Owen en çok duyulan isimler (Morientes her sene geliyor zaten, onu yazmıyorum artık). Hatta Pizarro ile ilgili İngiliz basınında ciddi şekilde Galatasaray haberleri çıkmaya başladı. Yani şişirme bir haber değil.

Pizarro

Adı geçenlerin hepsi büyük yıldızlar, kimse gelmesin demez. Mevki için isimler doğru, ancak mevki doğru mu? Galatasaray’ın muhteşem bir hücum gücü var. Arda, Kewell ve Baros’a birkaç maç Lincoln eşlik ettiğinde olanları gördük(ligin ilk yarısının sonlarını hatırlayın). Bu takımın defansında problem var, orta sahasında problem var. Hala Baros’un yanına Baros kalitesinde bir forvet daha aramanın manası var mı? Zaten Avrupa’da birçok maçta tek forvet oynamak zorundasın. Ne Baros’u, ne Santa Cruz’u, ne de Pizarro’yu kulübede oturtamazsın, oturtmamalısın.

Yahu sağ bekte Sabri’nin, stoperde bekten bozma Hakan Balta’nın (severim kendisini), orta sahanın ortasında Ayhan’ın, Mehmet Güven’in oynadığı bir takımda ne gerek var hem Baros hem de Pizarro’ya?

Galatasaray’ın formülü çok açık; Lincoln’ü ne pahasına olursa olsun göndereceksin. Onun yerine klasik bir MC alacaksın. Öyle Delgado, Alex, Lincoln gibi artık futbol sahalarında yeri olmayan AMC değil, tanıdığın bildiğin Tugay’ın genç halini bulacaksın. Oyunun iki yönünü de oynayabilen, hem koşacak hem de pas dağıtacak bir dinamo(Aslında Srna lazım ama ona para yetmez). Ben Türkiye’de böyle futbolcu tanımıyorum. Belki Emre olabilirdi ama o da genç yaşta Fatih Terim hastalığına tutuldu. Yabancı hakkını böyle Türk alternatifi bulamadığın mevkilerde kullanacaksın ki sonra Mehmet Güven’e, Sabri’ye kalma.

Sabri Sarıoğlu

Ayrıca bir tane de kaliteli stoper aldın mı tamam. Bilica bana göre süper alternatif. Hem ucuz, hem risksiz. Sağ beke transfere gerek yok, oraya Sabri yakışır. Sergio Ramos gelecekse gelsin, başkası gelecekse gerek yok.

Bu arada bu senaryoların hepsi Arda’nın gitmemesi üzerine kurulu. Arda giderse Galatasaray’ın işi daha da zor.

Related Posts with Thumbnails

, , ,

3 Yorum