Galatasaraylılık ve Kadıköy


Galatasaray markası ile Kadıköy’e gelip yenilmek…

10 senede Barcelona, Juventus ne varsa yenmek…
Fakat 10 senede Kadıköy’de 50 gol yemek, ve hala Baros’a sığınmak, hakeme uyurGezer demek, Kazımlara, Baronilere yüklenmek…

Hiç bir Galatasaraylı Kadıköy’deki maçları içlerine sindiremez.
Hiç bir Fenerbahçe’linin olmayan Federasyon Kupasını sindirememesi gibi…
Her Galatasaraylı bu bahaneleri gündeme getiriyor da denemez.

Fakat bütün Galatasaraylılar sıkıştığı zaman bir kelimeyi eninde sonunda yüzüne vurur.

O da Galatasaraylılık’tır.

Peki, bu kutsal kelime, yani “Galatasaraylılık” nedir?

Liseli olmak mıdır?
Fransızca bilmek midir?
Medeni bir şekilde elde puro ve viski ile dolaşmak mıdır?
Galatasaraylılık, Avrupa’da kupa sahibi olmak mıdır?
Sonra o kupayı kırmak mıdır?
Stat projesi gibi hep ilkleri yapması mıdır?

Galatasaraylılık, maçlardan önce sidik yarışına girip “Bu sene öyle bir takım kurduk ki, 2000 senesinden daha iyiyiz, mahvedeceğiz, 5 atacağız”deyip, farkı yedikten sonra “İşte, siz küçük takımsınız, sadece bizi yenip şampiyon olmuş gibi seviniyorsunuz” demek midir?

Galatasaraylılık, Carlos yapınca cinayet sebebi, Bülent Korkmaz yapınca profesyonel faul mu demektir?
Faşist bir düşünce ile taraftarı ilk kez kafese sokmak, Galatasaraylılık mıdır?
14 sene şampiyonluk göremeden, 10 sene en büyük rakibini deplasmanda yenemeden, onun Türkiye Kupası’nı devamlı gündeme getirmek Galatasaraylılık mıdır?
Galatasaraylılık, Alex yapınca şerefsizlik, Arif Erdem yapınca zeka örneği mi demektir?
Avrupa kupası kazandırmış futbolcularına jübile yapmamak mıdır?

Yoksa Galatasaraylılık, 2007’deki su olayını Keita’ya anlatmamak mıdır?

Peki, tek fark bir UEFA kupası, bir Süper Kupa veya yarı final midir?
Eğer olur ya, Fenerbahçe kazara 10 sene sonra bu iki kupayı da alırsa bu ukalalık, bu küstahlık bitecek midir?
Eğer yine olur ya, kazara, bu sene Fenerbahçe Türkiye Kupası’nı alırsa, fakat Galatasaray 15 sene daha Fenerbahçe’yi Kadıköy’de yenemez ise, Galatasaraylılık kelimesi ortadan kalkacak mıdır?

Eğer Galatasaray bu kadar büyük ve klas ise;
Ve de Galatasaray – Fenerbahçe maçından sonraki sevinç gösterileri, Fenerbahçe – Pendik maçından sonraki sevinçler ile benzerlik gösteriyor ise, kendinden seviyesiz insanlara cevap vermek, onları kaale almak, onların seviyesine inmek hangi büyüklük tanımına girmektedir?

Galatasaraylılar, bir şeyi kabul ederse onların sportif başarısı için daha iyi olacaktır.

Bir kere, yukarıda özlemi duyulan o klas Türk insanından şu an için elimizde kalmamıştır.
Bu büyüklükte bir Türk en son 10 Kasım 1938’de görülmüştür.

Belki ben Galatasaray’ın geçmişini iyi bilmiyorumdur, kaldı ki o zaman benim tartışmaya dedemi getirmem gerekir, çünkü bildiğim kadarı ile Fenerbahçe’nin veya Beşiktaş’ın tarihi de çok medeni ve elit bir tarihtir;
Fakat Metin Oktaylardan, Ali Sami Yenlerden bahsedip, günümüzde şike adamlarına futbol şube sorumluluğunu vermek, Hakan Şükür gibi arabesk bir yapıyı, Jr.Polatları, peynir beyinli sağbekleri, “Bıyığına s………”  gibi terbiyesizlik sembollerini, terbiyesiz ön liberoları camiada tutmak gerçekten Galatasaraylılık mıdır?

Evet, şurası kesindir.
Artık Galatasaray, Türkiye olmuştur.
Fakat hiç bir zaman Türkiye, Galatasaraylıların kafasındaki Galatasaray olmamıştır.

Related Posts with Thumbnails

,

  1. #1 by Orkun on Ekim 29th, 2009

    ne anlatmak istemişsin anlamadım ? Merdivenler boş kalmadı diye ağlayan bir başkanın stadında hakemin kafası yarılıyorsa kusura bakma adama bir tarafı ile gülerler.

  2. #2 by metonet on Ekim 29th, 2009

    sadece takımların tarihi değildir elit olan. Türkiye zaten elittir o dönemler. ve dediğin gibi son Adam 1938′de giderek bize hadi bakalım ne yapacaksınız demiştir, bizim de yaptığımız ihtilaller, yürüyüşler, açılımlar, van minütlerdir.
    E şimdi çözülemeyem sorunlar ülkesi olarak mental sorunu çözememek şaşırılacak birşey değildir. Kendi takımını desteklemek yerine, rakibine küfreden bir milletiz. Kendi sorunumuzu çözmeyi denemeyip, dış mihraklara bok atan bir milletiz. Hep bir bahane bulan bir milletiz. Bu kalitedeki insanlar topluluğu pendikliden fazla o maça da sevinir, kupa alamayan takımla dalga da geçer, kupa alana da tesadüf de der, küfür edilmeden başarısızlıklarla dolu başkanlık koltuklarını da bırakamazlar.

  3. #3 by Çağlar Pınar on Ekim 29th, 2009

    Ben bu yazıda gereğinden fazla agresiflik ve saldırganlık olduğunu düşünüyorum.. Tipik bir fenerli tavrı ile yazılmış, karşıdakini kışkırtma tavrı. Sanırım fenerli geni diye bir şey gerçekten var.
    Ee be kardeşim madem fenerlisiniz, büyüksünüz neden hala kendiniz Galatasaray üzerinden aklamaya çalışıyorsunuz. Sadece gülüyorum..

  4. #4 by süleyman turan on Ekim 30th, 2009

    çok taraflı olmuş. Diğer yazılarına göre çok taraflı. neden ki?

  5. #5 by süleyman turan on Ekim 30th, 2009

    bu maçtan sonra gs lik olmak nedir biliyor musun? yıllardır en uyuz olduğun takıma 10 sene boyunca yenilmene rağmen takımının arkasında durmaktır. galatasaraylılık

    budur.
    fener yenilsin 3 sene gs ye farklı yenilsin, sen de destekleyebileceksen fenerini sende fenerlilik budur dersin. Fanatik mi olduk, kendimizi mi avuttuk. o zaman cvp verioruö,

    bu galibiyetlerde fenerliliğinize zarar veriyor. Gecen senelerde basketbol takımını deli gibi destekleyen fenerbahce, bu sene avrupanın en iyi kadrosuna sahip barcelona

    macına gitmiyor. 1000 kişi bile gitmiyor. NEDEN? söylelyim, neden, fenerlilik kazanırken yanında olmak manasına gelmeye başladı. Hala avrupada başarı yerine 3 sene

    ligde şampiyonluk vizyonu olan takımım olacaksa ben istemem böyle takım derim, böyle başkan derim. o zaman da galatasarylılığımı yapmış olulurum. sen gs ye 6 döşe,

    sonra liginde avrupada şamar oğlanı ol, sonra aferim bekle. olmuyor işte.

    carlos bülent kıyaslaması sacma olmus. bülentin oyun stili buydu. cirkefse cirkef de, ama mactan maca ali cengiz oyunlara giren biri miydi? cvp, değildi. Carlos maç secerek mi cirkefleşiyor. Fenerbahcelilik Gs maçlarında mı çıkıyor sadece.

    Türkiye kupasını gündeme getirmektir gs lilik. Ben düzgün bir gs li ve futbol seyircisi olarak diyebilirim ki, rakibinle dalga geçmek en doğrusudur. fene fenerde bizimle dalga

    gecsin işte. biz buna mı karşıyız. Ha, ama bize Türkiye kupası konusu dokunuyor, insan arkadaşını incitir mi diyorsanız. bu bahsi kapatalım. Kimseyi üzecek depğiliz.

    Arif’in penaltı konusunda yalancı diye adı çıkmıştır haklı olarak. Şimdi nasıl bir mantık, oldu o zaman, zamanında Saffet fener forrmasıytla kendini gs macında yere bırakmıstı, profesyonellik gereği yaptım demişti. simdi baros her yere attığğında kendini “eee saffet de bırakmıştı abi kendini” diyelim. bu nasıl bir mantık çıkarımıdır. bu nasıl bir içler dışlar çarpımıdır.

    Saymışsınız son paragrafta,şike adamlarından, hakanlardan fatih terimliler mi galatasaraylılık demişsiniz. Peki, hepsi Galatasaraylılık.

    Ben de o zaman söylüyorum, Fenerbahçelilik de Selçuk yuladır. çok mu fenerbahcelilik oldu, Emre Belözoğludur.

(yayınlanmayacak)