Elin Kuzey Kore’si, elin Japon’u 2010’da Güney Afrika’da, bizimkiler it sürüsü gibi Abdi İpekçi’de, Sami Yen’de, Saraçoğlu’nda, her yerde. Allah belanızı versin diyeceğim, fakat Yüce Rabbim’in daha değerli işleri vardır, uğraşacağını zannetmiyorum.

Sular, çakmaklar, cep telefonları, kafa yarmalar, küfürler, başkana küfürler, bench basmalar, kulak kesmeler, döner bıçakları, formalı çocukları pataklamalar, kadın orta parmakları…
Böyle bir memleket işte…
Futbolun olmadığı yerde, futbolumuzun başının olmadığı yerde başka ne konuşacaksın ki?
Ve tabi ki futbol olmayınca başka nereye bulaşacaksın?
Baskete, yüzmeye, ona, buna.
Allahtan iki takım golfte, curlingte, buz hokeyinde yoklar da, bir de sopalarla uğraşacağız.
Bu nasıl bir toprak?
Bu nasıl bir coğrafya?
Bu nasıl bir kimya?
Yahu bu ülkede Ogün gibi adam, cenazede dayak yedi.
Bu ülkede Aurelio gibi adam, Ricardinho’ya uçan tekme attı.
Bu ülkenin amigosu, uçan çuval gibi Mustafa Denizli’ye 10. basamaktan uçtu.
Bu ülkede tribünde gencecik adam bıçaklandı, 5000 kişi tribünde esir kaldı.
Galatasaray’a soruyorsun, şu maçta şöyle yaptılar, sabrımız taştı diyorlar.
Fenerliye soruyorsun, ondan önce de şöyle oldu da, ondan dolayı bizde bunu yaptık diyorlar.
Yahu bir ıkınsan, 1909’daki maçta kafamızdan fesi aldılar, bizde sinirlendik, yüzlerine nargile üfledik diyecekler gerizekalılar.
Ve hala kamera kayıtları var, oradan bulabiliriz diyen dingiller var.
Adam ayakkabı çaldı diye, 20 yıl hapis yemiş, PKK’lı şu an sinemaya, tiyatroya gidiyor, sen hala kameradan bulabiliriz diyorsun.
Bunun tek çözümü var.
Ne var ne yok kapatın gitsin.
Derbiyi, iki takımı, statlarını, TVlerini, spor programlarını, futbolcularını, amigolarını, taraftarlarını, spor sayfalarını, internet sitelerini, hepsini, kapatın, en son beni de kapatın gitsin…
Öyle ya, domuz gribinde öpüşmeyin, kenede paçaları içine sokun, bayramda evden çıkmayın kaza olmaz diyoruz.
Bu spor kavgasının da tek çözümü bu.
Hepsini kapatın gitsin.
Hem hanımlar rahatlar, hem Beşiktaşlılar…



#1 by PIERREMANU on Kasım 16th, 2009
Öyle hepsini kapatınla dönmüyor bu işler. Bu işlerin çözümü basittir. Para cezası. Ama öyle 3-5 kuruş değil. Adamın canını fena yakan miktarda para cezası. En kol gibisinden. Bakın o zaman kulüpler nasıl çırpınıyorlar bu olayların çıkmaması için. Bu sadece bizim memleketin sorunu değil. Basketbol kültürünü yemiş yutmuş Yunanistan ve Sırbistan’da da her maç oluyor bunlar. Olympiakos-Panathinaikos, Partizan-Kızılyıldız her maç böyle. Ki bizim basketbol kültürümüz bir ise bu memleketlerin 1000′dir. Basketbol kültürsüzlüğüyle de ilgisi yok bu durumun. Tamamen şiddeti maharet sayan bakış açımızla ilişkili. Olay çıkarmayı bir bok sayıyoruz. Onlar bir yaptıysa biz iki yapalım ezelim onları dürtüsüyle hareket ediyoruz. Olayların şiddet dozunun yüksekliğiyle iyi taraftarlığı eşdeğer zannediyoruz. Yani zihinsel bir engel içerisindeyiz. Bizim de içerisinde bulunduğumuz ve Balkanların tamamına yayılmış şiddet kültürü içerisindeyiz. Bunun kökenini tarihte de aramak lazım. Balkanlar ve Anadolu coğrafyasında ilelebet bir hırgür yaşanmış. Sükunetten çok az eser var tarihte. Genlere de işleyip yerleşmiş haliyle. Bu kültürle yoğurulmuş insanlarız. Kolay değil bu durumu aşmak ama ben ağır para cezalarının etkili olacağını düşünüyorum. En azından kulüpler üzerinde büyük etkisi olacaktır. Ayrıca BJK’lilerin kapatın bunları Türk sporu rahatlasın tavırlarını da çok komik buluyorum. Bu son cümlemin sizin yazdıklarınızla bir ilgisi yok. Sizin demek istediğinizin bununla hiç ilgisi olmadığını gayet iyi anladım sadece yeri gelmişken belirteyim istedim.