Dünya Kupası kategorisi arşivi
Ahtapot Izgara – Üründül Güveç
Emrah tarafından, Dünya Kupası, Emrah Öner kategorisi altında, Temmuz 14th, 2010 tarihinde gönderildi

Ahtapota sormuşlar, İspanya mı kazanır, Hollanda mı diye. İspanya demiş. Aynı soruyu Ömer Üründül’e sormuşlar, “Kazanmaları için gol lazım” demiş. Ulan biri midyeden zehirlenmiş diyorlar ama hangisi bulamadım.
“Tehlikeli bir yerden korner atılıyor.”
Benim 2010 Dünya Kupası’ndan hatırlacağım yegane şey.
Ne Ronaldo’su, ne de aygaz tüp Maradona’sı.
Sağolsun Sayın Vüründül, sağolsun Türk Vuvuzelası.
Merak etmeyin, Ömer Üründül yazısı yazmayacağım.
Zaten adamcağızla bir La Gazzetta dello Sport dalga geçmedi.
Yapılabileceğimiz tek şey, Ömer Üründül bu kupada ne harcadıysa, üstüne bir o kadar daha koyup cebine sıkıştırmak, bir sonraki kupaya gelmemesini sağlamak.
Konu, dediğim gibi o değil.
Konu şu…
Dünya Kupası finali bitmiş.
NTVSpor’u açıyorsun doğal olarak.
Çünkü Kanaltürk’de Muppet Şov, TRT1’de de İnanç Dünyası var.
NTV tam kadro; Rıdvan Hoca (Hoca camide), Mustafa Doğan Hoca, Sergen Hoca, Mehmet Demirkol Hoca.
Yahu zannedersin, gelmiş geçmiş en iyi dünya kupası oynanmış.
Nasıl ballandıra ballandıra anlatıyorlar.
Sanki maçlar 5-5 bitmiş, yüzlerce pozisyon var, heyecandan birileri ölmüş.
Anacığım, ben sana Dünya Kupası’nı 5 maddede özetleyeyim.
Benim daha ilk yarısında uyumadığım maç yok. Bu bir.
Eğer ahtapot biraz adam olsa, eli kolu oynamasa bütün maçları 80.dakikadan sonra seyredin derdi. Bu iki.
Vüründül ve vuvuzela yüzünden televizyonun sesini kapatıyorum, içeriden Aşk-ı Memnu’nun müziği geliyor. Bu üç.
Niye biz %99 topla oynama oranına sahip fakat sadece 8 gol atarak Dünya Kupasını kazanan bir takımı ilahlaştırıyoruz? Bu da dört.
Gittim gördüm. Kimse kusura bakmasın, adam hakkaten Yeniköy Kasabına benziyor arkadaş. Bu da beş.
Balon Patladı…
Murat tarafından, Dünya Kupası kategorisi altında, Temmuz 3rd, 2010 tarihinde gönderildi

Alman makinası; medyanın şişirmesi, insanlığın Maradona fanlığı ve Messi tutkusu ile şişe şişe buraya gelen Arjantin balonunu patlattı. Hiç üzülmedim ve şaşırmadım duruma. Böyle bir kadro bu kadar kötü futbol oynarsa, sonu da bu olur. Düzgün bir takım gelip, dörtler gider. Hep söylenir ya “iyi futbolcudan iyi hoca olmaz” diye, gerçekten öyle. Tamam büyük futbolcu Maradona ama elemeri balıyla geçti geldi, 100 küsür futbolcu deneyerek. Turnuvada da ilk sağlam maçında fark yiyerek evine dönüyor Arjantin. Senin neyine hocalık falan, sen git takıl koko, duman vs. Bırak seni efsane hatırlasın futbol dünyası…
Gözüne Sok Onu Gözüne…
Murat tarafından, Dünya Kupası kategorisi altında, Haziran 14th, 2010 tarihinde gönderildi

Evet koskoca dünya kupasında izlediğimiz 8.maç oldu ama, daha bir taraftar sesi, bir uğultu, bir alkış sesi duyamadık. Maç içinde, sonunda, başında hiç… Eskiden olsa TRT’den derdik, görüntü gibi sesde kötü duyulmuyor der, söver dururduk maç boyu. Bu sefer problem herkesin lanetler ettiği, vuvuzela… Bunu icat eden arkadaş hayattaysa kulakları çınlasın dicem ama sağır olmalı ki bu kadar kötü bir müzik aleti icat etmiş olsun. Müzik aleti dedim ama yok tarifsiz bişey bu. Hayatımızda duyabileceğimiz en saçma ses kaynağı. Son olarak insan evladı iki dakika sıkılıp, yorulup bırakmaz mı elinden. Sanki stad hopörlerinden maç süresince fonda bu çalacak demiş FIFA, yetti beee, yeterrr ulan… Ettiniz maçların içine, susun artık…
Özlemişiz…
Murat tarafından, Dünya Kupası kategorisi altında, Mart 4th, 2010 tarihinde gönderildi

2007 yılında başlayan bir hareket vardı , FormamıGeriVer adıyla. Dün akşam bizimde özlediğimiz ve geri istediğimiz o formayla sahaya çıktı milli takım Honduras karşısına. Haa imza kampanyası 2008 avrupa şampiyonası için yapılmıştı ama olsun. 2012′de giyeriz inşallah.

Gerçekten özlemişiz bu ay-yıldızlı formayı. Maç hakkında yazacak birşey yok. Milliler kendi arasında maç yapsalar daha çok zorlanırlardı sanırım. Daha da keyifli olurdu demiyorum artık. Sahada Emre-Arda ikilisinin güzel futbolu da olmasa değiştir kanalı.

Tabi özlemişiz derken Mehmet Aurelio’yuda unutmayayım. Bu adamı her izlediğimde Fenerbahçe için ne kadar büyük bir kayıp olduğu ve yerinin her transfer mevsiminde doldurulamadığını görüyorum ve sıkılıyorum. Nerden bulacaksın ki böylesini. Hemde türk kontenjanında. 2 yıl ve ciddi bir sakatlık geçirmesine rağmen Aurelio aynı bildiğimiz Aurelio gibiydi. Aldı, verdi, bastı, top çaldı vs. Bunu gören Fenerbahçeli’de Maldonado, Josiko derken şimdide Baroni sayesinde kanser oldu.
Gölge Etme Başka İhsan İstemem Senden
Mert tarafından, Dünya Kupası kategorisi altında, Ekim 14th, 2009 tarihinde gönderildi



Son Yorumlar