Emrah Öner kategorisi arşivi

Messi mi Arda mı Babam mı?

Çok tartışılan bir konu; hemen soralım. Arda mı Messi mi?

Hemen cevaplayayım. 2 yaşında bir çocuk annesi ile minibüse biniyor, çocuktan para almıyorlar. Peki, minibüs giderken 2 yaşında başka bir çocuk kendi başına binmek için el ediyor. Bedava mı gider? Veya; Bostancı – Kadıköy 3 lira. Erenköy – Kadıköy de 3 lira. O zaman Bostancı – Erenköy bedava mı?

Bütün bunların konumuzla ne alakası var?

İşte Arda ile Messi’nin o kadar alakası var. Hani belki Messi mi Maradona mı tartışılır, kaldı ki bence yine Maradona’dır, çünkü Messi gelecek önce Napoli’yi şampiyon yapacak ondan sonra ben “Messi mi Maradona mı”yı tartışacağım. Veya Daum, Mustafa Denizli, Fatih Terim önce gelecek, Trabzon’u, Sivas’ı, Antep’i, Bursa’yı şampiyon yapacak ondan sonra ben teknik direktörlük tartışacağım. Yoksa oradan atması çok kolay. Arda mı, Messi mi? Messi acaba Arda diye birini tanıyor mudur acaba onu sormak lazım. Ya da Messi Madrid Şehir sinemasını kapatmış mı? Bernabéu’da güvenlik görevlisi dövmüş mü? Bunları da araştırmak lazım. Bir de en son klişe, “Barcelona’yı babam da oynatır”. “O işi babam da yapar.” Baban o işi yapmasaydı, zaten sen olmazdın.

Ama Arda’yı sezon başı baş tacı yaptılar?

İşte esas problem o. Hala Mustafa Sarp diyen, hala 4-6-5-1 diyen, hala Franco diyen yorumcu var bu memlekette. Galatasaray, Arda’yı kaptan yaptığı gün herşeyi kaybetti. Arda kaptanlıktan önce takımın hamalı, golcüsü, Gattuso’su, Appiah’ı, Robben’i, Ribery’isi, Messi’si, yani herşeyiydi. Ama şimdi takımın Alex’i oldu. Eğer sen iyi yetiştirilmemişsen, formaya kaptanlık bandını takınca, bakkala kravat takmış gibi olursun. Herkeslere emirler yağdırırsın, herkesi yönetmeye çalırsın, ulan bir bakmışsın sadece sen ve çırak var. Aslında senin koşman gerekir. Senin iş bitirmen gerekir. Bence futbolcular bilinç altından dedi ki, yahu biz bu kadar koşuyoruz, yırtınıyoruz, seninki sinema kapatıyor, açılışlara gidiyor, bir de bizi o yaşta yönetmeye kalkıyor. Ne basacağım ben topa, gelsin Arda bassın dediler. Şu bir gerçek, takımın %50’si, %60’ı Arda. Arda’yı bu hale getirenler, 20 milyon paunda satmam diyenler, daha başında kulağını çekemeyenler, dolaylı yoldan Galatasaray’ın şu anki haline sebeptirler. Fakat şu da bir gerçektir, Arda hakkaten Türkiye’nin Messi’sidir. Zira Gökhan Zan Türkiye’nin Rio Ferdinand’ı, Sibel Can Türkiye’nin Barbara Streisand’ı, Sinan Çetin Türkiye’nin Tarantino’sudur.

,

Yorum yok

Selçuk 10 yıl daha Fener’de.

Galatasaray’da meşhur atasözleri vardır.
Örneğin, “Galatasaray’ı sevmeyen ölsün.”
Örneğin, “Rijkaard’ı tartışanı Allah beton yapar.”
Örneğin, “Tribünden iten PFDK’a sarılır.” gibi…

Aslında daha da eski sözler vardır.
Bu sözler Mısırlılardan eski, Deniz Baykal’dan biraz yenidir.
“Selçuk’dan 1 gol yiyeceğime, 1000 yıl dayak yiyeyim.”
“Hadi Ali Sami Yen, Fenerbahçe’yi yen.” gibi…

Bir de Galatasaraylı’nın en kötü anı nedir diye sorsan…
Tabi ki Özhan Başkan gibi adamların, Alpaslan gibi adamların, adam gibi adamların vefatından sonra gelir;
O soğuk havada, o iğrenç Mecidiyeköy’de, iğrenç bir dünya derbisinden sonra Fenerbahçe’ye yenilmişsin.
6-0 yenilsen iyi, 1-0 yenilmişsin.
Golü 35 metreden, gözlerinde doğuştan bir özrü olan 3.önlibero atmış.
Karşıya, Kadıköy’e dönüyorsun. O iğrenç Mecidiyeköy trafiğinde kilitlenmişsin.
Bütün herkes kurbanlık koyun gibi camdan birbirine bakıyor.

Bunların hepsi Pazar akşamı oldu.
Fenerbahçe akıllı oynadı, arka 10lu çok iyi kapattı, Rijkaard 2839.kez kadro değiştirdi, Ali Bilgin’in yokluğu hissedildi, Cüneyt Çakır hayırdır birini atmadı, ama Keita 600. kez kendini attı, Volkan 107 km. hızda top çıkarttı, seninki 35 metreden gol yedi vs.

Teknik analize sonra gireriz çünkü 107 km. deyince aklıma bir KPSS sorusu geldi.

İki tren var. Biri, A şehrinden B şehrine 51 km. ile yamuk yumuk ilerliyor. A ile B şehri arası 35 metre. Diğeri 107 km ile A’dan C’e gidiyor. C şehri 17 metre ilerde. Sizce şampiyonluğa önce hangisi ulaşır?

Bilgi :
İlk tren mal taşıyor.
İkinci tren jöle.

,

Yorum yok

Canaydın’ın Vefatı Milattır

Ne bir kere Galatasaray Lisesi’ne gitmişliğim var, ne bir kelime Fransızcam.
Ne Galatasaray’ı severim, ne Mecidiyeköy’ü.
Ne o denli rezillikten sonra alkışlayan cesaretli bir adam gördüm, ne bu kadar uzun alçakgönüllü bir adam.
Ne işi için bu kadar hayatını ortaya koyan bir insan gördüm, ne bu kadar hayatı kayan.
Ne bu kadar genç duayen gördüm, ne o kadar yaşlı ağabey.
Ne bu kadar şirin bir diktatör gördüm, ne bu kadar sinirli şirin baba.
Ne basket severim, ne de tekstilden anlarım…

Ne Özhan Canaydın’ı bilirim, ne de Galatasaray ruhunu.

Film bitti.
Bir kez daha kötüler kazandı.
Bir kez daha iyi adam öldü.

Süleyman Seba’nın gittiği gün milattı.
Özhan Canaydın’ın vefat ettiği gün milat falan da kalmadı.

Ve futbol dünyası, ahlaksızlara, sahtekarlara, hayvanlara, 3 kuruş için kendini satanlara kaldı.

Ben bugün ne yazacağımı bilmiyorum…

Fakat şunu biliyorum.

Adamı öldürdüler.
Şimdi fair play yazacaklar, saygınlığını yazacaklar, kibarlığını yazacaklar, ölümsüz diyecekler, efendi diyecekler.
Eline civciv versen, o civcivi 40 yıl yaşatır. İşte o adamı öldürdüler…

2 metrelik çınar, stadı göremeden vefat etti.

Bundan emeği geçen herkesin Allah belasını versin.

Yorum yok

Analizsizsiniz…

Fenerbahçe Gençlerbirliği maçında seyircisini mest etti, hakem yine Fenerbahçe’nin 3 puanını yedi, Baroni ne kadar faydalı bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi, Fenerbahçe 3 kulvarda da emin adımlarla ilerliyor…İşitme ve görme engelliler için hazırladığımız haber özetlerini okudunuz, şimdi haberler.

Bu sene şampiyonluk barajı 77 puan, 65 puan toplayan şampiyon olur, 50-99 puan arası şampiyonu belirler.

Bunlar benim değil.
En değerli adamların ligin başında yaptıkları yorumlar.
İçlerinde Galatasaray 150 gol atar diyen de vardı, Beşiktaş küme düşer de diyen.

Bunları hangi organlarından çıkarıyorlar bilmiyorum.
Artı, ben yarın ne yiyeceğimi bilmiyorum, 34 maçta sen nasıl buldun bunları?
Diyarbakır’ı, Ankaraspor’u, Sivas’ı, Daum’u, Baros’u sakatlığını, Yılmaz Vural’ı, tribünden atılan adamı nasıl bildin?
Lig’de küme düşecek takım kalmamış, Mustafa Denizli bile Bursaspor’u bilememiş, sen neyi tahmin ediyorsun?
Çizgi oyuncusu olmayan bir takımda Güiza gol kralı olur diyen yorumcudan tut da, 5 kupa alacağız diyen klüp başkanına kadar herkes atıyor.

Neden?
Çünkü yorumcuya ceza yok.

Hakeme, futbolcuya, taraftara herkese ceza var, yorumcuya ceza yok.
E sen hakemi ofsayttan 10 maç dinlendirip, Sevilla maçından sonra Ahmet Çakar’ı dinlendirmezsen imam-cemaat-metan gazı-gübre hikayesi hemen gündeme gelir.

Atıp tutmak serbestse; bak dinle o zaman kalan maçların analizi nasıl olur..

Önce Bursa.
Puan 55. Galatasaray maçından sonra oynayacağı için Denizli maçını 2-1 alır. Lig lideri olduğu gün stres başlar. Büyükşehir 2-2 biter. Antalya maçı 0-0 biter, Gençlerbirliği maçı 1-1 biter. Antep’i ağırlarlar 0-0 biter, Galatasaray maçını yenmeleri gerekir, o yüzden 2-2 biter, Kayseri maçını 1-0 alırlar, Ankaraspor 3-0 hükmen biter. Son maça Galatasaray ile kafa kafaya girerler, Beşiktaş maçı 1-1 biter. Maçta hakem hatası vardır, sahaya inerler. 3 maç ceza alırlar. Etti sana 70.

Galatasaray.
Trabzon’u 3-2 alır, Fenerbahçe’yi 1-0 yener. Golü Baros atar. Bu maçtan 5 maç ceza alır. Sivas’ı 4-1 yener, Diyarbakır hükmen, Manisa can çekişiyordur, 2-1 Manisa alır, Bursa maçı seyircisiz oynanır 2-2, Büyükşehir Belediye’yi 10-0 yener, Gökhan Zan o maçta tekrar sakatlanır. Antalya maçında Necati gol atar, 1-1 biter, Gençlerbirliği maçını 3-1 alır. Etti sana 73.

Beşiktaş.
Kasımpaşa 1-1 biter, Eskişehir’e 1-0 yenilirler. Ankaragücü maçı 1-0 Beşiktaş’ın, Trabzon maçı da 1-0 Beşiktaş’ın. Beşiktaş Kadıköy’e gelir, 2-1 yenilirler, Sivas’ı 1-0 yenerler, Diyarbakır maçı 3-0 hükmen, Manisa maçı 1-0 Beşiktaş’ın, Bursa maçı 1-1 biter. Denizli istifa eder. Etti sana 68.

Fenerbahçe.
Gaziantep maçı 0-0, Galatasaray’a 1-0 kaybederler. Yönetime 3 yıllık şampiyonluk sözü hatırlatılır. Kayseri’yi 1-0 yener, Ankaraspor hükmen, Beşiktaş maçını 2-1 alır, bu sefer yönetim medyaya 3 yıllık şampiyonluk sözünü hatırlatır. Kasımpaşa’ya 2-1 mağlup olur, zemin bozuktur. Eskişehir’e 2-1 mağlup, hakem bozuktur. Ankaragücü maçı 0-0, kupa finalinde Trabzon’a kaybeder. Fener aradığı forveti Bokofogo’da bulur. Daum gider. Aykut Trabzon maçına çift forvet çıkar. Trabzon maçı 3-2 biter. Etti sana 63.

En son Trabzon.
Galatasaray’a saldırır, 3-2 kaybeder. Kayseri maçını 2-1 alır, Ankaraspor hükmen, Beşiktaş’a saldırır 1-0 kaybeder. Kasımpaşa maçı 2-2, Eskişehir’e 2-1 kaybeder, Ankaragücü maçı 2-0 Trabzon’un, Denizli kümede kalma mücadelesi verir, 1-1 biter, Fenerbahçe’ye 3-2 yenilirler. Etti sana 54 puan.

Al sana kalan maçların analizi…
Nasıl olsa ceza yok anasını satayım.

Zaten çocuğum olsun hemen yorumcu yapacağım.
Evde küçük Uluçlar, küçük Çakarlar, küçük Rıdvanlar istemek benim de hakkım.

Yorum yok

Fener’in Hıncal’ına Adayım…

Fenerbahçe’nin menfaatleri doğrultusunda Fenerbahçe’yi her an ve her yerde karıştıracağıma, ünlü bir teknik direktörü veya futbolcuyu, daha gelmeden yerle bir edeceğime, asla bir daha “Saldır Galaaaaaaatasaray” demeyeceğime, topu görünce bomba diye karakola götürmeyeceğime, şerefim ve namusum üzerine ant içerim.

Evet, lig kızıştı. Bursa ve Beşiktaş üçer puan daha aldılar. Puan tablosu için yorumunuz?
İngiltere ve İspanya’da az çok kimin şampiyon olacağı belli fakat bizim Lig Süper ya, son ana kadar kimin birinci olacağı belli değil. Yahu nasıl olsun? Birinin 2 maçı eksik, öbürünün bir maçı eksik, öbürünün her an taştan sopadan maçı tehir edilebilir, öbürü Ankara ile oynayacak 3 puan sonra yazılacak, öbürüne 3 puan yazılmış haberi yok kendini potada zannediyor. Maşallah puan tablosu değil KPSS. Daha yeni yeni şekilleniyor Lig.

Fenerbahçe zor da olsa Antalya önünde kazandı. Şampiyonluk şansı sürüyor mu?
Fenerbahçe’nin ilk 8 maç sonundaki şansı ne ise şu anda odur. Fenerbahçe’yi ilk 8 hafta Barcelona yaptılar, sonraki 7 hafta 14 puan kaybetti. Sivas’ı 5-1 yendi yine Barcelona yaptılar, sonraki 4 hafta 10 puan kaybetti. Fenerbahçe’nin evinde fikstür avantajı var dediler, ev kerpiçtenmiş, yıkıldı.

Şunu anlatamadım. Fenerbahçe Türkiye’dir. Fenerbahçe Türk İnsanı’nın kümülatifidir. Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final gördü, tahta çıkardılar, sonraki sene Şampiyonlar Ligi’ne katılamadı. Türkiye Dünya 3.sü oldu, sonraki Avrupa Kupası’a katılamadı. Türkiye Avrupa 3.sü oldu, sonraki Dünya Kupası’na katılamadı. Senin balonu şişirmen nefesin ile alakalı değildir yeğen, balonun hacmidir önemli olan, yeğen.

Bursaspor şampiyon olabilir mi?
Olabilir. Tek bir yolu var; şampiyonluğu unutmak. Artık terapi mi görürler, kaplıcaya mı giderler bilmem. Sonraki işlem, bu 4 büyükleri uyandırmadan son maçın son saniyesinde fişi çekmek. 4 büyüklerin böyle trene bakar gibi bakması lazım o an. Buna örnek çok. Mesela Manchester – Fenerbahçe maçı. Adamları uyuttun, uyuttun Boliç gitti, çaktı, geldi. Adamları kızdırınca 6-2 bitiyor. Örnek Aston Villa – Trabzon maçı. Örnek Türkiye’nin 2008 Avrupa maçları. Bunların tersi bir Barcelona – Trabzon maçı var mesela. İlk golü sanırım ilk dakikalarda Trabzon atmıştı, sonra 7-2 bitti.

Son olarak Şekip Mosturoğlu “Bizim bir Hıncal’ımız yok” dedi?
Ben talibim. Vallahi talibim, billahi talibim. Hemen sınav yapsınlar başvurayım. Yanıma manken de istemem. SSK+yol+yemek yeter. Yemin ederim yarın başlarım. Bakın yeminim de hazır; “Fenerbahçe’nin menfaatleri doğrultusunda Fenerbahçe’yi her an ve her yerde karıştıracağıma, ünlü bir teknik direktör veya futbolcuyu, daha gelmeden yerle bir edeceğime, asla bir daha “Saldır Galaaaaaaatasaray” demeyeceğime, topu görünce bomba diye karakola götürmeyeceğime, şerefim ve namusum üzerine ant içerim.”

Related Posts with Thumbnails

Yorum yok