TSL kategorisi arşivi
Özer Hurmacı ?

Ben ve konuştuğum hiç kimse çözememiş bu adamı. Çuvalla para ver, genç yetenek de. Sonra sakat de, güçsüz de. Maç eksiği var de, yanlış pozisyon de , ne dersen de.. Ama maalaesef hep aynı oyun. Anlam veremediğimiz bir güçsüzlük, koordinasyonsuzluk, yeteneksizlik.
Buna rağmen hep şans bulan, bu performansı ile milli bile olabilen bir futbolcu.
Menajer başarısı olduğunu düşünmeye başladım. Umarım yanılırım…
Aslantepe “Kıro”nikıls
Emrah tarafından, Emrah Öner, TSL kategorisi altında, Şubat 25th, 2011 tarihinde gönderildi
Ben geçen cumartesi ilk defa Ali Sami Yen Kompleksi’ne gittim, bazı notlar almışım.
Onları paylaşayım.
Bir kere öyle herkesin abarttığı gibi kompleks bir durum yok. Stat zaten çok merkezi bir yerde. Stat diyorum, çünkü o firmanın ismini tövbe ağzıma almam. Stada araba ile gitmene hiç gerek yok. Metro bambaşka. Her vagonda 1000 tane aslan parçası, sabuna giden Yahudi treni gibi gidiyor. “Duvara vurmayın ulan” diye anons yapan makinistten tutun da, megafonu gırtlağına sokmuş görevliye kadar her cins var. Mecidiyeköy durağına dikkat. Orası Habur sınır kapısı. Kapılar açıldığında hangi pozisyondaysan, öyle stada devam.
Evde inşallah bir şeyler yemişsindir. Yemediysen ya metroda fort yersin, ya da statta rüzgar. Yemek için en yakın yer, Sanayi. Akşam zaten her yer kapalı. İçerde çekirdek 3 Pound, sosisli 10 Euro, bilgine. Tuzlu bir şey yeme, susarsın. Birazdan niye su içmeyeceğini anlatacağım.
Seyrantepe’nin gündüzleri sıcak ve kurak, geceleri soğuk ve yağışlı geçer. Bazı statlar gibi yalancıktan ufo yok. Stat, direkt alttan soğutmalı, üstten dondurmalı. Oralara üstünüz ince giderseniz, Seyrantepe’nin size kalın bir cevabı olur.
Diyelim erken geldin, koltuğuna oturdun, tuvaletin geldi. Ulan tuvaletin nasıl gelir? Çıkmana ihtimal yok. Çünkü koltuklar popo algoritması üzerine dizayn edilmiş. Mesela yanındaki abide 3 lopluk bir popo var, sende de 2 lop, eder 5 lop, 5 lop bölü 2 koltuk, koltuk başına 2,5 lop. Hiçbir yere çıkamazsın. Ya devre arasına kadar oturacaksın, ya da yanına oturak alacaksın.
Koltuklar XS. Sen mi koltuğa oturuyorsun, koltuk mu sana oturuyor, yanındaki senin kucağında mı oturuyor belli değil. Zaten millet geç geliyor. Geç gelince, Dilbazlar sineması gibi, herkes birbirine değdirerek yerine geçiyor.
Her yerde kuyruk var. Bilet kuyruğu var, otopark kuyruğu var, sosisli kuyruğu var, pisuar kuyruğu var. En iyi yanı, pisuar kuyruğunda sosisli alabilirsin. Bkz. “Büfe WC”.
Diyelim dakika 70 oldu. Emre Çolak gibi hep hazır olman lazım. Önünü ilikle, bereni tak.
Dakika 75, stattan şimdi çıktın, çıktın. Sabri’den daha hızlı olman lazım. Yoksa metro suratına kapanır. Senden önceki 500 kişiyi sağından atıp solundan geçtin, akbili bastın, welcome to Aslantepe Metro. Metro suratına kapanırsa, hanıma haber ver sahura çorba yapsın.
Herkesi geçtin, e sarı çizginin en önüne gelmen lazım. Eğer çok gelirsen, arkadan bir koyarlar, kendini raylarda bulursun. İyisi mi sen önüne rakip takımdan birini al. Fenerbahçe maçı da yaklaşıyor. Sen önüne kimi alacağını daha iyi bilirsin. Alimallah önüne önlem almazsan, yukarıdaki direkt seni yanına alır.
Bunların hepsi hallolur, fakat esas sıkıntı şurada;
Galatasaraylı zannediyor ki, zamanında Fenerbahçe’nin yaptığı gibi, anında yeni stadında anında hem gelir, hem başarı sağlayacak.
Yahu arkadaşım, Fenerbahçe o stadı açtığında, takımın başında Mustafa Denizli, ilk 11’de Revivo-Rapaiç-Anderson vardı.
Sende ne var?
Veya ne yok ki?
Sende Alex yok, Revivo yok, Rapaiç yok, Anderson yok, Yusuf yok.
Sende Misimovic bile yok.
Çıkıp bir tane maçı alacak, bir tane ara pası atacak adamın yok.
Sende eskisinden daha psikopat Hagi var, MTV Kazım var, Mustafa Sarp var, Aydın var, Emre Çolak var, Serkan var.
Ya bu adamlar sana nasıl 3 puan kazandırsın?
Ya bu adamlar sana nasıl futbol zevki versin?
Ya bu adamlar sana nasıl kombine sattırsın?
Ya aslında en güzelini atalarımız demiş..
“Ulan 10.takımın açılışı mı olur?”
“En”
Emrah tarafından, Emrah Öner, TSL kategorisi altında, Ocak 5th, 2011 tarihinde gönderildi

Bu da benim “en”lerim.
En sopalık futbolcu,
Fábio Alves da Silva “Bilica”.
En alakasız transfer,
Fatih Tekke.
Hepimizi en yıpratıcı forvet,
Batuhan Karadeniz.
En iyi çıkış yapan,
Galatasaray U17 seyircileri.
En taş doping,
Fenerli Diana Taurasi.
En iyi transfer,
Sergen Yalçın – Türkiye Radyo Televizyon Kurumu.
En iyi gol,
Bülent Uygun’un Bucaspor’a bacağı ile attığı gol.
En bomba demeç,
“Ben düğüne gelmem demiyorum, Ali Şen gelirse gelmem diyorum.”
En samimi demeç,
“Ulan Arda, işkembe mi içiyorsun?”
En her gübreden çıkan ama sıfır elde var sıfır,
Arda Turan.
En genç futbolcu,
İbrahim Üzülmez.
En yaşlı futbolcu,
Christian Baroni.
Yangında ilk kurtarılacak futbolcu,
Alex de Souza.
En karizma,
Ricardo Quaresma.
En iyi Aykut Kocaman,
88’deki Aykut Kocaman.
En müzelik teknik direktör,
1960 model Rolls-Royce Schuster.
En tatlı acı badem,
Fenerbahçe Acıbadem.
En salak,
Türkiye Ligi’ni takip ettiğim için, ben.
İkinci en salak,
Fenerbahçe’yi takip ettiğim için yine ben.
Biz !!
Emrah tarafından, Emrah Öner, TSL kategorisi altında, Aralık 29th, 2010 tarihinde gönderildi

Galatasaray U17 – Fenerbahçe U17.
Galatasaray U50 – Fenerbahçe U17.
Beşiktaş – Bursa.
Arda – Baroni.
Emre Belezoğlu – Kangele.
Tokat Topçam – Keçiörengücü.
Beşiktaş Hentbol – Trabzon Sutopu.
CHP – CHP.
Emre Belezoğlu – Ronald Reagan.
Kadıköy/Kartal Minibüsü – 559 Rumeli Hisar üstü Özel Halk Otobüsü.
Edebiyat 11A – Fen/Matematik 11B.
Çınar Apartmanı, Daire 43 – Daire 16.
Hacı İbrahim Taksi Durağı – Korsan Taksi durağı.
Halı sahanın sol beki – sağ açığı.
Emre Belezoğlu – Tarık Tarcan.
Berkcan’ın yeni sevgilisi – eski sevgilisi.
Banucan’ın yeni sevgilisi – yeni sevgilisi.
Diyorlar ki, yasa olmadan biz bu terörü önleyemeyiz.
Ne yasası, ne kanunu, ne terörü, ne önlemesi.
Biz, kavga seviyoruz kardeşim, kavga. Futbol değil.
Çünkü biz, 1299’dan beri kavga ediyoruz.
Biz, mazoyuz, öyle yetiştirilmişiz ki, çocukluktan beri dayak yiyoruz, terlik yiyoruz, kafamıza tebeşir yiyoruz.
Biz, annemizi bile 9 ay tekmeliyoruz.
Biz, “Anam avradım olsun” diye yemin ediyoruz.
Biz, hala kadınımızın sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmiyoruz.
Biz, bırak birinin arkasından konuşmayı, insanın ölmüşüne, kitabına küfür ediyoruz.
Biz, kaldırımdan yürümüyoruz, kıç kadar boyumuzla sanki yol bizimmiş gibi yoldaki arabaya ters ters bakıyoruz.
Biz, 17 yaşındayız, elimizde tespih, sakallar bir karış, 40 yaşında Kurtlar Vadisi – Yeditepe gibi dolaşıyoruz.
Biz, sokakta kavgayı ayıracağımıza, cips alıp seyrediyoruz.
Biz, haberlerde, spor programlarında, yemekteyiz’de kavga görünce dayanamıyoruz.
Biz, enerji verimliliği kanunu yapacağımıza, silah kanunu çıkartıyoruz.
Biz, Metin Oktay gibi adamdan sonra “Scarface” t-shirti giymiş, güvenlik görevisini tartaklamış, hemen hemen her kavganın içinde olan adama kaptanlık veriyoruz.
Biz, yasa masa istemeyiz.
Biz, kan isteriz, kavga isteriz, karambol isteriz, kaos isteriz.
Ya bizi öbür dünyaya gönderseler, önce ben geldim lan diye kavga çıkartırız.
Biz Türk’üz, babacım.
Türk’üz.
O yüzden Arena diye stat yaptırıyoruz.
Buca Juniors
Murat tarafından, TSL, Türkiye Kupası kategorisi altında, Aralık 22nd, 2010 tarihinde gönderildi
Herseyi geçtim, adamların altyapı hedefi, planları var. Türkiye de bir kulüp için inanılmaz birşey. Yada biz çok karamsarız.
*** 2008-2009 sezonunda Bank Asya 1. Lig hedefine ulaşıldı.
*** 2009-2010 sezonunda Turkcell Süper Lig hedefine ulaşıldı.
Kaynak : http://www.bucaspor.org.tr/



Son Yorumlar