TSL kategorisi arşivi
Şaka gibi Kasımpaşaspor…

Bugün oynanan Kasımpaşaspor-Kayserispor maçında konuşuyorduk arkadaşlarla. Kasımpaşaspor devreye 2-0 önde girince, “Abi yine 2-0′dan maçı verirler mi ?” diyerek şakalaştık. Tabi bu şakanın sebebi bu sezon Kasımpaşaspor’un 2-0′ı bulunca bu skoru bir türlü koruyamama problemiydi. Evet bugün de aynı şey oldu. Kasımpaşaspor 2-0′a öne geçti ama ikinci yarıda rakip Kayserispor maçı 2-2′ye getirdi. Bu durum bu sene 3. kez oluyor;
| Büyükşehir Bld. | 4-2 | Kasımpaşaspor |
| Kasımpaşaspor | 2-2 | Antalyaspor |
| Kasımpaşaspor | 2-2 | Kayserispor |
Bu arada Kasımpaşaspor gibi mütevazı bir kadrosu ve bütçesi olan takımın oynadığı bu bol gollü, keyifli futbolunu alkışlamak lazım. Evet herşey 3 puan değil ama Yılmaz hoca, bu skoru tutamama hastalığınada bir çözüm bulacaktır eminiz. Sonraki maçlarda 3′ü bulamadıkça kafaların hep bu maçlarda olacağı kesin.
Tamam yukarıda 2-0 öne geçip yitirdikleri puanları listeledim ilginç olduğundan, ama şunuda atlamayalım bu sezon oynadıkları maçlara bakınca skoru tutamadıkları çok açık. Aşağıda bu sezon öne geçip skoru koruyamadıkları maçları sıraladım;
| Kasımpaşaspor | 1-1 | Eskişehirspor |
| Ankaragücü | 2-2 | Kasımpaşaspor |
| Kasımpaşaspor | 2-2 | Sivasspor |
| Diyarbakırspor | 2-2 | Kasımpaşaspor |
| Büyükşehir Bld. | 4-2 | Kasımpaşaspor |
| Kasımpaşaspor | 2-2 | Antalyaspor |
| Kasımpaşaspor | 2-2 | Kayserispor |
Toplam 7 maçta skoru koruyamamış Yılmaz Hoca’nın takımı. 3′ünde tutabilse zaten ilk 6′dalar. Yazık bu güzel futbola.
At Yalanı, Seveyim İnananı…

İsteyen “Kara Şubat”, isteyen “Lanetli Şubat” desin bu tabloya. Görünen o ki Daum takımını çok iyi hazırlamış bu zor takvime. Bu sebeple bütün tebrikler kendisine gitsin.
Tabi Şubat ayındaki bu tablo Daum’un eseri ama üzülmesin taktik dehası hoca, bu koskoca sezon da yönetimin eseri. Evet onlar, kadrosunu Baroni, Santos, Bilica gibi “kaliteli ” futbolcularla doldurup hedef Avrupa Kupası diye atıp tutan elit müteahhitler gurubu.
Bugün oynanan maç sonu bütün faturayı hakeme kesecek kişiler de onlar. Aynı UEFA’yı protesto etmeye hazırlanan ezeli meslektaşları gibi…
Ne diyelim; sallamaya, yalana, atıp tutmaya, kandırmaya devam….Nasıl olsa yer bu taraftar…
| 07.02.2010 | Fenerbahçe | 1-1 | Diyarbakırspor |
| 11.02.2010 | Bursaspor | 3-1 | Fenerbahçe |
| 14.02.2010 | Manisaspor | 2-2 | Fenerbahçe |
| 18.02.2010 | Lille | 2-1 | Fenerbahçe |
| 22.02.2010 | Fenerbahçe | 2-3 | Bursaspor |
| 25.02.2010 | Fenerbahçe | 1-1 | Lille |
| 28.02.2010 | Büyükşehir Bld. | 2-1 | Fenerbahçe |
Sivas Hazır ya Kayseri ?
Emrah tarafından, Emrah Öner, TSL kategorisi altında, Şubat 4th, 2010 tarihinde gönderildi

Emrah Öner’den Günün Yorumu ;
Sivas 4 Eylül Stadyumu bir anda gündem oldu. Bu gündemi elektrikli, yani rezistanslı kablo üreticisi ile Ankaralı bir mimarlık şirketi oluşturdu. Tek problem, bu olay yeni değildi. Bu fotoğraf 2008 senesinden. İlk yerden ısıtma Sivas’ın antrenman sahasında yapıldı. Bülent Uygun bunun meyvelerini alamadan gitti.
Bu haftasonu için ise Kayseri’de kar yok-gol var diyebiliriz.
Lakin Jo da sakatlandı, şimdi forvet yok-gol yok eğrisi çalışır.
Fakat Galatasaray da defansif hiç birşey yok-Makakula var diagramı da iş görebilir.
.
Uğur Boral
Hakkında en çok atılan tutulan Fenerbahçeli futbolculardandır Uğur Boral. Eleştirilerin bazen haklılık payı olsa da, kadrodaki en iyi alternatif sol taraf için. Bu sefer yazacaklarım futbolu ile ilgili değil.
Türkiye’de yada Dünya’da futbolculardan duyduğumuz maç sonu demeçleri herzaman; taraftar, yönetime yalakalık dolu, yada biyerlere mesaj gönderen cinstendir.
Ama Sivasspor maçı sonrası Uğur Boral demeçleri gerçekten hoş. Açık sözlü olunca, yani taraftara, yönetime yalakalık yapacağım diye atıp tutmayınca çok güzel oluyormuş.
Uğur Boral;
“Şimdi ben burada ‘Oynamasam da çalışmaya devam ettim, çalıştım ve 2 de gol attım’ gibi klişe laflar söylersem, yalan söylemiş olurum. Üzüldüğüm, kızdığım, küstüğüm zamanlar oldu. Ama bir şekilde aileniz ve sevdiğiniz oyuncular için devam etmelisiniz. Arkadaşlarım, yöneticilerim Başkanım olsun hepsi yardım ettiler. Başkanım bugün yanıma geldi ve ‘Bugün iyi oynayacaksın’ dedi. Türk oyunculara, bize birisi; başkanı, hocası güvendiğini belli ederse, motivasyonu artıyor ve sahada güzel şeyler yapıyorsunuz. Başkanımız sağ olsun bana yardım etti. Yedek kulübesinde bekleyen 17 yaşındaki Gökay var. Bugün onu da çıkarsanız sahada mücadele ederdi” .
Yine Başladı…
Kusura bakmasın kimse, ama ben buna ızdırap diyeceğim. Evet gerçekten ızdırap,sıkıntı, acı vs. veriyor izlerken Beşiktaş. Artık bu durumun sorumlusu olarak ortaya atılan futbolcuların değil, Mustafa Denizli’nin olduğuna inanıyorum.

Elinde Nihat Kahveci, Bobo, Nobre, Holosko, Tabata, Yusuf , Tello, Serdar Özkan, Batuhan’dan oluşan bir hücum hattı var. Bununla beraber Süper Lig’in en iyi defans, orta saha ve kaleci kombinasyonuna sahipsin, yani gol yeme problemin de yok. Ama gol kabızı bir takım görünümünde bir Beşiktaş yaratıyorsun . Taraftar sadece Başkana, yönetime sallıyor. Medya sürekli golcüleri manşet yapıyor. Ama Mustafa Hoca’nın dokunulmazlığı var sanki.
Tamam geçen sene kendine büyük bir kredi yarattı. Ama o kredinin büyüklüğü tartışılır, Sivasspor ile yapılmış bir yarış karşısında kazanılmış şampiyonluk ve Aragones’in Volkan Babacan’ı elinden alınmış bir kupa. Bana göre önceki şampiyonluklar yanında zayıf kalır.
Mustafa Denizli bu takımın başına geçtiğinden beri 46 lig maçında 67 gol bulmuş . Asıl gerçek 26 maçta sadece 1 gol veya gol atamamış olmaları.
Yani Beşiktaş’ı izlemek gerçekten ızdırap veriyor futbolseverlere…



Son Yorumlar