Yorumsuz kategorisi arşivi

Bloguma Dokunma !

Bir ülkenin internet deneyimi ve tarihinin sansürlerle anılması çok trajikomik bir durumdur. İnternetin özü olan birey haklarının ve bireysel özgürlüklerin kısıtlanması, sosyal medya dünyasının özüne tamamen aykırıdır.

Bizler; Türkiye’nin dört bir yanından profesyonel veya amatör olarak blog tutanlar, internette günlük yaşantılarını ve birikimlerini ve deneyimlerini diğer insanlarla paylaşma hevesiyle tutuşan herkes, gelişmeleri endişe içinde izlemekteyiz.

5846’nci no’lu kanunun esnekliğinden mütevellit, 1 Mart 2011 günü, Google’a ait olan ücretsiz blog servisi Blogspot, Digiturk grubunun açmış olduğu dava sebebiyle erişime kapatılmıştır. Süper Toto Süper Lig’in yayın haklarının sahibi olan Digiturk bu davada, korsan olarak LigTV yayını yapan kişilere karşı kendi haklarını savunmak amacıyla hukuki süreç başlatmıştır. Ancak ilgili kanun gereği yasaklamaların, sitelerin adresleri ve alt-domainleri üzerinden değil; IP adresleri üzerinden yapılması sebebiyle Blogspot’a ait birçok ilişkili IP aralığı erişime kapatılmıştır. Böylelikle de binlerce blogger’ın kişisel sitesi sansür kurbanı olmuştur. Bazı bloglara bazı anlarda girilmesinin sebebi ise aynı IP üzerinde birçok blogun yer alması ve aslında her IP’nin yasaklanmamış olmasıdır.

İlgili kanunun esnekliğini ve nelere yol açtığını geçmişte birçok kez görmüşken, devlet sansüründen dolayı binlerce site yasaklanıyorken, Digiturk ve Google’dan daha duyarlı davranmalarını beklemek tüm blogger’ların hakkıdır. YouTube’daki korsan maç yayınlarını kaldırmak için yapılan özel yetki anlaşmasının bir benzerinin de Blogspot için yapılması ihtimal dışı değildir. Bugüne dek Digiturk ve Google bu konuda masaya niçin oturmamışlardır? Google kendi kullanıcılarının hakkını neden savunmamaktadır? Digiturk böyle bir topyekün sansürün yaşanacağını bile bile neden hâlâ, tek amaçları düşüncelerini diğer insanlarla paylaşmak olan bloggerları mağdur etmektedir? Öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti’nin yasa koyucuları, vatandaşlarının ifade özgürlüğü hakkının gasp edilmesine neden hâlâ göz yummaktadır?

Kaldı ki bu korsan yayınları yapan kişiler, teknik bilgileri yüksek olduğundan bu yasaktan etkilenmemektedir. Tam tersine bu sansür, tek amacı blog tutmak olan internet kullanıcılarını etkilemektedir.

Digiturk, Google ve Türkiye Cumhuriyeti devletini artık bu sansür ayıbına karşı duyarlı olmaya, tüm sansür karşıtı internet kullanıcılarını bu harekete katılmaya ve tüm basın mensuplarını ifade özgürlüğüne destek vermeye davet ediyoruz.

Tüm Blogger’lar adına,

Bloguma Dokunma

http://facebook.com/blogumadokunma

http://blogumadokunma.tumblr.com

blogumadokunmailetisim@gmail.com

Yorum yok

Elin Dursa Dilin Durmuyor !!!

Yeter artık … Saha içinde rakip, hakem, antrenörler yetmedi, tribündeki spor yazarlarına el kol. Artık bu da kesmedi rakip takım yöneticilerine küfür…

İki dakika rahat dur da futbolunu konuşalım, ne asabi bi adammışsın be arkadaş…

6 Yorum

6+2

Şimdi, +2’nin anlamı nedir sence?
Yedek oturacak, efendi olacak, girip fayda sağlayacak, en önemlisi sorun çıkarmayacak.
Buna en uygun kim, Nonda. Bu bir.

İki, herkes iyileşse, sence 6 ne olur?
Franco’yu kesemezsin.
Neill’i yeni aldın.
Baros, Keita…Sıkıysa kes. Yedek klübesini yakarlar.
Jo’yu zaten kiraladın, dakikası bilmem kaç yüz bin dolar. İlk 11, hatta ilk 1.
Geriye kalıyor, Dos Santos, Elano, Kewell.
Yedeklerin biri kesin Elano da, diğeri için devam et.

Üç, kız olsan bir saniye düşünmeyeceğin, bu dünyada ve öbür dünyada, sağlıkta ve hastalıkta, hem bu kadar karizmatik, hem de topçu kim var?
Baggio, Zidane, İbrahim Üzülmez ve Kewell.

Dört, yani Galatasaray’ın van Hooijdonk’u kim?
Kewell.

Beş, Fenerbahçe’nin yıllardır ne arıyor?
Karizmatik sol açık.

Altı, Galatasaray İstanbul’da Kewell’i gönderir, Fenerbahçe nereden adam alır?
Corinthians.

Ne kaldı geriye?
Artı iki.

Kimdir onlar?
Şansal ile Erman.
Kimine göre, biri sarılık, öbürü Şaban-i.

Yorum yok

LİG Tv Yoğun, TELEGOL Akıcı…

Şimdi işten eve gelmişsin. Canın zaten sıkkın. Allah aşkına;
Sen karda kışta Beşiktaş – Rize maçını mı seyredersin, yoksa HD Liverpool – Everton mu?
Sen Ahmet Özhan’ı mı izlersin, Hadise’yi mi?
Sen Bizimkiler’i mi izlersin, yoksa Flashforward’u mu?
Sen yağsız pilav mı yersin, yoksa Whopper menü mü?

Nereye bağlayacağım;
Sen Ömer Üründül’ü mü izlersin, Erman Toroğlu’nu mu?

Sizi bilmem ama şu an ekranlarda 3 tane adam var. Biri Erman’dı, öbürü Ahmet Çakar, öbürü de Total Futbol. Gerçi hala Uğur Meleke, Selim Soydan, Faik Çetiner izleyen var. Yahu zaten işten geriye 2 gram enerjimiz-aklımız kalmış, onu da bunlar zombi gibi bitiriyor. Ha derseniz ki, Şansal Büyüka bitirmiyor muydu? Ne bitirmesi içiyordu, içiyordu. O yüzden bence Erman’ın LigTV’den ayrılması iyi oldu.

Ha, Erman bu saatten sonra nereye gider? Onu bilmem. Fakat Revivo, Hasan Vezir, Tanju, Feyyaz gibi derbi transferi hoşunuza giderse, ben Erman Toroğlu’nu Telegol’de Ahmet Çakar’ın tam karşısında görmek isterim. O zaman belki 4+1’de Ziya Şengül veya Gökmen Özdenak klübeye oturur. Sen o zaman gör, evde can sıkıntısı nasıl atılıyor.

Ha bu arada aranızda Rıdvan Dilmen’i yazmamış diyenler olabilir.
Valla ne yalan söyleyeyim, ben Rıdvan Mıdvan seyretmiyorum.

Bana kavga lazım anam…
Bana karşı çıkacak adam lazım, bana muhalefet lazım, bana polemik lazım.
Ben Yeniçeri çocuğuyum.

Bana isyan lazım.

Related Posts with Thumbnails

1 Yorum